avrupa e-ticaret verileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avrupa e-ticaret verileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2013 Pazar

İhracatın E-Hali İle Tanıştınız Mı?

Elektronik ticaret, toplam ticaretin etkisiz, küçük bir parçası olarak konumlanma noktasını çoktan geçti. Javelin Group'un Perakende Günleri 2013'te yaptığı sunumda belirtildiği gibi büyük perakendeciler, fiziksel mağazacılığın gelecek 10 yıl süresince kan kaybetmesinin beklenmesi nedeniyle, toplam satışlarının %10'a yakın bölümünü şimdiden web'e taşıdı. Tüm yayınlanan raporlarda yakın gelecekte e-ticaretin, Omni-channel yaklaşımlar sayesinde firmaların temel ticari kurgularının içerisine eklemleneceği öngörülüyor.

E-ticaret şüphesiz sadece ülke içi satış ile sınırlı değil. E-ticaret firmaları, global hale gelme uğraşındalar. E-ticaretin globalizasyonu (globalization of ecommerce) olarak adlandırılan bu süreç, firmaların başka ülkelerde operasyonlar açması / yerel hale gelmesi olarak ifade edilebilir. Ülkeler arası e-ticaret / e-ticaret ihracatı (cross border ecommerce) olarak isimlendirilen konsept ise bu ana başlığın farklı şekilde ele alındığı bir yaklaşım. Normalde B2B olarak değerlendirilen 'ihracat'ın gittikçe artan bir kısmı, bireylerin doğrudan yaptıkları alışverişlerden (B2C) oluşmaya başladı. Bu ekonomik etki bazı ülkeler için o denli büyük bir hale geldi ki ülkeler arası anlaşmalar içerisinde yer almaya başladı. Hatta e-ticaret ihracatı konusunda (Avrupalı firmaların çatı kurumu Ecommerce Europe başta olmak üzere) ülkeler üstü eğitimler organize edilir oldu.

Bu değişimin en büyük nedeni; tüketicilerin sadece yaşadıkları semtlerle sınırlı olan alışverişin farklı dillerde ve ödeme sistemlerinde faaliyet gösteren e-ticaret siteleri sayesinde, uluslararası bir aktivite haline gelmesi. Aklımıza önce Amazon, eBay ve Alibaba gibi dünya çapında müşterileri olan global siteler gelse de aslında elektronik ticaret sitelerinin birçoğu kuruldukları ülke dışından ciddi cirolar elde ediyor. 237 ülkeye gönderim yapan İngiltere'den Asos ve 18 ülkeye gönderim yapan Fransa'dan Vente-Privee'yi örnek olarak inceleyebilirsiniz.

E-ticaret ihracatı dünyanın belli bölgelerinde o denli yoğunlaştı ki firmalara farklı ülkelerdeki operasyonları için destek vermek amacıyla Orta Doğu'da faaliyet gösteren Aramex ve Çin'de operasyonlarını genişleten Export Now gibi özelleşmiş ara hizmet firmaları kurulmaya başlandı. E-ticaret ekosisteminin en önemli parçalarından biri olan kargo firmaları da e-ticaret ihracatını artırmak üzerine UPS'in Online Tüketici Raporu gibi uluslararası analizler yayınlayıp detaylı çalışmalar yapıyor. Örneğin Uluslarası Posta Birliği, internet üzerinden başka ülkelere ihracat yapmak isteyen firmalara yol göstermek amacıyla Avrupa ülkelerini kapsayan bir pazar raporu yayınladı. Bu araştırmaya göre Kitap, CD ve Giyim, Ayakkabı kategorileri; farklı ülkelerden yapılan alışverişlerde başı çekiyor. Posta Birliği, bunun dışında da firmaların ihracat için organizasyon yapılarını ve iç süreçlerini hazırlamalarında yardımcı olacak bir doküman yayınladı.

İnternet alışverişlerinin başka ülkelerden yapılmasının ana nedeni fiyat avantajı olsa da; İngiltere gibi e-ticaret konusunda tecrübeli ülkelerin bulunması ve Çin gibi bazı ülkelerin üretim maliyetleri konusundaki avantajları diğer önemli faktörler olarak değerlendiriliyor. Nielsen'in yayınladığı rapordan aldığım aşağıdaki grafik, dünyada e-ticaret ihracatı konusunda öne çıkan ülkeler arasında Kanada ve Hong Kong'un da yer aldığının görülmesi açısında önem taşıyor.



Dünyada Hangi Ülkelere E-İhracat Yapılabilir?
  • Forrester'ın son yayınladığı E-ticarete Hazır Olma Global Raporu'nda pazarın hazır olmasına göre büyük fırsatlar sunan ilk 5 ülke ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve İngiltere şeklinde ortaya çıkmış. 
  • Planet Retail'in yayınladığı raporda ise e-ihracat alanında planlamalara başlayan firmalar için gelişmekte olan (e-ticaret pazarları yılda ortalama %30 büyüyen) Hindistan, Brezilya, Çin ve Rusya gibi ülkelerin detaylı analizlerine yer verilmiş. 
  • Aşağıdaki tabloyu aldığım AtKearney'in 2013 yılı Global Online Perakendecilik Raporu'nda da dünya çapında e-ticaret endeksinde ilk beş sıra Çin, Japonya, ABD, İngiltere ve Güney Kore'den oluşurken; Türkiye 22. sırada yer almış.



Türkiye'den E-ticaret İhracatı Yapılır Mı?
Ülkemizin 2023 yılı ihracat hedefi olan 500 milyar dolarlık hacim içerisinde son tüketicilere yapılacak gönderiler de bulunuyor. Firmaları bu alanda desteklemek için uygulamaya konmuş aşağıdaki üç temel düzenleme, devlet tarafında bu konuya verilen önemi göstermekte:
1- Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi ile e-ticaret ihracatının Türkiye'den çıkış prosedürü kolaylaştırılmış oldu. Detayları daha önceki bir yazıda paylaşmıştım.
2- E-ticaret ihracatını yurt dışında dağıtım merkezleri açarak yürütmeyi tercih eden firmalar için sağlanan Yurt Dışı Depo Desteği firmalara ciddi avantajlar sağlıyor.
3 - Yurt Dışındaki Tanıtım Faaliyetleri Desteği sayesinde yurt dışındaki e-ticaret müşterilerine yapılacak pazarlama faaliyetleri için ciddi oranda bir geri ödeme alınabiliyor.

22 Ağustos 2013 Perşembe

Raporlarla Türkiye E-Perakende Sektörünün Son Durumu

Elektronik ticaret sektörü 2013'ü önceki yıllara göre daha sakin bir şekilde geçiriyor gibi görünse de e-ticaret sektörünün dinamikleri, global olarak farklılıklar gösteriyor. ABD'de firmalar mobil öncelikli ticarete adapte olmaya çalışırken Avrupa'daki firmalar ürün gönderebildikleri pazarları (ülkeleri) genişletme gayretindeler; Türkiye'de ise klasik perakende firmalarının web mağazalarına yaptıkları yatırımlarda ciddi bir artış var.

Son dönemde yayınlanan raporlardan ilgimi çekenleri sizlerle paylaşmak istedim.

Ecommerce Europe 2013 Raporu
Avrupa'daki birçok ülkenin e-ticaret pazar verilerinin içerisinde yer aldığı raporda, Türkiye'deki B2C e-satış hacminin 2012 yılında 5.4 milyar euro'ya ulaştığı belirtilmiş.

Raporu buradan indirebilirsiniz.

Türkiye İstatistik Kurumu 2013 Hanehalkı Bilişim Araştırması
Türkiye'de İnternet kullanıcılarının dörtte birinin 2013 yılı ilk döneminde e-ticaret müşterisi olduğunu belirten yeni araştırma sonuçları açıklandı. İnternet'ten alışveriş yapan kişilerin satın aldıkları ürün / hizmetlere dair değişimi verileri bir araya getirdiğim aşağıda tabloda görebilirsiniz.

Rapora buradan erişebilirsiniz.

Ipsos Our Mobile Planet Türkiye 2013 Mobil Raporu
Türkiye'de akıllı telefon sahipliğinin %30'a ulaştığını ve bu kişilerin %70'inin İnternet'e her gün mobil cihazları üzerinden eriştiğini belirten son araştırma önemli bilgiler içeriyor.

Raporun tamamını buradan indirebilirsiniz.

Deloitte Türkiye 2013 Perakende Sektör Raporu
Türkiye perakende sektörü alt kırılımlarına dair büyüklükleri ve beklentileri içeren raporda, sektörde yaşanan birleşmeler ve satınalmalar da listelenmiş.

Raporu buradan indirebilirsiniz.

Ekonomist 2013 Türkiye Perakende Dosyası
Türkiye'de klasik perakende firmalarının web satışlarının, toplam cirolar içindeki payları ve gelecekteki planlarına dair detaylı bir araştırma yapılmış. Teknoloji marketlerde yıllık Online cirolar, Teknosa 69 milyon TL, Gold Bilgisayar 45 milyon TL ve Bimeks 34.6 milyon TL olarak belirtilmiş. Dosyadaki firmalara dair verileri, aşağıdaki tabloda toplu olarak görebilirsiniz:


IAB İngiltere Mobil Perakende Raporu 2013
Perakendeciler için mobil cihazlardan kaynaklanan trafik ve cirolar gitgide daha önemli hale gelirken İngiltere gibi bu konuda lider bir ülkenin perakende sektörünün fotoğrafını çeken bir makale yayınlandı. Perakendecilerin %74'ü mobil cihaz uyumlu sitelere sahipken iPhone uygulamasına sahip olanların oranı ise %62 imiş.

Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

3 Mart 2013 Pazar

Perakende Sektöründe Önemli Trendler ve Son Dönem Raporları

Perakende sektörünün dönüşümünü verilerle anlayabilmek için; son dönemde yurtdışında ve içinde yayınlanan raporları, trendlerle biraraya getirmeye çalıştım.

Tüketici tercihleri zamana veya mekana bağlı olarak değişiyor mu?
Tüketicilerin alışveriş tercihlerine etki eden faktörler bölgelere göre farklılık gösteriyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


Tüketici tercihleri İnternet'ten etkileniyor mu?
Global olarak, İnternet kullanıcıları arasında alışverişlerin %70'e yakını İnternet'ten etkileniyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


İnternet alışverişini geliştiren faktörler nedir?
Tüketicilerin İnternet'ten alışveriş sıklığının artması, e-ticareti geliştiren en önemli noktaların başında geliyor. Bu amaçla FMCG sektörü ürünlerinin İnternet üzerinden satınalma olanaklarının artırılması kabul gören stratejilerden biri. Bunun yanında alışveriş kulüpleri de özellikle giyim & aksesuar alanında bu rapora göre frekans artırıcı katalizörler haline geldi.


Türkiye'de ise MasterIndex 2012 araştırmasına göre İnternet müşterisinin büyük bölümü, hala düşük sıklıkta alışveriş yapıyor.


Elektronik ticaret dönüşümünü hızlandıran etkenler nedir?
İngiltere gibi şehirleşmenin yoğun olduğu ülkelerde e-ticaretin gelişimi (Gönderim ve depolama avantajları ile tüketicilerin zamansızlığı gibi nedenlerle), ABD gibi e-ticaret hacminin yüksek olduğu ülkelerle karşılaştırıldığında daha da hızlı.


Geleneksel perakende firmalarında elektronik ticaretin ağırlığı değişiyor mu?
Best buy gibi geleneksel perakende firmalarında e-ticaretin payı %8'lere ulaşmış durumda.


Mağaza perakendeciliği, elektronik ticaretten etkileniyor mu?
Fiziksel mağazaların Showroom gibi kullanılması trendinden en yoğun etkilenen firmalar, teknoloji ve ev eşyası sektöründe.

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


Mobil ticaretin hacmi artıyor mu?
Mobil ticaretin hacmi her geçen gün artıyor. eBay mobile, 2012 yılında 13 milyar dolar mobil ticaret cirosu açıklarken 2013 yılı beklentisi 20 milyar dolar:

Türkiye'de perakende firmalarının mobil ticaret beklentilerini ise MadReport'ta okuyabilirsiniz.


Son dönemde popüler olan yukarıdakiler gibi trendlerin hala fütürist yaklaşımlar olduğunu düşünüyorsanız, aşağıdaki başlıkları eleştirel olarak inceleyen bu rapor; tam size göre.

9 Aralık 2012 Pazar

Dijital Dünya Nereye Gidiyor? Güncel 2012 Yılı Raporlarından Çıkarımlar

İnternet'in birçok sektörü daha da derinden etkilemesi nedeniyle 2012, dijital dünyaya dair analizlerin yapıldığı ve raporların daha sık yayınlandığı bir yıl oldu. Son dönemde yayınlanan raporların ilginç bulduğum noktalarını paylaşmak istedim.

Dünya Web Endeksi 2012
İnternet'in günümüzde kullanıldığı hale gelmesini sağlayan WWW protokolünü yaratan kişi olan Tim Berners-Lee geçen haftalarda bir toplantı için Türkiye'deydi. Tim Berners-Lee'nin kurucusu olduğu World Wide Web Foundation tarafından yayınlanan Web Endeksi Raporu, ülkeler için İnternet'in ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. Rapordan aldığım aşağıdaki tabloda sıralamada en üstte yer alan ülkeler ile Türkiye'nin notlarını bir arada görebilirsiniz.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Business Insider Dijitalin Geleceği Raporu 2012
Business Insider; İnternet'in, medya ve ticaret alanlarını global olarak nasıl değiştirdiğini ve bu süreçte mobil cihazların işin içine ne oranda girdiğini gösteren güzel bir değerlendirme raporu yayınladı. 2012 yılı içerisinde e-ticaret sitelerinin ziyaretçi hacimlerinde, mobil cihazlardan gelen trafiğin sıçramasını aşağıdaki grafikte görebilirsiniz.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Nielsen ABD Sosyal Medya 2012 Raporu
Nielsen'in, ürün ve hizmetlerle ilgili olarak sitelerde yapılan yorumları da sosyal ticaret konseptine dahil ettiği rapora göre sosyal paylaşım; ABD'de son bir yılda ciddi oranda artış göstermiş. İnternet kullanıcıları için mobil cihazların sosyal paylaşım sitelerine erişme konusunda ne kadar yüksek oranda tercih edildiğini gösteren aşağıdaki grafik, çok önemli bir trendi göz önüne seriyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

KPCB Mary Meeker Global İnternet Trendleri 2012 Raporu
Profesyonel kariyerini Morgan Stanley sonrasında, Trendyol'un da yatırımcıları arasında bulunan dünyaca ünlü fon KPCB'de sürdüren dijital trend uzmanı Mary Meeker'in bu yılki sunumu; son dönemdeki hızlı değişimlere odaklanmış. 2013 itibariyle aktif masaüstü ve dizüstü bilgisayarların adedini geçmesi beklenen mobil cihazların hacmi; mobil İnternet'in yakın gelecekteki önemine işaret ediyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

IBM ABD Özel E-Ticaret Günleri 2012 Raporu
E-ticaretin ciddi hacimlere ulaştığı ülkelerde, belli dönemlerde toplu indirim günleri organize ediliyor. ABD'deki bu özel günlerle ilgili bir yazıyı daha önce paylaşmıştım. Bu yıl Kara Cuma günündeki toplam satışlar geçen seneye kıyasla %20'den fazla artarken Siber Pazartesi gününde ise %30'un üzerinde arttı. Aşağıdaki grafik, bu artışta mobil cihazların ne kadar etkin bir rol oynadığını gösteriyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

GE Endüstriyel İnternet Raporu 2012
General Electric'in yayınladığı rapor, İnternet'in tüm dünyada ilaçtan üretime birçok endüstriyi nasıl değiştirdiğini ortaya koyuyor. Endüstriyel İnternet sayesinde akıllanan makineler, gelişen analiz algoritmaları ve kollaboratif çalışmanın mobil hale gelmesinin; 70 trilyon dolarlık global ekonominin yarıya yakınını etkilemesi bekleniyor. Aşağıdaki grafikte alt kategoriler için beklenen etkiyi görebilirsiniz.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

14 Ağustos 2011 Pazar

Daha akıllı müşterilere (Smarter Customer) hazırlıklı mısınız?

IBM’in danışmanlık birimi olan IBM Institute for Business Value’nun 2010 yılında 11 ülkede, birçok demografik kitle ve kategorilerde yaptığı araştırmanın sonuçları, çoklu kanal tecrübesi için perakencilere önemli içgörüler sunuyor. Sonuncu Dünya Perakende Kongresi’nde sunulan bu rapordan perakendeciler için yaptığım çıkarımları, ilgili bölümlere ekledim.

Artık daha akıllı (smarter) olarak adlandırılan tüketicinin üç önemli özelliği bulunuyor; teçhizatlı (instrumented), diğerleri ile iletişimde (interconnected) ve seçimlerinde bilinçli (intelligent) olması. Bu nedenle daha akıllı olarak ifade edilen yeni müşterinin tanımı; perakendecilere, ürünlere ve diğer tüketicilerin tecrübelerine dair her tür bilgiye teknoloji (İnternet) sayesinde anlık olarak erişebilen tüketici kitlesi olarak yapılıyor. Araştırmadan çıkan en önemli sonuç ise akıllı tüketicilerin, İnternet’ten araştırıp fiziksel mağazalardan satın almanın baskın olduğu Çin, Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerdeki toplam tüketiciler içinde daha yüksek oranda bulunmaları. Sanırım teknoloji ürünlerinin çok hızlı bir penetrasyona sahip olduğu Türkiye’yi de bu grup içinde düşünmemiz, hiç de yanlış olmayacaktır.

Daha akıllı tüketiciler, bilgiye erişim araçları olan Web siteleri, kiosklar ve akıllı telefonları birarada kullanmayı tercih ediyor. Bu çoklu kullanım tercihi, 20-30 yaş arasındaki tüketicileri kapsayan X Jenerasyonu için %50’ye kadar yükseliyor.
Perakendecilere Öneri: Mobil gibi tüketiciler için gittikçe önem kazanan platformlarda markanıza ait satış veya bilgi platformları oluşturun ve erişilir olun.



Daha akıllı tüketiciler, perakendecilerle mağaza düzenlemesinden ürün geliştirmelerine kadar birçok konuda önerilerini paylaşmaya istekliler. Gelişmekte olan ülkelerde sosyal medya üzerinden perakendecileri takip etmek gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla tercih edilirken, takip etmenin ana nedeni bazı ürünleri ilk kez kullanmak, test etmek olarak belirtilmiş.
Perakendecilere Öneri: Sosyal medya platformlarındaki takipçilerinizi sıradan müşterileriniz olarak konumlamak yerine, onlara özel kampanyalar düzenleyerek takipçilerinizi marka elçiniz haline getirin.



Daha akıllı tüketicilerin en çok dikkat ettikleri konuların fiyatlar / kampanyalar ile ürünler olduğu ortaya çıkmış. Aslında bu iki konu, artan rekabetle daha da önemli hale gelen müşteriyi dinlemenin, teorik dille müşteri ilişkileri yönetiminin (CRM) tekrar altını çiziyor.
Perakendecilere Öneri: Müşterilerinizin ürün ve hizmetleriniz için geri bildirimde bulunmalarını kolaylaştıracak Online ve fiziksel mekanizmalar oluşturup bu verileri kullanma konusunda hedefler koyun.



Raporun sunumuna, buradan ulaşabilirsiniz.

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Türkiye'deki E-Ticaret Firmalarının 2010 Yılı Ciroları

Avrupa’nın en büyük 300 e-ticaret firması açıklandı. E-ticaret üzerine önemli Online portallardan biri olan Internet Retailer tarafından hazırlanan bu çalışma, doğrudan tüketicilere satış yapan (B2C) Online perakendecilerin toplam 182 milyar dolarlık bir ciroya ulaşılan 2010 yılı performansları hakkında detaylı veriler içeriyor. Bu verilerin firmaların kendileri ile yapılan görüşmeler yanında birçok başka kaynağa dayanarak oluşturulduğu belirtilen listede, Türkiye’den de birçok firma bulunuyor.

Her ne kadar verilerin doğruluğu konusunda bir değerlendirme yapamasak da ilk kez Türkiye'deki e-ticaret sitelerinin ciroları hakkında bir derleme yapılmış olması açısından bu raporun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aşağıdaki tabloda, listenin en yukarısında bulunan firmalar ile Türk firmalarına ait verileri bir araya getirmeye çalıştım.


Listeye detaylı olarak şuradan ulaşabilirsiniz.

1 Nisan 2011 Cuma

Avrupa ve ABD'den Güncel E-Ticaret Verileri ve Beklentileri

Elektronik ticaretin işlem hacmi tüm dünyada hızla yükselmeye devam ediyor. Araştırma şirketleri tarafından son açıklanan verilere göre Avrupa'daki toplam e-perakende cirosu 2012 yılında 100 milyar Euro’nun üzerine çıkacak. Burada yıllık %10’un üzerinde büyüme beklentisi olduğunu ekleyeyim. ABD’deki e-perakende sektörü büyüklüğünün de aşağıdaki tabloda görebileceğiniz gibi 2012 itibariyle 200 milyar dolar’ın üzerine çıkacağı öngörülüyor.


Son dönemde özel alışveriş ve kupon / grup alışveriş sitelerinin sürüklediği sektör için bu yıl daha da zenginleştirilmiş sosyal alışveriş tecrübesinin öne çıkabileceği değerlendiriliyor. Gerek birçok farklı dinamikte kurgulanmış, yeni açılan sosyal alışveriş sitelerinin; gerekse sosyal ağları ve benzer teknolojileri alışveriş sürecine dahil edebilen e-ticaret sitelerinin önümüzdeki dönemde ciddi büyümeler yaşayabileceği tahmin ediliyor.

Türkiye’de yeni konuşulmaya başlanan 1 milyar dolarlık sektör hacmi için karamsar olmamak gerekli. ABD’de %85 ve Avrupa’da %60 dolaylarında bulunan 'satın alma gücüne sahip İnternet kullanıcılarının İnternet alışverişini tecrübe etme oranı', Türkiye’de henüz %20-25’ler seviyesinde. 2010 yılında yeni iş modelleri ile e-ticaret konusunda arz tarafındaki eksikliğin giderildiği Türkiye’de, artık İnternet’ten alışveriş rahatlığı ve avantajı ile tanışacak İnternet kullanıcıları; ülkemizdeki elektronik ticaret hacminin büyümesinde en önemli faktör olacaktır. Sizce de başta İnternet kullanıcıları olmak üzere tüm tüketiciler için ülke çapında bir İnternet’ten alışveriş farkındalığı kampanyasının zamanı gelmedi mi?

9 Şubat 2011 Çarşamba

Mastercard e-Ticaret Günü Toplantısından Notlar


Elektronik ticaret ile ilgili etkinlikler, 2011 yılında da yoğun şekilde devam ediyor. Geçen hafta Mastercard’ın üye banka ve iş yeri yöneticileri için organize ettiği e-Ticaret Günü toplantısına katıldım.

Toplantıda öncelikle 2010 yılında Türkiye’de Masterindex adı altında GFK araştırma şirketine yaptırılan araştırmanın sonuçları paylaşıldı. Bu araştırmaya göre İnternet üzerinden alışveriş yapan kişilerin bu tercihlerinin nedenleri: %42 oranı ile fiyat avantajı, %36 ile evden çıkmadan alışveriş rahatlığı, %35 ile zaman tasarrufu ve %23 ile ürün ve fiyat karşılaştırma olanağı olarak ortaya çıkmış. Özellikle 2010 yılında özel alışveriş ve grup alışveriş sitelerinin sayılarındaki ciddi artış, beraberinde İnternet üzerinde çok fazla uygun fiyat avantajına sahip ürün ve hizmet sunulmasına yolaçtı. Kısaca talebin en önemli tetikleyicisi olan düşük fiyatlı ürünlerin, arzı arttı. Bu bilgileri, yine aynı araştırmadan alınan aşağıdaki İnternet üzerindeki alışveriş sıklığı tablosu ile birlikte değerlendirdiğimizde Türkiye’nin ne kadar büyük bir e-ticaret potansiyeli olduğunu fark edebiliyoruz. Çünkü ortalama olarak ayda sadece 1 adet alışveriş yapılıyor olması, Türkiye’de İnternet’ten alışveriş yapan kitle için alışveriş sırasında İnternet sitelerinin hala fiziksel mağazalara göre önemli bir alternatif olarak akla gelmediğini gösteriyor. Bir başka ifade ile e-ticaret hacmini kolayca birkaç kat yükseltebilecek önemli noktalardan birinin, alışveriş sıklığının artırılması olduğu ortaya çıktı.


Mastercard İstanbul ekibi, toplantıda üye iş yerlerinin sitelere SecureCode gibi uygulamaları eklemesi durumunda oluşacak avantajlardan bahsederken, aynı zamanda müşterilerin banka kartlarını (debit kartlar) alışverişlerde kullanmaları için yapılabilecek iyileştirmelerden de bahsettiler. 2009 yılı verilerine göre İngiltere’de İnternet’ten alışveriş yapan kişilerin %48’si ödemelerinde debit kart tercih ettiklerini belirtmiş. Oysa Türkiye’deki tüketiciler ezici bir çoğunlukla (%79) İnternet üzerindeki alışverişlerini kredi kartları ile yapmayı tercih ederken, araştırmada %15 oranında da kapıda peşin ödemenin tercih edildiği belirtilmiş. (Bu yüksek oranı Yemeksepeti Etkisi olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır. Yemeksepeti’nin eşsiz iş modeli, yıllardır İnternet alışverişinin en önemli engellerinden biri olan güvenlik kaygısının ortadan kaldırılabilmesine dair önemli bir alternatif sunuyor.) Türkiye’de finansal kullanımda 47 milyon adet kredi kartı bulunmasına karşılık yaklaşık 70 milyon adetlik bir banka kartı hacminden bahsedildiği düşünülünce e-ticaret sektörü için fırsatın boyutları, daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Belki de bu durum yukarıda belirttiğimiz alışveriş sıklığını artırma amacı için de önemli bir destek sağlayabilir.

Mastercard toplantısından, son birkaç yıldır katıldığım diğer etkinliklerde olduğu gibi sektör adına çok umutlu ayrıldım. 2010 yılı Türkiye e-ticaret sektörü için önemli bir başarı hikayesi olsa da, İnternet’teki gerçek potansiyel bunun çok daha ötesinde!

11 Ağustos 2010 Çarşamba

İnternet’ten sebze meyve satılır mı?

Elektronik ticaret sektörü son dönemde özellikle mobil ticaret ve sosyal ticaret uygulamaları ile büyüme oranlarını daha da artırıyor. Bugüne kadar e-ticaretin en önemli ciro kategorileri olan giyim ve tüketici elektroniği, tüketiciler için İnternet üzerinden satınalma tercihlerinde her geçen gün daha fazla önemli hale geliyor. Bunların yanında özellikle gönderim süreçleri konusunda aşama kaydeden firmalar, farklı kategorilerdeki cirolarının büyümesine dair ciddi atılımlar yapıyor.

Amazon, geçen ay İngiltere’de içinde manav ürünleri de bulunan hızlı tüketim ürünleri reyonunu açtı. Bu hizmetin önemli bir noktası da hızlı teslimat tarafı olduğu için Amazon Prime üyelerinin bir gün içinde siparişlerini teslim alabileceği bir sistem oluşturulduğunun da altını çizmek gerekli. Fakat bu atılım Amazon’un bu sektördeki ilk projesi değil. Şirketin ABD’de uzun yıllardır İnternet üzerinden sebze meyve satışı sürüyor. Bu proje bir bakıma dünyada bu kategorideki ilk örnek olan Webvan’ın iflas edip Amazon tarafından satın alınmasından sonra faaliyetine başka isim altında devam etmesi olarak da değerlendirilebilir.

E-ticaret konusunda dünyadaki en gelişmiş pazar olan İngiltere'deki tüketiciler için Online manav konsepti yabancı oldukları bir kavram değil. Uzun yıllardır e-perakendeci Ocado ve mağaza perakende zincirleri Waitrose ve Tesco bu ülkede İnternet üzerinden taze sebze ve meyve satışlarında önemli cirolar elde etmekte. Hatta Waitrose’un son dönemde geliştirdiği mobil uygulamalar ile tüketicileri için farklı bir tecrübe sağlamayı hedeflediği de söylenebilir. Brandband’in bu yıl içerisinde yayınladığı verilere* dayanan yandaki grafikte İngiltere’deki akıllı telefon kullanıcılarının %17’sinin mobil olarak manav ürünleri satınalmaya yatkın olduğu ortaya çıkmış.


Türkiye Online Sebze-Meyve Sektörü
Uzun yıllardır hizmet kalitesini bozmadan (ama bu seviyeyi pek de ileriye götürmeden) tüketicilere İnternet üzerinden de ulaşmaya çalışan Migros’un sanal marketi Kangurum ve ismi kadar dünya standartlarında bir hizmet kalitesi sunamasa da bu konuya yatırım yapması İnternet kullanıcısı müşterilerini mutlu eden; Carrefour dışında sektöre ciddi yatırım yapan başka bir firma bulunmuyor. Lokal bir marka olarak kendini İnternet üzerinde konumlamaya çalışan Sarıyer Market'in bu gayretinin de altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye pazarını, meyve sebze ürünlerinde Online ticaret kategorisi açık ara en gelişmiş olan İngiltere ile kıyaslamak ilk bakışta pek mümkün görünmese de elimizde Avrupa çapındaki en güncel araştırma olan Consumer Barometer verilerinde sektörün durumu, beklenildiği kadar olumsuz görünmüyor; özellikle de İtalya ve İspanya ile karşılaştırıldığında.


* Rapora buradan ulaşılabilir.

22 Haziran 2010 Salı

E-Ticaret ve Bayilik İlişkisi Üzerinden Online Seyahat Sektörü Analizi

Bayilik sisteminin Türkiye’de ne kadar güçlü olduğu konusunda sanırım hiçkimsenin şüphesi yok. Hatta ülkemizdeki e-ticaret hacminin bu nedenle dünyadaki trendlerin gerisinde kaldığı değerlendirmesi, bile tartışmalara konu oluyor. Bu yazıda bayilik konusunu, son birkaç sene içerisinde cirolarının ağırlığını ciddi oranda İnternet’e kaydıran seyahat (turizm) sektörü üzerinden incelemeye çalışacağım.

Biletinizi En Son Ne Zaman Bir Acentadan Aldınız?
Türkiye’de bayi kanalı denildiğinde uzun yıllar boyunca akla gelen Türk Hava Yolları acenta yapısı; Amadeus gibi global bilgisayar rezervasyon teknolojileri sayesinde merkez ile tam entegre şekilde çalıştı. Fakat dünyada 2000’li yıllar ile başlayan ‘son tüketicinin İnternet üzerinden biletini kendisinin satın alması’ trendi, THY’nin de bu yapıyı revize etmesine neden oldu. 1 Ağustos 2008 itibariyle İnternet’ten sattığı yurtiçi ve yurtdışı uçak biletlerinde hizmet bedelinde indirime giden THY, turizm sektörünün e-ticaret konusundaki açılımını ciddi şekilde etkiledi. THY, 2006 yılındaki bu yazıdan çok sonra kararını uygulayabilmiş olsa da; sektörde önemli tartışmalar yaratan bu süreçte, gerek global gerekse Türk havayolu şirketleri; web sitelerindeki satış modüllerinden, akıllı cihazlar için özel uygulamalara kadar birçok teknolojik yeniliği satış ekosistemlerine adapte ettiler. Böylece bir seyahat sektörü uzantısı olarak kabul edilen ‘ulaşım’, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de İnternet üzerinde ciddi iş hacimlerine ulaştı.
Kısaca ifade etmek gerekirse, tüketicilerin İnternet'i alışveriş için kullanımları arttıkça firmaların son tüketiciye ulaşmaları daha kolay ve aracısız hale gelecektir. Fakat tercihsel değişimlerin; ürün / hizmet bazlı, coğrafi (iklimsel) ve ekonomik koşullar nedeniyle her ülkede veya sektörde aynı hızda yaşanmayacağını da değerlendirmemiz gerekir.

Online Seyahat Sektörü
Seyahat sektörünü üç ana başlık altında toplamak mümkün:

ULAŞIM: Cirosal ağırlığını havayolu şirketleri (uçak biletleri) oluşturuyor. Yurt dışında tren biletleri de önemli bir paya sahip. Zaman zaman iş ve eğlence amaçlı seyahatler olarak ikiye ayrılabiliyor. Başarılı örnekler: Pegasus, THY, Ulusoy, RyanAir.

KONAKLAMA: Son dönemde özellikle zincir otellerin web sitesi yatırımları arttı. Başarılı örnekler: Hilton, Dedeman.

PAKET TUR: Acentaların paket organizasyonları ciddi bir alan olarak gelişiyor. Başarılı örnekler: Ets, Bamtur.

Online seyahat sektörünün en önemli dinamiğini ise farklı konulardaki tüm ön araştırmayı aynı sitede mümkün kılan ‘Online seyahat portalları’ oluşturuyor. Yukarıdaki alt kategorilerde faaliyet gösteren sektör oyuncuları ile anlaşmalı olan bu siteler (Online acentalar) seyahat sektörü cirosunun en büyük payını alıyorlar. Başarılı örnekler: Tatil.com, Booking.com, Expedia.com.


Dünya Seyahat Sektörü İstatistikleri
Forrester’ın Avrupa e-ticaret sektörü konusunda yayınladığı araştırma* 2007 tarihli olsa da seyahat sektörünün geleceği için önemli bilgiler içeriyor. Aşağıdaki tabloya göre sektörün toplam cirosu, e-ticaret hacminin üçte birini oluşturuyor.


Bir başka araştırma şirketi olan PhoCusWright’ın analizlerine** göre ise seyahat sektöründe Online satışların payı İskandinav ülkelerinde %55’e yaklaşırken, İngiltere’de %50 ve ABD’de %40 civarında. Bu oran, Uzak Doğu’da ise %20 seviyesinde bulunuyor. PhoCusWright'ın bir başka değerlendirmesine göre ise aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi Avrupa'da yakın vadede paylarının çok fazla değişmeyeceği öngörülen sektör alt grupları arasında havayolu firmaları, seyahat sektörü hacminin yarıdan fazlasını oluşturuyor.



Türkiye Seyahat Sektörü İstatistikleri
2009 yılı içerisinde Nielsen tarafından sadece Türkiye seyahat sektörüne yönelik yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de tüketicilerin yarısı uçak bileti alımını İnternet üzerinden gerçekleştirdiğini belirtmiş. Otel rezervasyonlarında İnternet’in payının da yaklaşık dörtte bir oranında olduğu ortaya çıkmış.

TNS, IAB Europe ve Google işbirliği ile 2009 yılında tüm Avrupa’da yaptırılan Tüketici Alışveriş Barometresi araştırmasında ise Türkiye’de seyahat konusunda toplam İnternet üzerindeki alışveriş oranı %27 olarak ortaya çıkarken bu oran İngiltere ve İsveç gibi gelişmiş ekonomilerde %78 düzeyinde ifade edilmiş. Aşağıda bu araştırmadan aldığım Türkiye seyahat sektörüne ait tüm verileri paylaşmak istedim.



* Forrester Research, Inc. Europe’s eCommerce Forecast: 2006 To 2011.
** PhoCusWright´s European Online Travel Overview.

26 Mart 2010 Cuma

Türkiye E-ticaret Sektörü İçin 2015 Yılı Öngörüleri

Center for Retail Research (CRR) araştırma merkezinin 2010 yılı ile ilgili olarak beklentilerini içeren raporu* yayınlandı. Rapordan aldığım aşağıdaki tabloya göre 2009 yılında İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkelerindeki e-ticaret hacminin toplam perakende sektörüne oranı %5’in üzerine çıkmış. Burada İngiltere’de %10’a yaklaşan inanılmaz oranın da altını çizmemiz gerekli. 2010 yılı beklentileri ise tüm Avrupa’da toplam perakende sektör hacminin yatay bir seyir izleyeceği, buna karşılık Online alışverişin ise %20 dolayında büyüyeceği yönünde.


İtalya ve İspanya’nın diğer Avrupa ülkelerine kıyasla gerek insan ilişkileri gerekse alışveriş alışkanlıkları yönünden Türkiye’ye daha çok benzediği bir gerçek. Ülkemiz için 2010 yılı itibariyle TÜİK ve özel araştırma şirketleri verileri sonucunda ortaya çıkan %40 Internet kullanım ve %10 e-ticaret penetrasyon oranlarının, bu ülkelerdeki 2005 yılı verileri ile benzeştiği değerlendirildiğinde, e-ticaret gelişim süreci açısından benzer evrelerden geçeceğimizi öngörebiliriz. Aşağıdaki verilere göre İtalya ve İspanya’daki e-ticaret müşterileri diğer Avrupa ülkelerindeki müşterilerle neredeyse aynı yıllık ortalama alışveriş tutarına sahip olsa da bu ülkelerdeki e-ticaretin toplam perakende sektörü içindeki payı %1 seviyelerinde seyrediyor. Buradan basit bir çıkarım yaparsak; nüfusun büyük bölümünün henüz e-ticaret ile tanışmamış olmasının, İtalya ve İspanya e-ticaret hacimlerinin toplam perakende pazarlarına göre düşük kalmasına neden olduğunu ifade edebiliriz. Zaman içerisinde Internet sitelerinden alışveriş yapma oranının artacağını göz önüne alırsak bu ülkelerde ciddi bir büyüme potansiyeli olduğunu fark edebiliriz. Türkiye’de de birkaç yıl içerisinde benzer bir faz ile karşılaşacağımızı öngörürsek; sektörün büyümesi açısından gündeme almamız gereken en önemli konu, ülkemizdeki e-ticaret müşteri adedini artırmak olacaktır.


*CRR raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

19 Ocak 2010 Salı

Dijitalleşen Müzik ve Yeni Fırsatlar


Çok değil daha on yıl öncesine kadar kaydedildiği kaset veya CD’lere para ödeyerek sahip olabildiğimiz müzik, artık hiçbir kaba sığmıyor. Dijital dosya formatlarına çevrilen şarkıların İnternet sayesinde, düşük işlemcili bir bilgisayarda bile kolayca kopyalanıp kısa süre içerisinde tüm dünyaya dağıtılabilmesi mümkün hale geldi. Artık ABD ve İngiltere’de müzik sektörünün %50’sini dijital satışlar oluşturuyor. Fakat bu konuda bir başka gerçek var ki tüm dünyada izinsiz (korsan) dijital müzik tüketiminin toplam sektörü içindeki payı %95 seviyesinde. Üstüne üstlük DRM’siz müzik satışı eğilimi de giderek güç kazanıyor; hatta iTunes bile 2009 yılında bu özelliğe geçişi başlattı.

eMarketer’in verilerine göre 2008 yılı itibariyle dijital müzik satışlarının %48’i indirmeler (downloads), %42’si mobil kullanımlar (mobile), %6’sı üyelik servisleri (subscriptions) ve %4’ü reklam sponsorluğu (ad supported) servisleri aracılığı ile gerçekleşiyor.

Aşağıda dijital müzikten gelir sağlamaya yönelik günümüzde uygulanan modelleri örneklerle açıklamaya çalıştım:

Doğrudan İndirmeler (Digital Downloads): Dünyadaki en başarılı örnekleri iTunes ve Amazon Music olan şarkıların tekil veya albüm olarak direk satışı modeli. Türkiye için uzun yıllardır var olan Power Club dışında Doğan Holding’in kısa süreli denemesi Muzi’den bahsedebiliriz. 2008 yılında dünyada tek şarkı indirme adedinin 1.4 milyar ve albüm indirme adedi artışının da %36 dolayında gerçekleşmesi bu alandaki ekonomik gücü ortaya koymakta. Doğrudan tekil indirme dışında sadece üyelik ile müzik satışı yapan eMusic modelini de ayrı bir parantez açarak ekleyebiliriz. Mobil cihazlara yönelik satışlar şimdilik çok yaygın olmasa da özellikle Uzak Doğu’da önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır. Japonya’da cep telefonlarına yönelik 140 milyon tekil şarkının satıldığının altını çizebiliriz.

Akan Yayın (Streaming): Dünyadaki en başarılı örnekleri Last.fm, MySpace ve YouTube olan reklamlarla desteklenen müzik tüketimi modeli. Türkiye için Fizy ve Ejdera'yı örnek verebiliriz. Bulut Teknolojisi (Cloud Computing) sayesinde geleceğin modeli olması beklenirken; müzik yapım şirketleri ile lisans anlaşmaları yapılması gerekliliği nedeniyle Müyap benzeri örgütlerin en çok sorun yaşadığı model olduğunu ifade edebiliriz.

Katma Değerli Servis: Müzik indirme veya online dinleme opsiyonlarının, başka bir ürünün veya hizmetin satışına katkıda bulunmak için ücretsiz hale getirildiği katma değer modeli. İki grup firma tarafından uygulanıyor: Mobil cihaz üreticileri ve Internet Servis Sağlayıcıları ile Operatörler. Cep Telefonu üreticileri olan Nokia’nın “Comes with Music” ve Sony Ericsson’un “PlayNow” hizmetleri bu modelin önemli örnekleridir. Diğer grupta ise Danimarkalı TDC’nin “Play”, İsveçli TeliaSonera’nın “All-you-can-eat-music”, Avea’nın “Aveamüzik”, Ttnet’in “Ttnet Müzik” ve Turkcell’in “gncPLAY” servislerini örnek olarak verebiliriz. Bu model telif hakları sorununu daha geniş bir düzlemde toplu olarak çözümleyebildği için hükümetler düzeyinde bile daha fazla tercih edilmekte. Dijital müziğin gelir modeli tam olarak oluşturulana kadar sektörün ayakta kalmasını sağlayabilecek bir model olduğunu ifade edebiliriz.

Bu modeller dışında bilgisayar oyunlarında kullanılan müziğin de ciddi bir gelir modeli oluşturduğunu da eklemeliyiz. Guitar Hero gibi müzikli oyunların artık bilgisayar / konsol oyun pazarının %15’ini oluşturduğunu göz önüne alırsak artık yeni bir albümün şarkılarını sadece dinlemeyi değil, “oynamayı” tercih edecek bir tüketici kitlesinin de var olduğunu görebiliriz.

Son olarak dijital müzik konusunda oluşan korkutucu bir yol haritasından bahsedebiliriz. Fransa ve Yeni Zelanda devletleri izinsiz dijital müzik indirenler için İnternet erişimlerini kapatmaya kadar gidebilecek caydırıcı cezalar vermeyi görüşüyorlar. Dijital Müzik / İçerik tüketimine dair yasakçı olmayan öneriler, tüm dünyada sektör profesyonelleri tarafından tartışılıyor. Türkiye’de de “her İnternet kullanıcısından standart bir ücret alınarak yaratılacak fon ile dijital telif sorununu çözmek” gibi farklı bakış açılarını içeren verimli tartışmalar bu ve benzeri platformlarda sürüyor.

* Bu verilerin ve görselin yer aldığı IFPI’nin son raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

14 Kasım 2009 Cumartesi

İnternet Kullanımı ve İnternet'ten Alışveriş Penetrasyonları Arasında İlişki Var Mı?

2009 yılı hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarından önceki bir yazımda bahsetmiştim. Bu veriler ışığında Türkiye’de 2009 yılı itibariyle yetişkinler arasındaki internet kullanımının ortalama olarak %35 ve İnternet üzerinden mal veya hizmet alışverişi oranının da yaklaşık %10 seviyesinde olduğunu kabul edebiliriz.

Peki Avrupa’da bu oranlar ne düzeyde?

Elektronik ticaret konusunda ülke bazlı olarak en detaylı raporları yayınlayan araştırma şirketlerinin başında Forrester geliyor. Forrester’ın henüz Türkiye e-ticaret sektörü için yaptığı bir çalışma olmasa da birçok Avrupa ülkesi için yayınlanmış detaylı raporları bulunuyor. 2009 tarihli bu araştırma sonuçlarının bir kısmını aşağıdaki tabloda bir araya getirmeye çalıştım:

Burada gözümüze çarpan ilk nokta, Avrupa’da yetişkinler arasındaki İnternet kullanımı (penetrasyonu) ve İnternet üzerinden alışveriş oranlarının; Türkiye ortalamalarının çok üzerinde olması. Daha önemli bir nokta ise İnternet ve eticaret penetrasyonu parametreleri arasında basit bir doğrusal ilişki (korelasyon) bulunma ihtimali. Bu korelasyon, İnternet kullanıcılarının tecrübeli hale gelmesi, e-ticaret altyapısının gelişmesi veya firmaların e-ticaret yatırımlarının artması gibi zaman içerisinde gelişebilecek birçok faktöre bağlı olabilir. Bu çerçeveden bakınca “Türkiye’de İnternet penetrasyonu arttıkça İnternet üzerinden alışveriş yapma oranı da artacaktır.” sonucuna ulaşmak hiç de zor değil.

27 Eylül 2009 Pazar

Ad Tech Londra Etkinliği ve İngiltere'nin Son Eticaret Verileri

Bir iş seyahatim nedeniyle geçen hafta Londra’da gerçekleştirilen Ad Tech etkinliğine uğrama şansım oldu. Ölçümleme ve tüketici davranışları gibi eticaret konusunda zengin içeriklere sahip birkaç seminere katıldım. Katılımcıların ağırlıklı olarak dijital network’ler, araştırma şirketleri ve performans bazlı ajanslar olduğu fuar bölümünde az da olsa eticaret ödeme sistemleri konusunda mobil ödeme yapma ve global ödeme alma gibi farklı ürünlerini tanıtmaya gelmiş firma yer alıyordu. Özellikle mobil cihazların mağaza alışverişinde kullanımlarına dair yeni uygulamalar, ileride perakende sektöründe yaşanacak değişiklikleri şimdiden görebilmemiz açısından dikkat çekiciydi.

Etkinliğin düzenlendiği ülkeden de bahsetmeden geçmeyeyim. İngiltere, eticaret konusunda dünyadaki en gelişmiş ülkelerin başında yer alıyor. İnternet’ten alışveriş yapan tüketicilerin 2009 yılı itibariyle toplam İnternet kullanıcılarının %73’üne ulaşıp 30 milyon seviyesine yükseldiği İngiltere’de; eticaretin toplam perakende sektöründeki payının %4 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bunun yanında yapılan birçok anket çalışması, ürün satın almadan önce İnternet üzerinden yapılan ön araştırmanın satın alma kararına (toplam perakende sektörüne) etkisinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.

Kaynak: eMarketer, Ağustos 2009