Lindstrom; benim de kısa bir yazı ile tanıttığım, dünyaca meşhur hale geldiği Buy.ology (Satın Alman Bilimi) kitabında pazarlamanın tüketicileri ne derecede etkileyebileceğinden bahsetmişti. Bu yıl Turkcell Akademi'ye de konuşmacı olarak katılan Martin Lindstrom'un yeni kitabının ismi, Brandwashed (Marka Tarafından Yıkanmış).
Kitapta firmaların, markaları tüketicilere tanıtırken izledikleri özel ve detaylı stratejilerin alt katmanlarına inilerek, günümüzde aslında tüketicilerin işinin ne kadar zorlaştığı anlatılıyor. Pazarlama uzmanlarının; reklam kampanyaları aracılığı ile tüketicilerin hayatlarından bir 'an'ı, markaları ile birleştirmeye çalıştıklarının altı çiziliyor.
Markalar ve ürünlerle ilgili algımız büyük oranda 7 yaş civarında şekilleniyormuş. Doğal olarak markaların, geleceklerine yatırım yapmaları için potansiyel müşterilerinin anne karnından bu döneme kadar geçen sürede kendileri ile tanışmasını sağlamak gibi bir stratejileri bulunuyor. 120 ülkede yapılan bir araştırmaya göre insanların yarısı çocukluklarından (18 aylık civarında) hatırladıkları markaları kullanıyor.
- Koku, mesajları iletirken çok net bir farklılaştırıcı faktör; örneğin alzheimer hastaları koku ile bağdaştırılan hatırlamalarda çok başarılı.
- Korku da markaların yoğunlukla kullandığı bir başka faktör. Özellikle gıda ve güzellik markaları, tüketicilere olumsuz (sağlıksız) bir gelecekten kaçınmak için talep etmeleri gereken fırsatı sunma algısını oluşturmaya çalışıyor. Örneğin Dole muzlarının sahip olduğu sarı rengin tonu (pantonesi) satışların gidişatını belirliyor. Hatta ilaç sektörü reklam ve pazarlamaya araştırma & geliştirme harcamalarının iki katını ayırıyor.
- Ses (müzik) de tüketicinin algısını etkileyen unsurlardan biri. Örneğin fast-food restaurantlarında çiğnemeyi hızlandıran canlı müzikler tercih edilirken, hazır giyim mağazalarında ağır ritimli müzik yayınlarının tercih ediliyor.
- Tanınmış kişilerin kampanyalarda kullanımının da etkili bir faktör olduğu ortada. İngiltere'de her beş reklam kampanyasının birinde ünlü kullanılırken, ABD'de bu oranın dörtte bir olduğu belirtiliyor.
Kitapta geçen en ilginç araştırma ise 1998 yılında Robert Sapolsky tarafından yapılmış. İnsanların yeni bir konu veya tecrübeyi algılamakta hangi yaşa kadar açık oldukları (openness) üzerine yürütülen bu çalışmada, insanların;
- müzik hakkındaki (türler, şarkıcılar, ...) yenilikleri 20 yaş civarında
- yeni hayat tecrübelerini / aksiyonu (piercing, dövme, yamaç paraşütü, ...) 23 yaş civarında
- yeni yemek zevklerini 39 yaş civarında
kapattıkları ortaya çıkmış. Markaların, hedef kitlelerin açık oldukları dönemlerde karşılaştıkları müzik, tad ve konulara eğişerek daha fazla beğeni yakalayabilecekleri belirtilmiş.
Brandwashed kitabının en dikkat çekici bölümü ise aşağıda fragmanını izleyebileceğiniz, tamamen ürün tanıtımına odaklanmış sahte bir aileyi konu edinen The Joneses filminin senaryosunu gerçek hayata taşımak üzerine. Lindstrom, ABD'de The Morgensons isimli bir test ailesinin çevrelerini nasıl etkileyebileceğine dair bir projeye imza atmış. Çarpıcı bir veri ile bitireyim; kitapta tüm detaylarını okuyabileceğiniz bu projede kullanılan analizlerden biri olan ChatThreads sayesinde tüketicilerin gün içerisinde pazarlama mesajlarına en açık oldukları saatlerin sabah 8-10 arasında olduğu görülmüş.
Martin Lindstrom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Martin Lindstrom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Aralık 2012 Pazar
24 Aralık 2009 Perşembe
Önemli Kitaplardan Kısa Notlar: Wikinomics, Buy.ology ve Wisdom-of-Crowds
Uzun süredir ertelediğim pazarlama iletişimine ait önemli kitapları okumayı, nihayet yılın sonuna sıkıştırabildim. Aşağıda son dönemin önemli kitaplarını ve kısaca ilginizi çekebilecek bölümlerini bulabilirsiniz.

Wikinomics, Don Tapscott ve Anthony William tarafından kaleme alınan ve özellikle pazarlama yöneticileri yanında üretim ve bilgi teknolojileri yöneticilerinin de okuması gereken bir kitap.
Wikinomi olarak adlandırılan İnternet sonrasında oluşan yeni sistemin 4 ayağı bulunuyor:
Açıklık (Being Open) – Dünyanın en önemli üniversitelerinden MIT’nin derslerine İnternet aracılığı ile buradan ulaşılabiliyor.
Katılımcılık (Peering) – IBM açık kaynak yazılımı Linux’un en önemli destekçilerinden ve tüm ortak projelerine buradan ulaşılabiliyor.
Paylaşım (Sharing) – İlaç firmaları bu ve benzeri ortak platformlar için ciddi yatırımlar yapıyor.
Geniş Düşünme (Acting Globally) – GM’nin organizasyonel yapısı, diğer çok uluslu şirketlerden çok farklı.

Uzun yıllar çok uluslu firmalar için pazarlama danışmanlığı yapan Martin Lindstrom’un son kitabı büyük ses getirdi. Buy.ology isimli kitap, beyin etkinliklerini okuma konusundaki son teknolojiler ile tüketicilerin zihinlerinin okunmasına yönelik, Neuromarketing çalışma sonuçlarını içeriyor. fMRI ve SST isimli iki farklı metodun birleştirildiği bu çalışmalardan çıkan sonuçlar ise pazarlama iletişiminin yeniden yazılabileceğini gösteriyor.
Bu ilginç sonuçlardan ikisi şöyle:
- Reklamlardaki seksüel imajlar, düşünülenin aksine ürünün algısına katkı sağlamıyor.
- Sigaraların üzerindeki olumsuz mesajlar veya fotoğraflar, beklenenin aksine daha çok sigara içilmesine neden oluyor.

Wisdom of Crowds kitabı topluluklardaki ortak aklın bireylerin zekasının çok üzerinde bir başarı yakalayabileceğini gösteren önemli bir çalışma. James Surowiecki’nin bu kitabını özellikle ekip yöneticilerinin okuması faydalı olacaktır. Geçenlerde tanışma fırsatı bulduğum Türkiye’nin önemli akademisyenlerinden Prof. Dr. Ahmet Dervişoğlu’nun ifadesiyle ‘akıl’, ‘zeka’nın nasıl kullanıldığının bir ölçütü. Yani doğuştan ileri kavrama yeteneği olan bir kişi, bu yeteneğini sağlıklı bir şekilde kontrol edebildiği taktirde akıllı olarak değerlendirilebilir. Kitaba göre bu çerçeveden bakıldığında grup içerisinde etkileşen bireylerin aldığı ortak kararlar, çoğu zaman akıllı bir nitelik taşıyor ve bireysel başarının da üzerine çıkabiliyor.
Surowiecki’ye göre başarılı grupların 4 ortak özelliği bulunuyor:
- Grup üyeleri arasında görüş farklılığı bulunabilmesi (Diversity of Opinion)
- Üyelerin fikirlerinde bağımsız olabilmesi (Independence)
- Üyelerin belli konularda uzmanlaşması ile yetki alması (Decentralization)
- Bireysel değerlendirmelerin ortak bir karara dönüştürülmesi (Aggregation)

Wikinomics, Don Tapscott ve Anthony William tarafından kaleme alınan ve özellikle pazarlama yöneticileri yanında üretim ve bilgi teknolojileri yöneticilerinin de okuması gereken bir kitap.
Wikinomi olarak adlandırılan İnternet sonrasında oluşan yeni sistemin 4 ayağı bulunuyor:
Açıklık (Being Open) – Dünyanın en önemli üniversitelerinden MIT’nin derslerine İnternet aracılığı ile buradan ulaşılabiliyor.
Katılımcılık (Peering) – IBM açık kaynak yazılımı Linux’un en önemli destekçilerinden ve tüm ortak projelerine buradan ulaşılabiliyor.
Paylaşım (Sharing) – İlaç firmaları bu ve benzeri ortak platformlar için ciddi yatırımlar yapıyor.
Geniş Düşünme (Acting Globally) – GM’nin organizasyonel yapısı, diğer çok uluslu şirketlerden çok farklı.

Uzun yıllar çok uluslu firmalar için pazarlama danışmanlığı yapan Martin Lindstrom’un son kitabı büyük ses getirdi. Buy.ology isimli kitap, beyin etkinliklerini okuma konusundaki son teknolojiler ile tüketicilerin zihinlerinin okunmasına yönelik, Neuromarketing çalışma sonuçlarını içeriyor. fMRI ve SST isimli iki farklı metodun birleştirildiği bu çalışmalardan çıkan sonuçlar ise pazarlama iletişiminin yeniden yazılabileceğini gösteriyor.
Bu ilginç sonuçlardan ikisi şöyle:
- Reklamlardaki seksüel imajlar, düşünülenin aksine ürünün algısına katkı sağlamıyor.
- Sigaraların üzerindeki olumsuz mesajlar veya fotoğraflar, beklenenin aksine daha çok sigara içilmesine neden oluyor.

Wisdom of Crowds kitabı topluluklardaki ortak aklın bireylerin zekasının çok üzerinde bir başarı yakalayabileceğini gösteren önemli bir çalışma. James Surowiecki’nin bu kitabını özellikle ekip yöneticilerinin okuması faydalı olacaktır. Geçenlerde tanışma fırsatı bulduğum Türkiye’nin önemli akademisyenlerinden Prof. Dr. Ahmet Dervişoğlu’nun ifadesiyle ‘akıl’, ‘zeka’nın nasıl kullanıldığının bir ölçütü. Yani doğuştan ileri kavrama yeteneği olan bir kişi, bu yeteneğini sağlıklı bir şekilde kontrol edebildiği taktirde akıllı olarak değerlendirilebilir. Kitaba göre bu çerçeveden bakıldığında grup içerisinde etkileşen bireylerin aldığı ortak kararlar, çoğu zaman akıllı bir nitelik taşıyor ve bireysel başarının da üzerine çıkabiliyor.
Surowiecki’ye göre başarılı grupların 4 ortak özelliği bulunuyor:
- Grup üyeleri arasında görüş farklılığı bulunabilmesi (Diversity of Opinion)
- Üyelerin fikirlerinde bağımsız olabilmesi (Independence)
- Üyelerin belli konularda uzmanlaşması ile yetki alması (Decentralization)
- Bireysel değerlendirmelerin ortak bir karara dönüştürülmesi (Aggregation)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)