mobil ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mobil ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2017 Perşembe

Fast-Food şirketleri birer teknoloji şirketine dönüşüyor, farkında mısınız?

2017 tüm dünyada dijital transformasyon açısından çok önemli bir yıl olarak geçiyor. Forrester'a göre ABD'de manav ürünleri dışında kalan perakende satışlarının %58'inin dijital bir etkileşimi bulunuyor ya da kısaca perakende satışlarının yarıdan fazlasını dijital etkiliyor. Yine ABD'de son yapılan bir araştırmada tüketicilerin %78'i, satın alacakları bir ürün hakkında araştırma yaparken internette geçirdikleri zamanın mağazada geçirilen zamandan daha fazla olduğunu ifade etmiş. Gitgide daha fazla yaşanan bu çoklu kanal etkileşim (Omnichannel) örneklerinin artması nedeniyle de tüm şirketler dijital ve fiziksel aktivitelerini ölçümlemeye yönelik projeler yapma gayretindeler. Bu sayede de daha fazla para harcayan / daha değerli müşterilerini daha iyi analiz edip onlarla her alana yayılmış uzun soluklu bir ticari ilişki kurmayı amaçlıyorlar.


Photo Credit: biztechmagazine.com

Bu dijitalizasyon döneminin yıldızı, şüphesiz mobil. Her ne kadar tüketicilerdeki bu değişim uzun yıllardır konuşulsa da firmaların bu alanda aslında ne kadar hazırlıksız olduklarına da net bir şekilde tanıklık ediyoruz. Örneğin bu yıl Google'ın bir milyon adet civarında mobil sitede yaptığı global analize göre bir mobil sayfanın tümüyle yüklenmesi ortalama 22 saniye sürüyor. Bir araştırma kurumunun değerlendirmesine göre mobil cihazlarda ortalama etkileşim süresi / bir kullanıcı oturumunun 38 saniye olduğuna dair bir ek bilgiyi de buraya ilave edelim. Ve ayrıca ilginç bir tüketici araştırmasında da bahsetmeden geçmeyelim, mobil sayfa yüklenmesi sırasında yapılan beklemenin kullanıcılarda yarattığı stres düzeyi, korku filmi ve yüksek bir yerde bulunma durumlarında oluşan stres seviyesinden daha fazlaymış. Mobilde yaşanan kullanıcı tecrübesi o kadar önemli bir noktaya geldi ki bir markanın mobil varlıklarında olumsuz bir tecrübe yaşayan tüketicilerin daha sonra o markadan alışveriş yapmama tercihi olumlu tecrübe yaşadıkları markalara göre %62 oranında daha düşük.


Aslında bu dönemi sadece mobil internet olarak adlandırmak tam da doğru bir tanımlama olmayacaktır. Cihazlar arası geçişin sıklıkla yapıldığı ve tüketicilerin kişiselleştirilmiş tecrübelerini farklı cihazlarda kesintisiz şekilde sürdürmeyi tercih ettiği bir dönem yaşıyoruz. ABD'de masaüstü bilgisayarlardan yapılan alışverişlerin akışlarına bakıldığında %30'unda alışveriş öncesinde bir mobil cihazdan ve %11'inin de başka bir masaüstü bilgisayardan tıklama içerdiği belirtiliyor.


Yaşanan tüm bu dönüşümler şirketlerin de iş yapış yöntemlerini değiştirmeye başladı. Ama bu bozucu (Disruptive) etki, sadece Airbnb ve Uber gibi dijital platformlarla sınırlı değil. Belki farkında değilsiniz ama global zincir mağazalardan oluşan ayaküstü yemek (Fast-food) sektörü de ciddi bir dönüşüm içinde.


DOMINO'S: 2016 yılında ABD'deki satışlarının %60'ının mobil cihazlardan geldi. Kendini 'Pizza yapan teknoloji şirketi' olarak konumlamaya başladı.

MCDONALD'S: Bu yıl sonuna kadar 20 bin mağazasına Mobil Sipariş ve Ödeme özelliğini entegre etmeyi hedefliyor. Gelecek Tecrübesi tanımlamasıyla müşterilerin siparişten teslime kadar tüm alışveriş sürecini her tür cihaz üzerinden kişiselleştirmesini amaçlıyor.


STARBUCKS: ABD'de gerçekleşen toplam işlemlerin %10'u akıllı telefonlar için tasarlanan mobil uygulamasında bulunan Mobil Sipariş et ve Öde özelliğinden geçiyor. Kendini 'Her Zaman Elde Kahveyle Parasallaşan Teknoloji Şirketi' olarak konumlamaya başladı.


28 Ağustos 2016 Pazar

Mobilin Domine Ettiği Çin, Hindistan ve Endonezya'dan Son Haberler ve Yenilikçi Örnekler

Asya Pasifik Bölgesi, mobilin güdümüne giren dünya internet ekosistemini ciddi anlamda etkilemeye başladı. Yaratıcı ve yenilikçi mobil teknolojilerin bu bölgede ortaya çıkmasının en önemli nedeni şüphesiz internet ile ilk kez tanışan kişilerin büyük bölümünün mobil cihazlarında bu tecrübeyi yaşaması (mobile-first). Bu yazıda nüfus faktörü nedeniyle 'mobile-first' etkisinin en ciddi hissedildiği Çin, Hindistan ve Endonezya hakkında birkaç değerlendirmeyi, kaçırmış olabileceğiniz perspektiflerle ve yaratıcı örnekleriyle paylaşmak istedim. Umarım aşağıdaki bilgiler sizlerin de ilgisini çeker.

ÇİN
- Akıllı yaşam / ev konseptini şimdiden yaşatan donanım geliştirme konusunda ciddi aşama kaydettiler. Örnek Xiaomi'nin akıllı bisiklet, bileklik, router, hava temizleyici, televizyon ve ev kiti ürünleri.
- Facebook ve Tencent'in kullanıcı adedi, ciro ve karlılık açılarından başabaş olduğunu fark etmiş miydiniz?
- En büyük perakendecileri, fiziksel mağaza sahipleri değil iki e-perakende firması (AliBaba ve JD).

YENİLİKÇİ ÖRNEK: WECHAT
- Birçoğu ilk kez internet ile mobil cihazda tanışan (mobile-first) 700 milyon üzerinde kullanıcıdan güç alan, anlık mesajlaşma gibi birçok özelliği içeren mobil uygulama formatındaki yeni jenerasyon internet portalı olarak düşünebiliriz.
- Hesap sahipleri takipçilerine reklam yayınlayarak gelir sağlıyor.
- Ödeme yapmak için kullanım sıklığı aylık kişi başına 50'den fazla. Çünkü bu özellik 100 bin alışveriş noktasında, 80 bin restoranda ve 400 bin park yerinde geçerli.


YENİLİKÇİ ÖRNEK: UCBROWSER
- İnternet ile ilk kez mobil cihazda tanışan (mobile-first) kullanıcı kitlesini hedefleyen ve 500 milyon civarında kullanıcısına kendi uygulama ekosistemini sunan mobil internet tarayıcısı (browser) formatındaki mobil uygulama.
- Reklam engelleme, pil güçlendirme ve bağlantı hızı değiştirme gibi mobil kullanıcılar tarafından tercih edilen özelliklere sahip.
- Reklam ortaklıkları (ad affiliate) modeli ile ciddi gelir yaratıyor




HİNDİSTAN
- Toplam nüfusa oranı %15 civarında olan internet kullanıcılarının %65'i sadece mobil cihazları kullanıyor. İnternet bağlantı hızı ve cihazların hafıza kapasitesi; kullanıcılar için o kadar önem taşıyor ki gelişmekte olan benzer ülkelerde iş yapmak için özel içgörüleri gözden geçirmelisiniz.
- 200 milyonluk kullanıcı hacmi ile akıllı telefon penetrasyonu telefon kullanıcılarının %50'sini oluşturuyor. İnternet ile ilk tanışılan cihazların Android'in düşük kapasiteli modelleri olması nedeniyle telefonda tutulan mobil uygulama adeti bölgenin en düşük seviyesinde.
- E-ticaret pazarının 2020 yılında organize perakendenin %25'ine ulaşarak 60 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. (Hızlı gönderim, geri iade ve garanti kapsamı üç önemli katalizör)

YENİLİKÇİ ÖRNEK: FLIPKART
- En büyük yerel e-perakendeci (pazaryeri) olan Flipkart'ın trafiğinin %70'inden fazlası mobil cihazlardan yapılırken cirosunun büyük kısmını uygulaması oluşturuyor. Android kullanıcılarının %37'si mobil uygulamayı indirmiş.
- Büyük Milyar (İndirim) Günü'nü sadece mobil uygulamada düzenleyerek sadece mobil uygulama olarak faaliyetini sürdürmek gibi bir stratejisini açıklasa da Chrome'un başını çektiği bir grup tarafından oluşturulan PWA isimli yeni web teknoloji altyapısı nedeniyle planlarını değiştirdi. Mobil sitesine; uygulama benzeri çevrimdışı kullanım, anlık bildirim, vb. özellikleri ekledi.


ENDONEZYA
- 2020 yılı itibariyle İnternet kullanıcılarının 215 milyona ve 2025 yılı itibariyle e-ticaret pazarının 46 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.
- Akıllı telefon kullanıcılarının %49'u bunları ana cihazları olarak kabul ediyor.
- 13 bin adadan oluşan bu ülke için e-ticaretin katalizörleri, gönderim olanağı ve nakit ödeme olarak ifade ediliyor. Bu sorunları çözmek için e-ticaretçiler de lojistik firmaları kurup bu alanda birçok yatırım yapıyor.

YENİLİKÇİ ÖRNEK: GO-JEK
- Lokasyon bazlı mobil uygulama iş modeliyle 1 milyar dolar değerlemeyi geçen son dönemin en önemli e-ticaret girişimlerinden biri.
- Ciddi trafik sorunu yaşanan Jakarta'da motorsiklet-taksiler için pazaryeri modeli olarak başlayıp porföyüne bilet, kurye, araç kiralama, ödeme, hatta masaja kadar uzanan birçok kategoriyi ekleyerek iş modelini tüm hizmet türlerini içeren hale evirdi.

28 Haziran 2016 Salı

Programlanabilir Reklamcılıkta Veri Yönetim Yetenekleri ve Teknolojilerine Kısa Bir Bakış

İnternete bağlı kullanıcıların sayısının sürekli olarak yükseldiği günümüzde, hiç şüphesiz firmalar tarafında kullanıcılara (müşterilere) dair tutulan verilerin arttığı bir Büyük Veriye (Big Data) Hücum dönemi yaşıyoruz. Oysa bu konuya yatırım yapan şirketler hala bu verilerin nasıl anlamlandırılabileceğini çözümlemiş değil. Doğru iç görülere ulaşmanın bir yandan kolaylaşırken diğer yandan karmaşıklaştığı bu veri bolluğunda; pazarlama profesyonellerinin hayatını kolaylaştıracak çözüm yolu olarak görülen Programlanabilir Reklamcılık, birçok teknolojinin bilinmesini (örneğin günümüzdeki görsel reklam dünyası) gerektiriyor. Bu noktadan hareketle birbirleriyle doğrudan ilişkili Programlanabilir Reklamcılık ve Veri Yönetimi hakkında daha önce paylaştığım yazılara tamamlayıcı olması için, Kapil Goswami'nin önerisiyle yeni teknolojileri ve bunları sağlayan firmaları aşağıdaki gibi pazarlama ve reklam teknolojileri olarak iki grupta toplamayı uygun buldum.



PAZARLAMA TEKNOLOJİLERİ

Birçok profesyonel Müşteri İlişkisi Yönetimi (Customer Relationship Management / CRM) konusunda bir ölçüde bilgi sahibi. Sektörde müşteri ilişkileri yönetimi ve içerik yönetimi gibi alanlarda firmalara uzun yıllardır hizmet veren ve kendilerine ciddi yer edinmiş 'bütünlüklü teknolojik çözüm' firmaları bulunuyor. Bu firmalar, avantajlı oldukları kişi bazlı analiz sonuçlarını ve bunları oluşturdukları sinyalleri, reklam hedeflemelerine dönüştürme konusunda e-posta ve SMS iletişimi gibi 1. taraf verilerinin doğrudan kullanımları dışında çok gelişmiş reklam teknolojilerine sahip değiller.

Adobe Marketing Cloud olarak isimlendirdiği toplu çözüm modeli ile firmalara birçok avantaj sağlıyor. Henüz reklam teknolojileri tarafında ürünleri bulunmasa da pazarlama teknolojileri konusunda iyi bir noktadalar. Omniture satın alması ölçümleme alanında önemli bir adım olurken Efficient Frontier satınalması sayesinde ortaya çıkan Media Optimizer, reklam teknolojisi alanına girmeye dair bir atılım olarak düşünülebilir.

Oracle da yine Marketing Cloud adını verdiği bütünlüklü çözüm ile müşteri ilişki yönetimi ve diğer pazarlama teknolojisi konularında geniş bir ürün portföyüne sahip. BlueKai ve Data Logix satın almaları kendi Veri Yönetim Platform'unu (Data Management Platform / DMP) hayata geçirmekte en önemli yapı taşları oldu. 

Salesforce ise Marketing Cloud hizmetlerini ExactTarget satın almasıyla hayata geçirirken Site.com satınalması bulut (cloud) bazlı bir içerik yönetim teknolojisi sunmalarını sağladı.

SAP'nin de bu alanda Hybris gibi satınalmalarla güçlendirdiği birçok üründen oluşan çözüm paketleri bulunuyor. Reklam teknolojileri alanına ise kısa süre önce Exchange Media isimli ürünleriyle bir giriş yaptılar.


REKLAM TEKNOLOJİLERİ

Reklam teknolojileri, birbirleriyle entegre olabilen ve birçok kaynaktaki farklı özelliklerdeki verilerin bir araya getirilip paylaşılabilmesine ve pazarlama stratejilerinde programlanılabilir şekilde kullanılabilmelerine olanak sağlıyor. Büyük çoğunluğu kişi bazlı değil, çerez bazlı deterministik modelleme üzerinden çalışıyor. Teknik terimlere aşina olmayanlar için aşağıda açıklama bağlantılarını paylaştığım birçok yeni teknoloji, son dönemde bu kategori altında reklam veren firmaların kullanımına sunuldu. 
Reklam Sunucuları (Ad Serving), Reklam Ağları (Ad Network), Reklam Ağları Arası İşlem Platformları (Ad Exchange / AdX), Reklam verenler veya Ajanslar için Talep Yönetme Platformları (Demand Side Platform / DSP), Yayıncılar için Envanter Yönetme Platformları (Supply Side Platform / SSP) ve Veri Yönetim Platformları (Data Management Platform / DMP). Bu alanda faaliyet gösteren birçok teknoloji şirketi bulunmakla birlikte kendi envanterleri bulunan (Owned and Operated / O&O) teknoloji firmaları bütünlüklü çözüm getirebilme açısından daha avantajlı durumdalar.

Facebook kullanıcılarına ait verilerin pazarlamacılara sağlayabileceği olanaklar çok yüksek. Fakat bütünlüklü bir reklam teknolojisi yaratma amacıyla yapılan Atlas ve Liverail reklam teknolojisi satınalmaları sonrasında yayına alınan reklam ağları arası işlem platformunun (FbX) kapatma kararının alınması, artık reklamverenlere reklam teknolojileri üzerinden daha sınırlı bir kullanım sunulacağını işaret ediyor olabilir.

Google; arama motoru, görüntülü reklam ağı, Android, Gmail ve YouTube gibi çok farklı ve önemli envantere sahip. DoubleClick, Google Analytics ve Adometry gibi satınalmalar sayesinde bütünlüklü tek reklam teknolojisi olan Doubleclick Digital Marketing ürününü oluşturmayı başardı. Yeni lanse edilen Analytics 360 ile pazarlama teknolojisi kategorisindeki önemli özellikleri, reklam teknolojisi ile entegre haline getirirken kısa bir süre önce Firebase satınalmasının getirisi olan mobil uygulamalara özel bir yeni teknoloji çözümünü de kullanıma sundu.

29 Aralık 2015 Salı

E-Ticaret firmalarında neden Mobil Ticaret Yöneticisi pozisyonu olmalı?

Mobil internet kullanım tecrübesi, bildiğimiz bilgisayar kullanma tecrübesinden çok farklı.
Mobil cihazları kullanan tüketicilerin kullanım alışkanlıkları; fiyat karşılaştırması veya lokasyona dayalı araştırma gibi anlık etkileşim yanında yoğun oranda cihazlar-arası geçişi içeriyor.


Mobil ticaretin evrimi, masaüstü veya dizüstü bilgisayarlardaki alışverişe kıyasla yeni, kendine özgü bir yapıyı işaret ediyor.
Mobil web sitelerinde veya uygulamalarda en çok satan ürün veya hizmetler; site genelindeki en popüler kategoriler olmayabilir. 2015 yılının mobil perakendecisi seçilen Starbucks'tan bahsettiğim konuşmanın da yer aldığı IAB Singapur mobil eğitim günü özetine göz atabilirsiniz.



Mobil varlıkların (mobil siteler ve mobil uygulamalar) yönetimi, bu konuda özelleşmiş bir tecrübe gerektiriyor.
Google'ın Asya Pasifik sitesine yazdığım bu yazıda, mobil varlıklar için dikkat edilmesi gereken önemli noktaları paylaştım.



Mobil pazarlama, dijital pazarlamadan daha çeşitli dinamiklere sahip.
Mobil için pazarlama stratejilerinden reklam kreatiflerine kadar uzanan önemli bir farklılık söz konusu. Bu konuda benim de içeriğine katkıda bulunduğum Capital Dergisi'nde yayınlanan aşağıdaki yazıya göz atabilirsiniz.



Mobil cihazların kullanım alışkanlıkları, performans değerlendirme faktörlerinin ve başarı kriterlerinin değişmesine yol açıyor.
Mobil, cihazların ekran genişliklerinin de etkisiyle, kullanıcıların daha sık fakat daha kısa süreli etkileşim kurdukları bir platform. Bu nedenle standart başarı kriterlerinin dışında değerlendirme yapmak önemli.


Mobil teknolojiler veya mobil altyapılar bambaşka platformlarda geliştiriliyor.
Flash'ın artık kullanılmadığı bir altyapı olan mobil için reklam kreatifleri ve websiteleri alanında HTML5 kilit önem kazanırken, mobil uygulamalar SDK altyapılarında çalışıyor.


Mobil pazarlama veya ticaret ölçümlemesi karmaşık bir yapıya sahip.
Çoklu cihazların, dijital pazarlama ve ticari satış kanallarının birbiriyle etkileşimi yanında fiziksel dünya ile ilişkiyi de içeren ölçümleme yöntemlerine dair Girişim Savaşçısı programında yaptığım sunumu, aşağıda inceleyebilirsiniz.


27 Eylül 2015 Pazar

Omni-Channel Hakkındaki Yeni Trendler ve Okunması Gerekli Kitaplar

Artık Perakende Birlikleri dahi perakendecilikte e-ticaretin ana süreçlere entegrasyonu ile ilgili stratejilerden bahsediyor. Bu entegrasyon süreçlerinin en tepe noktası olan Omni-Channel yaklaşımı ise tüketicilerin odağa alındığı yeni bir yapıyı ifade ediyor. Tüketicilerin sadece alışverişlerine göre segmente edildiği bir dünyadan; marka veya mağazalarla etkileşimde olan fakat alışveriş yapmayan kişileri de içeren çok daha geniş bir hedef kitleyle ilgili lokasyon, beğenme ve ödeme tercihleri gibi birçok konuda analiz yapma olanağına kavuşulan bir dünyaya geçiş yapıyoruz. Bahsettiğim yeni dünyadaki en güncel eğilimlere göre akıllı telefon kullanıcılarının ciddi artışı ile bu cihazlardaki kamera, sensör, GPS gibi özellikleri sayesinde tüketiciler hakkında daha fazla bilgiye erişebilme fırsatına kavuşulduğunu görüyoruz. Akıllı telefonların perakende tüketici süreçlerinde artan rolü ile ilgili son raporlardan daha detaylı içgörüler alabilirsiniz.

Omnichannel yaklaşımının iki önemli bacağı; alışveriş yapmayan kişileri de ölçümleyebilmek ve tüketicilerle tamamen kişiselleştirilmiş şekilde iletişim kurabilmek.

Ölçümleme her ne kadar dijital analiz araçları sayesinde basitleşmiş ve herkesin kullanabileceği bir hale gelmiş olsa da alışveriş süreçleriyle ilgili benzer araştırmaların tarihi çok daha eskiye uzanıyor. 1970'lerde davranışsal psikolog Paco Underhill'in kurduğu Envirosell şirketi, fiziksel mağazalar içerisine kurduğu kamera sistemleri ve gözlemcilerin değerlendirmeleri ile kullanıcı anketlerinden oluşan ve 40 parametre için kayıt yapan büyük bir veri tabanı oluşturmaya başladı. Bunu Shopper Marketing kavramının ilk testi olarak düşünebiliriz. İşlenen veriler ürünlerin yerlerinden, raf yüksekliklerine, hatta satış elemanlarının müşterilere temas ettikleri vücut pozisyonlarına kadar alışveriş süreçlerinin (satışa dönüştürme hedefli olarak) daha verimli hale getirilmesi açısından fiziksel perakendeciliği ciddi şekilde etkiledi. Birkaç örnek vermek gerekirse; bir ürünü denemek için kabine giren erkekler müşterilerin %65'i satın alma kararı verirken, kadınlarda bu oran %25 seviyesindeymiş. Veya alışveriş sırasında dar raflar veya tecrübesiz satış temsilcileri nedeniyle müşterilere sırtlarından / arkalarından dokunulursa alışveriş yarım bırakılıyormuş. Paco Underhill'in mutlaka okumanız gereken 'Neden Satın Alıyoruz? (Why We Buy)' Kitabı'ndan birkaç önemli noktaya buradan ulaşabilirsiniz.

Akıllı telefonların getirdiği en önemli yeniliklerden biri de mobil uygulamalar. Bu sayede firmalar, son kullanıcıların kendi mini platformlarını sürekli yanlarında taşımasını sağlayabildiler. Son dönemde karşımıza çıkmaya başlayan Omnichannel çözümleri; mobil uygulamaların sağlayabildiği lokasyon verisi, gerektiğinde offline kullanım, diğer uygulamalarla etkileşim ve kullanım tercihlerini kaydetme gibi özelliklerin kullanımına yönelik olarak geliştiriliyor. George Berkowski'nin 'Milyar Dolarlık Uygulama Nasıl Yapılır (How to Build a Billion Dollar App)' Kitabı'nda ise mobil uygulama geliştirme evreleri basit bir şekilde açıklanıp kullanıcıların akıllı telefonlar ve mobil uygulamalarla etkileşim içgörüleri paylaşılıyor. Tüketicilerin kişiselleştirme ve kullanım sıklığı konusunda tercihleri hiç şüphesiz ilgi alanlarına yönelik doğru yaklaşımlardan kaynaklanıyor. Human Universals isimli bir kitaba göre insanlara özel olan ve tüm dünyada genel geçer 67 ortak payda bulunuyormuş: yaş ayrımı, atletik sporlar, vücut gösterme, takvim, temizlik eğitimi, .. vb. Aslında gün boyu kullanıcılardan en fazla 1 metre uzakta olan bir nesne ile olan etkileşimi de bu çerçevede düşünmek gerekiyor. Berkowski, gün içerisinde ortalama olarak 150 kez cihazlarına uzanan akıllı telefon kullanıcılarının en çok yaptıkları aktivitelerin mesajlarına bakmak, telefonla konuşmak ve saate bakmak olduğunu belirtiyor. Bu etkileşimlerin %5'inin de alarmla ilgili olduğunu da eklemeden geçmiyor. Kişiselleştirmeyi mobil uygulamalara indirgemek doğru olmasa da perakendecilerin işini basitleştirmesi açısından bu yeni dünyaya kolay bir giriş yapma şansı verecektir.

* Görsel itsdatatime.nl sitesinden alınmıştır.

30 Ağustos 2015 Pazar

Yaklaşımlar ve Veriler Eşliğinde İnternetin Mobil Kullanımındaki Artışın Bugünü ve Geleceği

Bir yıldır Asya Pasifik bölgesinde profesyonel iş hayatıma devam etmek, mobil internetin gerçek etkisini görmek açısından önemli bir görüş açısı ve tecrübe kazandırdı. İnterneti daha 10 yıl öncesine kadar masaüstü bilgisayarlardan erişilen bir bilgi platformu olarak değerlendirirken, zaman içerisinde iletişim ve ticaret alanlarına yayılan etkisinin mobil akıllı cihazlar sayesinde nasıl gerçek zamanlı bir hale geldiğine tanıklık ettik. Artık mobil cihazlarımız sayesinde aklımıza estiği (mikro) anda her istediğimiz bilgiye erişip her tür içeriği paylaşıp alışverişlerimizi dahi hızlıca gerçekleştirebiliyoruz. Ticaret alanındaki mobil dönüşümü güzel özetleyen bu yazıya göz atmanızda fayda var.

Kullanıcıları internete sürekli bağlı (bağımlı değil bağlı) hale getiren akıllı mobil cihazların kullanımındaki artış, internetin kullanım alanlarını da hiç şüphesiz çok geliştirdi. Google, kullanıcıların bu mobil dönüşümüne dair Mikro Anlar (Micro Moments) yaklaşımını getirirken FacebookAnlamı olan Anlar (Moments That Matter) söylemi ile mobil değişimi ifade etmeye çalışıyor.





Geçen ay gerçekleştirdiğim Türkiye seyahatimde Emarsys Kahvaltı Semineri'ne konuk oldum. Yakından gözlemleme şansı bulduğum bu mobil değişimi seminer dinleyicilerine, bizzat yaşayan birisi olarak 'içeriden' aktarmaya çalıştım. Sunumu aşağıda inceleyebilirsiniz.

Not: Sunum başlığındaki 'Gelecek'ten kastım: Hindistan ve Endonezya gibi internet trafiğinin büyük bölümü mobil cihazlarda gerçekleşen ülkelerde şu anda gözlemlenen (mobil) internet kullanım alışkanlıklarının, 5-10 yıl sonra dünyanın geri kalanında da benzer olacağını değerlendiriyorum.



26 Haziran 2015 Cuma

Dijital Pazarlama Ölçümlemesindeki Ana Sorunlar ve Çözüm Yolları

Pazarlamanın gitgide daha da ölçülebilen bir alan haline gelmesini, hiç şüphesiz internete borçluyuz. Dijitalin toplam pazarlama içerisindeki payı arttıkça, ölçümleme veya kazanımları takip etme üzerine daha fazla yetkinliğe kavuşsak da belli başlı ölçümleme problemlerinden haberdar olmamız gerekiyor.

Bu yazıda Emarsys Academy'de özetlemeye çalıştığım, dijital pazarlama profesyonellerinin karşılaştığı ölçümleme problemlerini Google'ın sahip olduğu AdWords reklam programı, DoubleClick reklam sunucusu ve Analytics ölçümleme aracı üzerinden sağlanan çözümler ile birlikte paylaşmaya çalışacağım. Bilmeyenler için: Analytics, AdWords ile birlikte diğer tüm trafik kanalları için ölçümleme yapılmasını sağlayan bir Online analiz aracı.


Akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar yaygınlaşmadan önce dijital pazarlama etkinliğinin ölçümlenmesi konusunda üç temel sorun vardı:

1) Dijital trafik kaynaklarının aksiyona dönüştürme verimliliklerini ölçme (Conversion Tracking)

Bir trafik kaynağının gerçek katma değerinin hesaplanmasını, birkaç yıl önceki bir yazıda incelemiştim.

AdWords kampanyalarının geri dönüşümünü raporlarda görebilmek için dönüşüm izleme (conversion tracking) kodunu siteye eklemek yeterli oluyor.

DoubleClick raporlarında dönüşüm verilerini dijital varlıklarınıza Flootlight özelliğini kurarak veya dönüşüm izleme kodunu ekleyerek görebilirsiniz.

Analytics raporlarında hedefler (goal) belirleyerek veya e-ticaret izlemeyi (ecommerce tracking) aktif hale getirerek trafik kaynakları için dönüşümleri ölçebilirsiniz.


2) Dijital trafik kaynaklarının aksiyona dönüştürme verimliliklerini, kaynakları ayrıştırarak ölçme (Cross-Channel)

ABD'de alışveriş kategorisi için yapılan bir araştırmada sosyal medya ve görsel reklam ziyaretçileri yardımcı (assist interaction) etkisine sahipken direk ve e-posta trafiği ile markalı arama motoru kampanya ziyaretçilerinin alışveriş öncesi son etkileşimi (last interaction) yüksek çıkmış.

Tüm iletişim kanallarının takip edilebildiği bir reklam sunucusu çözümü olan Reklamverenler için DoubleClick (DFA) kurulumu ile dönüşüm ölçümlemesi bütünlükçü olarak yapılabilir.

Analytics raporları arasında yer alan çok kanallı dönüşüm hunileri (multi channel funnels) yardımı ile trafik kaynakları dijital kanallar arasında ayrıştırılabilir. Detaylı bilgi için.


3) Dijital trafik kaynaklarının fiziksel aksiyona dönüştürme verimliliklerini ölçme (Online-to-Store)

Türkiye'de tüketicilerin %47'si önce internetten araştırma yapıp sonra mağazalardan alışveriş yapmayı tercih ederken ABD'de mobil arama motoru kampanya ziyaretçilerinin %10'unun üzerindeki kısmı fiziksel mağazaları ziyaret ettiğini belirtmiş.

AdWords raporları içerisinde fiziksel mağaza ziyaretçi verilerini görebilmek mümkün; bunun için mağaza ziyaret dönüşümlerinin (store visit conversions) aktif hale gelmesi gerekiyor. Detaylı bilgi için.

Universal Analytics olarak adlandırılan ve Analytics'in veri toplama ve raporlama özelliklerini değiştiren versiyon yardımı ile fiziksel ticarete ait her tür bilgi, dijital veri havuzuna eklenip raporların resmin bütününü göstermesi sağlanabilir. Detaylı bilgi için.


İnternet'e bağlanma noktası olarak kullanımları hızla artan mobil cihazların internet kullanım alışkanlıklarına dahil olmasıyla, bu ölçümleme sorunlarına aşağıdakiler de eklendi:

4) İnternette sonlanan bir aktivitenin kaynağına dair cihazlar arası / çoklu cihaz ölçümlemesi (Cross-Device)

ABD perakende sektöründeki bir araştırmaya göre herhangi bir cihazda arama motoru reklamlarına tıklayan tüketicilerin %16'sı, görsel reklamlara tıklayanların ise %11'i işlemlerini başka bir cihazda bitirmeyi tercih ediyor.

AdWords reklam raporlarında bu verileri görmek için dönüşüm takibi (conversion tracking) kodunu hem masaüstü hem de mobil siteye eklemeniz gerekiyor. Detaylı bilgi için.

Cihazlararası dönüşümleri DoubleClick raporlarında kolayca görüp ayrıştırabilmek için kodun tüm dijital varlıklara konulması yeterli.

Analytics raporlarında çoklu cihazları ayrıştırabilmek için ise bir Universal Analytics özelliği olan User ID'yi kurmanız gerekiyor. Detaylı bilgi için.


5) Dijital trafik kaynaklarının mobil uygulamaya yönelik dönüşüm verimliliklerini ölçme (App Conversion)

Türkiye perakende sektöründeki bir araştırmaya göre tüketicilerin %50'si ön alışveriş süreçlerinde akıllı telefonlarındaki mobil uygulamalardan faydalanıyor.

AdWords kampanyaları aracılığı ile dijital platformlarda yapılan iletişimin mobil uygulama hedeflerindeki geri dönüşlerinin raporlanması için Android uygulamalara herhangi bir kod eklemeye gerek olmazken, iOs uygulamalara bir SDK eklenmesi gerekiyor.

DoubleClick raporlarında mobil uygulama kazanım verilerini ayrıştırabilmek için Floodlight kodunun uygulamalara düzgün olarak eklenmiş olması gerekiyor.

Mobil uygulama kazanım hedefli bütün iletişimlerin Analytics'te raporlanabilmesi için App Analytics SDK'lerinin tüm uygulamalara eklenmesi yeterli oluyor. Detaylı bilgi için.

31 Mayıs 2015 Pazar

Fiziksel mağazaların ziyaretçi adetlerindeki ciddi düşüşün perde arkası

Mobil ticaret, mobil cihazlar üzerinden yapılan elektronik alışverişler yanında dijital ön araştırma ve ödemeyi de kapsayan çok geniş bir terim. Mobil ticaretin toplam ticaret üzerindeki etkisi, her geçen yıl katlanarak genişliyor. Bu dönüşümün en önemli nedeni, şüphesiz tüketicilerin mağazalara gitmeden önce veya hemen alışveriş öncesinde özellikle mobil cihazlarını kullanarak ön araştırmayı tamamlayabilmeleri; ve hatta alışverişlerini mobil cihazlarında sonlandırabilmeleri. Bu aynı zamanda perakende firmaları için de verimliliğin artıp kuru kalabalığın azalması anlamına geliyor.


Yukarıdaki değerlendirmeyi rakamlarla biraz açalım:

Tüketiciler, fiziksel mağazaları artık daha az ziyaret ediyor.
ABD’de fiziksel mağazaların yıllık ziyareti adedi, (offline perakende trafik hacmi) dört yıl içerisinde 38 milyardan 18 milyara gerilemiş

Ziyaret hacimleri düşse de fiziksel mağazaların gelirleri artıyor.
ABD’de fiziksel mağazaların yıllık gelir hacmi, (offline perakende sektör büyüklüğü) 2010 yılında 641 milyar dolarken 2014 yılında 737 milyar dolara yükselmiş.

Fiziksel perakende gelirleri hala toplam perakende sektörünün en önemli parçası.
ABD’de fiziksel mağazaların (offline perakende sektörü) cirosu, toplam perakende gelirlerinin %91’ini oluşturuyormuş.

Fiziksel perakende satışlarının büyük bölümü, artık dijitalden etkileniyor.
ABD’de mağazaiçi satışların %64’ünün dijital etkileşim nedeniyle gerçekleşmesi bekleniyormuş.

Tüketicilerin satınalma kararlarını en çok etkileyen an, alışveriş öncesindeki ağırlığı dijital olan araştırma süreci.
ABD’de tüketicilerin ağırlığı gitgide internete kayan alışveriş öncesi araştırmaları, satınalma kararları üzerinde %84’lik bir etki sağlıyormuş.

Tüketicilerin ön araştırmayı en yoğun yaptıkları an, alışverişin hemen öncesi.
ABD’deki tüketicilerin %18’i alışverişten anlar önce araştırma yaparken Türkiye’de bu oran %32’ye ulaşıyormuş.

Mobil cihazlarda yapılan aramalarda lokasyon çok önemli.
İngiltere’deki akıllı telefon sahiplerinin %90’ı mobil aramalarını yerellik / lokasyon üzerine kullanıyormuş.

Tüketiciler, fiziksel mağazalar içerisinde akıllı telefonlarını yoğun olarak kullanıyor.
ABD’de akıllı telefon sahibi olan tüketicilerin %82’si fiziksel mağazalardayken alışveriş kararları ile ilgili olarak mobil cihazlarına danışıyormuş.

Akıllı telefon sahipliğinin hızla arttığı ülkemizde artık mobil ile özdeşleşen dijitalin sağladığı avantajları (omni-channel) doğru şekilde kullanabilen perakendecilerin metrekare başına verimliliklerini artırmak gibi çok ciddi bir fırsatları bulunuyor. Ön araştırmadan ödemeye kadar tüketicilerin tüm alışveriş süreçlerini etkileyecek mobil ticaret, artık gelecekte var olmayı hedefleyen tüm şirketlerin stratejilerinin odağında yer almalı.

22 Mart 2015 Pazar

Yeni Trend ile Tanıştınız mı? U-Ticaret (App Commerce)

Mobil ticaret (m-ticaret), gerek akıllı telefon kullanımının artışı gerekse mobil internetin omni-channel ve ödeme sistemleri gibi alanlarla olan uyumu nedeniyle tüm dünyayı tahmin edilenin de ötesinde etkisi altına aldı. Dünyanın mobil internet ile çok daha önce tanışmış kısmında ise yeni bir trend yaşanıyor: mobil uygulamaların tetiklediği ticaret olarak ifade edebileceğimiz u-ticaret (app commerce).

İki farklı grupta yer alan firmalar bu eğilimden benzer şekilde etkileniyor: Birinci grupta yer alan ve fiziksel satış noktaları bulunan perakendecilerin, genel stratejileri içerisine ciddi şekilde entegre ettikleri mobil uygulamalar, ikinci grubu oluşturan e-ticaret firmaları için de gelirlerinin hızla arttığı ciddi bir kanala işaret ediyor.

Söze ikinci gruptan girecek olursak mobil uygulamaların üzerinden geçen ciroların önemli orandaki artışı, Hindistan'ın en büyük eticaret firması Flipkart ile giyim sitesi Myntra gibi bazı online perakendecilerin mobil (ve hatta web) sitelerinden vazgeçip tamamen mobil uygulamalara yönelmesi sonucunu doğurdu.

Öte yandan birinci gruptaki fiziksel perakendecilerin birçok süreçlerinde mobil uygulamaların kullanılmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz.




Şüphesiz bu kullanıcı alışkanlığı geçişini sağlıklı bir şekilde kurgulamak her şeyden önemli. O sebeple mobil site ve mobil uygulama konusunda eksiklerinizi gidermek için ilk adımı, bu kontrol listesini gözden geçirerek atabilirsiniz.


Mobil Uygulamalarla İlgili Bilmeniz Gerekenler

Akıllı telefonlara indirilen uygulamaların mobil cihazlarda muhafaza edilme oranlarında son yıllarda bir iyileşme görülüyor. Uygulamaların beşte biri indirildikten sonra sadece bir kez kullanılmış. En başta gelen nedenler olmasa da telefonda hafızanın bulunmaması ve uygulamaları bulmak için harcanan uzun zaman gibi konular çözüldüğü taktirde mobil uygulamaların kullanımı çok daha artacaktır.

Tüketicilerin %55'i alışveriş için / sırasında perakendecilerin mobil uygulamalarını kullanacağını belirtiyor.

Müşterilerin %41'i alışveriş sırasında aktif olarak mobil uygulamaları kullanıyor.

Mobil uygulamaların alışveriş için kullanımı 2014 yılında %174 oranında artmış

Akıllı telefon kullanıcılarının %64'ü bir mobil uygulama aracılığı ile alışveriş yapmış. Satınalınan ürünler (şimdilik) çoğunlukla fiziksel olmasa da online alışveriş bariyerinin en önemlilerinden olan 'güven' probleminin mobil uygulamalarda aşıldığını göstermesi açısından önemli. Aynı raporda mobil cihazlar üzerinden yapılan alışveriş istatistiklerinde Türkiye'nin adı yukarılarda geçiyor.

Alışveriş uygulamalarının açılmalarının üçte biri anlık bildirimlerden (push notification) kaynaklanıyor. U-ticaretin en önemli etkileşim kanallarından biri olan bildirimler, e-posta pazarlamasının tahtına göz kırpıyor.

Sektör ortalamalarını açıklayan firmaların raporlarında mobil uygulama indirtme maliyetleri yanında lansman maliyeti ve yaşam boyu üretilen değer (lifetime value) gibi analizler de paylaşılmaya başlanmış.

Mobil uygulamaların en önemli avantajlarından olan lokasyon verisi, kullanıcıların gün içerisinde zamanlarını geçirdikleri iş yerleri ve gecelerini geçirdikleri evlerinin girdileri ile satınalım gücünü ortaya çıkarabiliyor. Bunun da üzerine bulunulan yere göre değişen özelleşmiş hedefleme olanağı, hizmet sektörünü bir sonraki sıçramaya taşıyabilir mi hep birlikte göreceğiz.


Mobil uygulama analizi / analitiği konusunda öncelik uygulamanın ayakta kalması / kullanılmabilmesi: bu da uygulamanın silinmesi, çökmesi ve yavaşlığı gibi durumların raporlanabilmesinden geçiyor. Mobil uygulama geliştiricilerin bu alanlara hakim olması her seyin önünde bir katma değer yaratıyor.


Mobil uygulama dünyasında oyunlar dışında anlık mesajlaşma ve paylaşım uygulamaları gibi ticaret ile doğrudan bağlantılı iki alan bulunuyor. Whatsup, Line ve Wechat gibi uygulamalar edindikleri ciddi kullanıcı bazını birer platforma dönüşerek parasallaştırmaya çalışıyor. Bu firmalara mobil dönemin portalları diyebiliriz. Uber, Lyft, Airbnb gibi lokasyonun gücünü kullanan uygulamalar ise paylaşım ekonomisinin fiziksel dünyayı dönüştürmeye başladığı iş modellerini yaratma uğraşındalar. Değerlemelerine bakınca bunun ne kadar önemli bir devrim olacağını öngörmek güç değil.


Uygulama geliştiren yazılımcıların iş gücü içerisindeki payının bazı ülkelerde şimdiden yüzdelik dilimlere girdiğinin altını çizmek, potansiyeli her açıdan görmek açısından faydalı.

Google algoritmasında mobil uygulama sahipliği lehine yapılan son değişiklik, mobil uygulamaya sahip olmanın avantajlarına bir yenisini ekledi.

Yazıyı mobil uygulama alanında farklı sektörlerde ve ülkelerde başarılı sonuçlara ulaşan örnekleri inceleyebileceğiniz üç kaynak ile bitireyim:
- Google Mobil Kitapçığı
- Mastercard Mobil Uygulama Endeksi
- psfk Mobil Ticaret Kitapçığı

21 Şubat 2015 Cumartesi

Akıllı telefonlar, internet kullanıcı eğilimlerini nasıl değiştiriyor?

Yandaki fotoğraf ilginç bir dönemin habercisi olabilir. Yurt dışında iletişim ve perakende sektörlerinde standart haline gelmeye başlayan Beacon teknolojileri, akıllı telefon penetrasyonuna bağlı olarak ölçümleme konusundaki birçok problemi ortadan kaldıracak gibi görünüyor.

Dijital etkileşimin fiziksel ticaret ile en çok kesiştiği noktada hiç şüphesiz akıllı telefonlar bulunuyor. Birçok firma son dönemde dijital iletişimin fiziksel alışverişe etkisini ölçümlemek için oluşturdukları yeni teknolojilerini tanıttı. Google, dijital iletişimin telefon satışı, mağaza alışverişi ve cihazlararası Online etkisini bütünlüklü şekilde görmeyi sağlayacak bir altyapıya geçtiğini paylaşırken; Facebook ise dijital iletişimin mağaza satış etkisini test etmeye yönelik bir özelliği duyurdu.

Mobil ticaret olarak adlandırılan ve cep telefonu üzerinden (tablet bilgisayarların bu kategori içerisindeki varlığı tartışmalı) yapılan e-ticaret işlemleri yanında çoklu kanal alışverişi ile mobil ödemeleri de ifade eden ticaret şemsiyesinin hacmi her geçen gün artıyor. 

Mobil ticaret hacimlerinde firmalar arasındaki ayrışmanın temel nedeni, kullanıcı tecrübesinin detaylarına ne kadar hakim olunduğu. Mobil internet tecrübesi, uygulamaların (mobile applications) varlığı nedeniyle bilgisayarlardan ciddi bir farklılık gösteriyor. Mobildeki başarı, süreçlerini bu kullanıcı eğilimine uygun şekilde oluşturan firmalar için daha kolay geliyor. Bu konudaki birkaç detayı, ilgili raporlar ile paylaşmak istedim.

  • Mobil cihazlar aracılığı ile internette geçirilen zamanın %80'i mobil uygulamalarda gerçekleşiyor. Kaynak: Flurry, nisan 2013

  • Mobil uygulamaların alışveriş için kullanımı 2014 yılı boyunca %174 oranında arttı. Kaynak: Flurry, ocak 2015


  • Akıllı telefonlardaki alışveriş aktivitelerinin %28'inde mobil web siteleri tercih edilirken, mobil uygulamaların tercih edilme oranı %26. Kaynak: iab, aralık 2014

4 Ocak 2015 Pazar

Mobil Sitem Mi Olmalı Yoksa Uygulamam Mı? Mobil Pazarlamaya Giriş Rehberini Ücretsiz İndirin.


Yurt dışında yaşayan Türklerin hoşuna giden 'küçük' sürprizlerin başında karşılarına Türkiye ile ilgili tanıtımların çıkması geliyor. Geçen haftalarda Singapur metrosundaki reklamları görünce, dünyada akıllı telefon kullanımının en yüksek olduğu ülke olan Singapur'da yaşayanların yapacağı gibi akıllı telefonumu çıkarıp afişteki siteyi ziyaret etmek istedim. Eriştiğim site bir masaüstü versiyonuydu. Telefon ile bu bol içerikli siteyi gezmeye çalışırken rahat bir tecrübe yaşadığımı söyleyemem. Google'daki sonuçların alt sıralarında mobil uygulamanın yer aldığını gördüm, fakat içeriğini bilmediğim için telefonuma fazladan bir uygulama indirmek istemedim. Tahmin edeceğiniz gibi sıradan bir tüketicinin marka ile etkileşimi bu noktada sorun yaşıyor; çünkü o aralıkta kullanıcı günlük akışa dönüyor ve iletişim mesajı, beynin art alanına kayıyor. Ben ise araştırmamı sürdürüp sitenin bir mobil versiyonunun da bulunduğunu fark ettim. Kısacası tüm dijital varlıklar mevcut olmasına rağmen basit bir yönlendirme (redirect) eksikliği sebebiyle bu güzel kampanya, bir süreç devamlılığı sorunu yaşamaktaydı. Bu sebeple 'mobil'e uyumluluk konusunda bir kontrol listesi (basit bir rehber) hazırlamanın herkese faydası olacağını düşündüm. 

Aşağıdaki bilgileri içeren, mobil uyumluluk ve pazarlama kontrol listesini buradan indirebilirsiniz! Sonrasında da bu yazıyı veya listeyi, ihtiyacı olabilecek diğer kişilerle paylaşarak Türkiye'deki mobil ekosistemin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.


Web sitem var ama Mobil uyumlu mu bilmiyorum.
  • Sitenizin mobil cihazlardan ziyaret edildiğinde nasıl bir tecrübe yaşattığını burada analiz edebilirsiniz.
  • Sitenizin mobil cihazlara uyumlu olup olmadığını buradan basit bir şekilde test edebilirsiniz.


Masaüstü Web Sitem var ama Mobil Sitem veya Mobil Uygulamam yok.
Mobil Sitem Olmalı mı?
Evet! Blogumdaki bir yazımda gelecek birkaç sene içerisinde dünyada (Türkiye'de de) mobil internet kullanıcılarının trafik ve işlemlerin çoğunluğunu üreteceğine dair raporları paylaşmıştım. Mobil ziyaretçilerin artış trendi yanında, özellikle dijital varlıklarınızı ilk kez ziyaret edecek kişilerin mobil siteleri tercih edeceğinin de altını çizmemiz gerekiyor. Neden katma değerini bilmediğiniz bir firmanın / markanın mobil uygulamasını indirmek isteyesiniz ki? (Uber ve HotelTonight gibi mobil uygulama üzerine iş modellerine sahip firmalar bile mobil sitelerini yayında tutup, buralarda verdikleri hizmetleri anlatmayı tercih ediyorlar.)
  • Mobil sitenizin altyapısını farklı cihazlara uyumlu hale getirme alternatiflerini buradan görebilirsiniz.
  • Mobil sitenizin tasarımında dikkat edilmesi gereken dizayn prensiplerini burada bulabilirsiniz.
  • Mobil siteniz hakkında detaylı raporlar alabilmek için gereken analiz aracını nasıl kuracağınızı buradan öğrenebilirsiniz.


Mobil Sitem var ama Mobil Uygulamam yok.
  • Masaüstü sitenizi mobil cihazlardan ziyaret eden kişilerin mobil sitenize erişmesi için otomatik yönlendirmenin (redirect) nasıl yapılacağını buradan öğrenebilirsiniz.
  • Mobil sitenizin arama motorlarına nasıl uyumlu hale getirileceğini (mobil SEO) buradan öğrenebilirsiniz.
Mobil Uygulamam Olmalı mı? 
Her zaman değil! Blog'umdaki bir yazımda mobil cihazlardaki tecrübelerin masaüstü sitelerden nasıl farklılık gösterdiğine dair içgörüleri paylaşmıştım. Bu nedenle mobil uygulamaların kalbinde yer aldığı oyun, taksi, otel ve ödeme gibi mobil iş modellerini bir kenara koyarak değerlendirme yapmamız gerekiyor. 
Mobil uygulamalar; akıllı telefonların lokasyon ve sensörler gibi özellikleri ile offline kullanım ve kredi kartı bilgisi gibi birçok veriyi cihazda tutma olanaklarını sağlayabildiği için çok ciddi bir avantaja sahip. Kullanıcıların bir uygulamayı indirmeyi, markayla tanıştıktan sonra tercih etmeleri bir yana; gerek uygulamadaki yetersizlikler gerekse bildirimlerin yoğun kullanımı sebebiyle telefona indirilen mobil uygulamaların %95'i ilk ayın sonunda kaldırılıyor. Bu nedenle kullanım amacı iyi anlatılamadığı durumda mobil uygulamalar, yeni müşteri için değil, daimi müşteriler için bir anlam teşkil ediyor. Eğer tamamen mobil bir iş modeline sahip değilseniz; halihazırdaki müşterilerinize hitap eden ve mobilin özelliklerini barındırıp içeriğin sık değiştiği bir uygulama yapamayacaksanız; mobil uygulama üretmenin katma değerini tekrar değerlendirmenizde fayda var.
  • Mobil uygulamanızın tasarımında dikkat edilmesi gereken dizayn prensiplerini burada bulabilirsiniz.
  • Mobil uygulamanızı yayına almadan önce yapmanız gerekenlerin listesini burada görebilirsiniz.


Mobil Sitem ve Mobil Uygulamam var.
  • Mobil siteniz ile ilgili yukarıdaki önerileri değerlendirmenizde fayda var.
  • Mobil uygulamanızın uygulama marketlerine nasıl uyumlu hale getirileceğini (app store optimization / ASO) buradan öğrenebilirsiniz.
  • Mobil uygulamanıza nasıl alt linkler atayabileceğinizi buradan takip edebilirsiniz.
  • Mobil uygulamanızın arama motorlarına nasıl kaydedileceğine dair bilgiyi burada görebilirsiniz.
  • Mobil uygulamanıza istediğiniz zaman kod ekleyip çıkarabilmek için gereken etiket yöneticisini nasıl ekleyeceğinizi buradan görebilirsiniz. 
  • Mobil uygulamanız hakkında detaylı raporlar alabilmek için gereken analiz aracını nasıl kuracağınızı buradan öğrenebilirsiniz.


BONUS: Mobil reklam vermek istiyorum.
  • Mobil Sitenize ziyaretçi çekme amacındaysanız; yanlış bir düşünceniz var demektir. Önemli olan potansiyel müşterilerinizin sizi ziyaret etmesiyse siz masaüstü ve mobil sitelerinizi hazırladıktan sonra birçok reklam platformunun çoklu cihaz tecrübesine uygun hedeflemelerini kullanabilirsiniz. Örnek bir kontrol listesini burada görebilirsiniz. 
  • Mobil Uygulamanızın indirilme adedini artırmayı hedefliyorsanız; hedeflemeyi ne kadar otomatize edebilirseniz süreci de o kadar kolay idare edebilirsiniz. Bunun yanında uygulama mağazalarının verilerini kullanarak kampanyalarınızı, uygulama kullanım eğilimlerine daha da uygun hale getirmeniz mümkün. Uygulamanın yeni indirilmesi yanında indirmiş kişiler için etkileşimi artıracak stratejileri de uygulamayı göz ardı etmeyin. Örnek bir uygulama indirtme stratejisini burada, etkileşim artırma stratejisini ise burada inceleyebilirsiniz.
Not: Yapacağınız mobil indirme hedefli kampanyaların olumlu bir yan etkisi de uygulama mağazalarındaki indirilme listelerinde yukarılara çıkmanız olacaktır. Bu sayede son dönemde en çok indirilen uygulama listelerine göz atan bir çok kullanıcının, ücretsiz şekilde uygulamanızı indirmesi mümkün olabilir.