abd e-ticaret verileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
abd e-ticaret verileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2019 Pazartesi

Hızlı Tüketim Ürünleri (FMCG) Sektörünün Yeni Heyecanı: E-Ticaret (e-FMCG)

Yaklaşık 10 yıldır market alışverişimin büyük bölümünü internet üzerinden yapmanın rahatlığını yaşıyorum, aynı zamanda da bu konforun neden daha hızlı yayılmadığı konusuna şaşırıyorum. Özellikle de en taze manav ürünlerinin ev siparişleri için önceliklendirildiğini fark ettiğimden beri...

Bu kategoriyle ilgili olarak 2010 yılında yazdığım yazıdaki durumla kıyaslanınca son yıllarda ciddi bir sıçrama yaşadığımız ortada. Akıllı telefonlarla gelen mobil uygulama dönüşümü; Migros gibi yıllardır internet alışveriş alanında faaliyette bulunan firmaları zaten değiştirmişti. Fakat bu mobil platformun kullanımını geliştirip yerel sipariş alanında bambaşka bir model yaratan Getir'in rüzgarıyla yakında Yemeksepeti'nin Banabi hizmetinin faaliyete geçeceği konuşulurken Bakkaldan da bu alanda farklı bir konumlamayla faaliyetini sürdürüyor.

Hızlı Tüketim Ürünleri (Fast-moving consumer goods / FMCG) veya Paketlenmiş Tüketici Ürünleri (Consumer packaged goods) olarak adlandırılan perakende kategorisi, her tür tüketiciye hitap eden günlük ve fiyatları makul ürün ürün grubunun çatı ismi. Bir bakkal veya marketten temin edilebilecek yeme, içme, temizlik vb. alt kategorileriyle manav ve kasap reyonlarını kapsıyor. FMCG firmalarının en önemli iki odağı üretim ve dağıtım olduğu için organize perakendenin gelişmesiyle, bu ürünlerin tüketimi arasında ciddi bir bağlantı bulunuyor. 50 yılın üzerinde faaliyete bulunan ABD'li Walmart ve Türkiye'den Migros gibi geleneksel dev isimleri örnek sayabileceğimiz organize perakendenin geçirdiği en hareketli dönemin, e-ticaret şirketlerinin ciddi pazar payı büyümesi yaşadığı geçtiğimiz son 10 yıl olduğunu söyleyebiliriz. (Burada bir parantez açıp genel perakende sektörü için bir saptamada bulunmalıyız: Elektronik ve giyim alanlarında internet alışverişinin yarattığı dönüşüm fiziksel perakendecilik ve AVM sektöründe birçok alan daraltılması kararına neden olurken Omnichannel gücünü arkasına alan geleneksel perakendeciler de yok değil.)

Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre İnternet alışverişi yapan kişilerin günlük tüketim ve gıda maddelerini internetten satınalma tercihi 2018 yılında %22'yi geçti. Webrazzi Summit 2019'da Türkiye'de elektronik ticaretin FMCG sektöründeki payının %5 dolayında olduğu ifade edilmişti. P&G Türkiye'nin paylaştığı bir araştırmaya göre üketicilerin %40'ı fiziksel mağazaya Omnichannel tecrübesiyle; öncesinde web mağazasını ziyaret etmiş, bilgi almış olarak gidiyormuş.



Kantar 2018 yılı verilerine göre dünyada ortalama olarak %6,3 olan e-FMCG'nin payı, ülkeler arasında ciddi şekilde farklılık gösterse de (Criteo 2017 yılı raporu) toplam perakende sektörü büyümesinin yavaşlamasına rağmen gelirleri çok ciddi olarak artan e-ticaret kanalının potansiyelini ortaya koyuyor. Bu büyümede global olarak en önemli katalizör e-perakendeciler (Pure Player) olurken İngiltere, İspanya ve Arjantin gibi ülkelerdeyse geleneksel perakendecilerin internet alanındaki yatırımları e-perakendecilere karşı ciddi bir avantaj kazanmalarını sağlamış görünüyor. Bir dip not: ABD'li Walmart'ın e-ticaret satışları da Q4'18 çeyreğinde %43 oranında arttı.






Kantar verilerine göre 2025 yılında dünyadaki toplam e-FMCG oranının %10'u geçmesi öngörülüyor. Nielsen'e göre de 2030 yılında FMCG pazarının %11'ini e-ticaretin oluşturması bekleniyor. Ne kadar ciddi bir dönüşümden bahsettiğimizi anlatabilmek için 2023 yılı itibariyle İngiltere'de e-ticaretin bakkalların geliriyle başabaşa gelmesinin; Fransa'da ise indirim marketlerinin cirosuyla başabaşa gelmesinin beklendiğini ekleyeyim.



Tüm dünyada e-perakende devi Amazon'un 2018 yılında Whole Foods'u satın alması konuşula dursun FMCG şirketleri de son yıllarda e-ticaret alanını hızlandıracak çok ciddi satınalmalar ve işbirlikleri yaptı. Ama gelecek çok daha karmaşık olacak, özellikle de FMCG şirketlerinin ürünlerini müşterilere perakendeciler üzerinden değil de doğrudan satmayı düşünmeleri / denemeleriyle yaşanacak bir dönüşümden bahsediyoruz. Bu konuda yapılmış güncel tartışmalardan bir tanesini buradan dinleyebilirsiniz.

7 Ocak 2019 Pazartesi

Türkiye Perakende Sektörü, 2018 Yılı İtibariyle E-Ticaret Dönüşümünün Neresinde?

Perakende sektörü tüm dünyada farklı hızlarda da olsa dijitalleşiyor. Satışların bir bölümü doğrudan internet üzerine taşınıp elektronik ticarete geçerken; mağazalarda devam eden kısmı da omni-channel olarak adlandırılan bir dijital eksende dönüşüm yaşıyor. Kısacası perakendecilerin bu dönüşümden kaçma şansı yok.

Toplam perakende hacminin e-ticarete kayan kısmı; ABD, İngiltere ve Almanya gibi ekonomik olarak gelişmiş ülkelerde %10'u geçmiş durumda. E-ticaretin toplam perakende içindeki oranı (%20'yi geçen Çin'i bir kenara koyarsak) Hindistan, Brezilya ve Rusya gibi ekonomik olarak gelişmekte olan ülkelerde ise %5'i geçmiş durumda. Aşağıdaki tablonun alındığı Tübisad 2018 Yılı Raporu'nda Türkiye'de %4'e ulaştığı ifade edilen bu oran, ülke olarak önümüzdeki fırsatları işaret ediyor.



Bu fırsatın büyüklüğünün bir başka yoldan sağlamasını da firmalar üzerinden yapmak mümkün.

eMarketer'in perakende verilerine göre Levi's ve Dockers gibi markaların çatı şirketi Levi Strauss'un, toplam cirosu içindeki e-ticaret payı, %4,2; Lee ve Wrangler gibi markaların ana şirketi VF'de ise bu oran %5,5. Ekonomist Dergisi'nin haberinde yer verilen rakamlara göre bu firmalarla benzer kategoride değerlendirebileceğimiz Mavi'de bu oran %2 dolayındaymış.

E-ticaretin toplam ciro içerisindeki payının LC Waikiki'de %3,5, Defacto'da %4 ve Koton'da %5 olduğu aynı haberde geçerken; benzer kategorideki ABD menşeili GAP'te %17'yi geçtiği raporlarda yer alıyor. Avrupalı şirketlerde ise Zara'nın çatı şirketi Inditex %10'a ulaşırken, H&M'deki oranın %12,5'e yükseldiği ve Mango'da ise %13'e dolayında olduğu ifade ediliyor.

Son olarak Macy's, Nordstorm, Neiman Marcus ve Sears gibi çok katlı mağaza grubunda e-ticaretin toplam ciro içerisindeki payı %15 ile %35 arasında değişirken Boyner'de ise %7 olarak ifade edilmiş.

Türkiye, tüm bu açılardan bakıldığında elektronik ticaret dönüşümünün kırılma noktasına çok yakın. Belki de bizi hala tutan, mağazalardaki ticaretin hızı azalsa da hala büyümeye devam etmesi, o da şimdilik! Merak edenler eMarketer'in verilerinde açıkça görülen 'fiziksel mağaza cirolarındaki gerilemelere' kısaca göz atabilir.

23 Kasım 2017 Perşembe

Fast-Food şirketleri birer teknoloji şirketine dönüşüyor, farkında mısınız?

2017 tüm dünyada dijital transformasyon açısından çok önemli bir yıl olarak geçiyor. Forrester'a göre ABD'de manav ürünleri dışında kalan perakende satışlarının %58'inin dijital bir etkileşimi bulunuyor ya da kısaca perakende satışlarının yarıdan fazlasını dijital etkiliyor. Yine ABD'de son yapılan bir araştırmada tüketicilerin %78'i, satın alacakları bir ürün hakkında araştırma yaparken internette geçirdikleri zamanın mağazada geçirilen zamandan daha fazla olduğunu ifade etmiş. Gitgide daha fazla yaşanan bu çoklu kanal etkileşim (Omnichannel) örneklerinin artması nedeniyle de tüm şirketler dijital ve fiziksel aktivitelerini ölçümlemeye yönelik projeler yapma gayretindeler. Bu sayede de daha fazla para harcayan / daha değerli müşterilerini daha iyi analiz edip onlarla her alana yayılmış uzun soluklu bir ticari ilişki kurmayı amaçlıyorlar.


Photo Credit: biztechmagazine.com

Bu dijitalizasyon döneminin yıldızı, şüphesiz mobil. Her ne kadar tüketicilerdeki bu değişim uzun yıllardır konuşulsa da firmaların bu alanda aslında ne kadar hazırlıksız olduklarına da net bir şekilde tanıklık ediyoruz. Örneğin bu yıl Google'ın bir milyon adet civarında mobil sitede yaptığı global analize göre bir mobil sayfanın tümüyle yüklenmesi ortalama 22 saniye sürüyor. Bir araştırma kurumunun değerlendirmesine göre mobil cihazlarda ortalama etkileşim süresi / bir kullanıcı oturumunun 38 saniye olduğuna dair bir ek bilgiyi de buraya ilave edelim. Ve ayrıca ilginç bir tüketici araştırmasında da bahsetmeden geçmeyelim, mobil sayfa yüklenmesi sırasında yapılan beklemenin kullanıcılarda yarattığı stres düzeyi, korku filmi ve yüksek bir yerde bulunma durumlarında oluşan stres seviyesinden daha fazlaymış. Mobilde yaşanan kullanıcı tecrübesi o kadar önemli bir noktaya geldi ki bir markanın mobil varlıklarında olumsuz bir tecrübe yaşayan tüketicilerin daha sonra o markadan alışveriş yapmama tercihi olumlu tecrübe yaşadıkları markalara göre %62 oranında daha düşük.


Aslında bu dönemi sadece mobil internet olarak adlandırmak tam da doğru bir tanımlama olmayacaktır. Cihazlar arası geçişin sıklıkla yapıldığı ve tüketicilerin kişiselleştirilmiş tecrübelerini farklı cihazlarda kesintisiz şekilde sürdürmeyi tercih ettiği bir dönem yaşıyoruz. ABD'de masaüstü bilgisayarlardan yapılan alışverişlerin akışlarına bakıldığında %30'unda alışveriş öncesinde bir mobil cihazdan ve %11'inin de başka bir masaüstü bilgisayardan tıklama içerdiği belirtiliyor.


Yaşanan tüm bu dönüşümler şirketlerin de iş yapış yöntemlerini değiştirmeye başladı. Ama bu bozucu (Disruptive) etki, sadece Airbnb ve Uber gibi dijital platformlarla sınırlı değil. Belki farkında değilsiniz ama global zincir mağazalardan oluşan ayaküstü yemek (Fast-food) sektörü de ciddi bir dönüşüm içinde.


DOMINO'S: 2016 yılında ABD'deki satışlarının %60'ının mobil cihazlardan geldi. Kendini 'Pizza yapan teknoloji şirketi' olarak konumlamaya başladı.

MCDONALD'S: Bu yıl sonuna kadar 20 bin mağazasına Mobil Sipariş ve Ödeme özelliğini entegre etmeyi hedefliyor. Gelecek Tecrübesi tanımlamasıyla müşterilerin siparişten teslime kadar tüm alışveriş sürecini her tür cihaz üzerinden kişiselleştirmesini amaçlıyor.


STARBUCKS: ABD'de gerçekleşen toplam işlemlerin %10'u akıllı telefonlar için tasarlanan mobil uygulamasında bulunan Mobil Sipariş et ve Öde özelliğinden geçiyor. Kendini 'Her Zaman Elde Kahveyle Parasallaşan Teknoloji Şirketi' olarak konumlamaya başladı.


25 Haziran 2017 Pazar

Çanlar Fiziksel Perakende İçin Çalıyor - Mu ?

ABD'yi 2017 itibariyle 5 milyar dolarlık perakende sektör hacmiyle organize perakendeciliğin en önemli ülkesi olarak değerlendirmek hiç de yanlış olmayacaktır. Cushman Wakefield Raporu, 2010 ile 2013 yılları arasında ABD'de mağaza ziyaretçilerinin %50 azaldığını ortaya koyduğunda, bahsedilen analiz ciddi bir dönüşüm sinyali olarak algılanmıştı. Bu haftaki haberlere göre ABD perakende sektöründe aşağıdaki tabloda kırılımı bulunan 3500 civarında mağazanın önümüzdeki birkaç aylık dönemde verimsizlik nedeniyle kapatılacağı konuşuluyor. Bebe gibi kimi perakendeciler, tüm fiziksel mağazalarını kapatıp Online'a geçeceklerini duyurdular.




Aslında bu durumun gittikçe hızlanan yapısı, yılın başından beri dillendiriliyordu. ABD toplam ticaretinin %10'una ulaşan e-ticaretin agresif büyümesine karşın 1200 alışveriş merkezi sayısını yaratan fiziksel perakendecilik malesef istenilen hızda büyümüyor. İşte bu nedenle ABD'nin ve dünyanın en büyük perakendecisi Walmart'ın Jet.com satınalması sonrasında başlattığı Omni-Channel dönüşümünün zamanlamasını daha iyi okuyabiliyoruz.


Dünyanın en büyük e-ticaret firması olan Amazon.com ise tam da bu dönemde fiziksel perakendeciliğe hız vermeye başladı. Geçen haftanın en sürpriz haberi, Amazon'un ABD'nin büyük süpermarket zincirlerinden yüzlerce fiziksel mağazası olan Whole Foods'u satın alma açıklamasıydı. Çok değil sadece birkaç ay önce yapılan Fiziksel Kitap Mağazası konseptinin ciddi genişleme duyurusu ile bu haber birleştiğinde, 2017 yılının Amazon için fiziksel mağazacılık kararının uygulamaya konduğu yıl olarak düşünülmesine neden oluyor.


Bu iki eğilimi alt alta koyduğumuzda bir çok yorum yapabilmek mümkün. Ama bu değerlendirmeyi en optimal perakendecilik omni-channel'dır gibi sığ şekilde okumak gerçeği tam olarak yansıtmayabilir. Çünkü e-ticaret daha şimdiden (tüketici elektroniği gibi) standart bir ticari eşya haline gelmiş ürünlerin kategorileri için ana kanal olarak konumlanmaya başlandı. Günümüzde perakendecilik, herkese standard ürün konseptinden daha kişiselleşmiş ve karmaşık segmentasyonlarla zenginleşmiş olarak belli bir tüketici grubunun hayat boyu harcamasını kontrol eden bir yapıya geçmeye başladı. Dünyanın en önemli pazarındaki firmalar da gelir düzeyi yüksek müşterilerin tükettiği kategorilerde rakipleriyle arayı açıp en optimal omni-channel kurgusunu sağlamayı amaçlayan bir vizyon üzerinde çalışıyor olabilir.


Türkiye'de ise son yıllarda fiziksel mağazalara yapılan ziyaretlerde bir azalma görülse de perakendeciler için (kapatma adetlerini ve yurt dışı planlarını tam olarak bilmesek de) yeni mağaza açmak, hala stratejilerinin önemli bir parçası.

26 Ekim 2016 Çarşamba

Dijital, Dünya Perakende Sektörünü Geri Dönülmeyecek Şekilde Dönüştürüyor; Peki Türkiye Ne Durumda?

Global (fiziksel) perakende sektörü için yayınlanan güncel büyüme beklentisi raporları pek olumlu değil; ve herkesin bildiği gibi mağazaların ziyaret ve ciro rakamları düşüşte. ABD'de bunun en önemli nedeni olarak tüketicilerdeki internet ile zenginleşen alışveriş dönüşümü gösteriliyor. Bu dönüşümün ana tetikleyicisi, artık tüketicilerin akıllı telefonları sayesinde her tür ürün / hizmete ihtiyaç duydukları anlarda araştırma veya alışveriş amacıyla internete erişebilmeleri. Hatta dünyanın en büyük perakendecisi olan Walmart, bu ay içerisinde iş modelinde önemli bir değişikliğe giderek e-ticareti daha fazla ön plana çıkaracak bir yapıya geçeceğini duyurdu. Amazon'un yaptığı ciddi lojistik yatırımı sayesinde aşağıda görebileceğiniz gibi ABD'de neredeyse nüfusun yarısına 30 KM mesafede bir depoya sahip olması, fiziksel perakende modelinin son dönemde yaşadığı baskının en gözle görülür kanıtı. Bunun yanında Amazon'un fiziksel alışverişe uygun ürünler için oluşturduğu küçük mağaza konsepti de iddialı bir genişleme planına sahip.


2016 yılı Türkiye perakende sektörü için de pek iyi gitmiyor. Bu yıl içerisinde Top Shop, C&A ve Tesco gibi yabancı markalar Türkiye'den çekilme kararı alırken, birçok yerli markalar ise yüzlerce mağazasını ‘verimsizlik' nedeniyle kapattı. Bunun bir nedeni Capital'in En Büyük 500 raporundan alınan aşağıdaki tabloda görülebiliyor; 1,5 milyar TL üzerinde ciroları bulunan perakendecilerin karlılık oranları yüksek değil. Bu alandan bir başka veri olan fiziksel mağazalara giren ziyaretçilerin satın alma oranlarına ilişkin tabloya göre ise perakendeciler, ilginç bir şekilde son yıllarda satışa dönüştürme performanslarının arttığını ifade ediyor. (Bir dip not: Bu oranlar e-ticaretten aşina olduklarımızın çok üzerinde.) 2014 yılında AVM'lere yapılan 1,7 milyar ziyaretin sonraki dönemde hız kaybettiği fakat çok ciddi şekilde düşmediği değerlendirmesini / rakamlarını gerçekçi kabul edersek yapılabilecek tek yorum, tüketicilerin sepet tutarlarının ya da müşteri başı harcamanın azalmış olması. 



Dijital dönüşümün Türkiye'deki yansıması, kendisini en çok satınalma öncesi araştırma aşamasında gösteriyor. Mobil internet kullanımının artmasının bir sonucu olarak Türkiye'deki tüketicilerin araştırmalarında internetten yararlanma tercihi, alışverişin saatler (%22) ve hatta anlar (%15) öncesinde yoğunlaşıyor. Fakat Türkiye'deki fiziksel mağaza (AVM) müşterileri ile e-ticaret müşterilerinin profilleri ve davranışları hala birbirinden çok farklı. Dolayısıyla 2011-2012 yılları arasında özel alışveriş sitelerinin Türkiye perakende sektöründe yarattığı ciddi ivmeyi bir kenara koyarsak, henüz tam olarak olgunlaşmamış bir internet alışveriş alışkanlığının toplam perakende sektörünü ne oranda etkileyebileceğini analiz etmek gerçekten zor. Son kullanıcıların cep telefonu başta olmak üzere teknoloji ürünleriyle bu kadar ilgili olduğu bir ülkede, e-ticaretin perakende üzerindeki etkisinin gelecekte çok daha yükseleceğine dair birçok raporun olması; yakın gelecekte bu konuda yaşanacak ciddi bir sıçramanın habercisi.

13 Eylül 2014 Cumartesi

Web Sitelerini ve Uygulamalarını Mobil Kullanıcılara Hazırlama Stratejileri

İnternete erişimin hızla mobil cihazlara kayması, tüm ülkelerde paralel olarak yaşanan bir durum. En güncel verilerin ışığında firmaların bu dönüşüme kendilerini nasıl hazırlayabileceklerine dair yayınlanmış kaynakları paylaşmak istedim:

TRENDLER
  • İnternet kullanımının neredeyse %30'u tabletler dışındaki mobil cihazlar aracılığı ile gerçekleşiyor.


Kaynak: StatCounter

  • ABD perakende sektöründe mobil cihazların etkisi birçok alanda %50'yi yakalamış.

Kaynak: Mediapost

  • Mobil trafiğin oranı bölgeler arasında çok farklılık gösterse de son bir yılda ciddi bir sıçrama yapmış.

Kaynak: Statista

  • Kullanıcılar bir gün içerisinde mobil cihazlara 150 kezin üzerinde erişiyor.

Kaynak: KPCB



  • Mobil cihazlarda İnternet erişiminde bulunulan zamanın %86'sı mobil uygulamalarda geçiriliyor.


    • Kaynak: Flurry


      MOBİL TECRÜBE
      • Web varlıklarını (siteler, ...) mobil cihaz tecrübesine uygun hale getirmek için kullanılan iki ana yöntem, Responsive (Tasarımı mobile adapte eden) ve Adoptive (İçeriği de mobile adapte eden) tasarım altyapıları. 

      • İnternet erişiminin çoklu cihaz tecrübesine dönüşmesi nedeniyle İnternet platformları için kullanıcı odaklı tasarım stilleri de önemli hale geliyor: Material Design Yaklaşımı da bunun en günceli.

      • Web sitelerinin, mobil internet kullanıcılarının tercihlerine tam uyumlu hale gelmeleri için dikkat etmeleri gereken prensipler de listeler halinde yayınlanmaya başlandı.


      MOBİL OPTİMİZASYON

      Mobil cihazlarda da İnternet kullanımının önemli yönlendiricilerinin başında arama motorları geliyor. Hem mobil sitelerin hem de mobil uygulamaların arama motorlarına uygun hale getirilmesi, önemli bir hazırlık adımı. Mobil uygulamalar için optimizasyon, arama motorları yanında ciddi trafik yaratması nedeniyle Google Play gibi uygulama mağazalarını da ayrı bir başlık olarak ele almayı gerektiriyor.


      * MOBİL UYGULAMALAR İÇİN: Mobil uygulamalar için optimizasyon (Deep Linking geliştirmesini atlamadan) ikiye ayrılıyor.

      25 Mayıs 2014 Pazar

      Mobil ticaret hakkında güncel istatistik ve rapor ihtiyacınız mı var?

      Mobil internet ve onun getirisi olan Mobil Ticaret, hacimler arttıkça gündemde daha fazla yer işgal etmeye başladı. Son dönem raporlarından derlediğim aşağıdaki veriler, bu konuya daha farklı bir pencereden bakmanızı sağlayabilir.

      Mobil internet kullanımının en yoğun olduğu Asya'da büyük ekranlı akıllı telefon (Phablet) talebi, ciddi bir büyüme göstermiş.


      Kaynak: Business Insider The Future of Mobile


      Gün içerisinde televizyon izlerken aynı anda akıllı telefon kullanma süreleri birçok ülkede yarım saati aşmış. Türkiye'de bu süre 46 dakika olmuş.


      Kaynak: Millward Brown AdReaction 2014


      Akıllı telefonlarda geçirilen vaktin %86'sı uygulamalarda (app) %14'ü ise internet tarayıcılarda (browser) geçiriliyormuş.


      Kaynak: Flurry Statista


      Mobil ticaretin elektronik ticaret içindeki payı, tüm dünyada ciddi şekilde arttı. Bu oranın Türkiye'de 2012 yılında %6 olduğu belirtilmiş. Aynı raporda ABD %4.2 olarak belirtilirken bir başka raporda ABD'de mobil ticaretin e-perakende içerisindeki payı 2014 yılında %19 olarak ifade edilmiş.






      Mobil cihazların (akıllı telefon ve tabletler) fiziksel mağazalardaki satışları çok ciddi olarak etkilemeye başladığı konuşulmaya çaşlandı. ABD'de mağazaiçi satışların %19'unun bu cihazlardan etkilendiği belirtilmiş.




      Yukarıdaki raporlarda MOBİL'in günümüzde ne kadar önemli hale geldiği net bir şekilde ortaya konmuş. Dijital varlıklarınızın mobil tecrübeye uygunluğunu geliştirmek için aşağıdaki üç noktayı gözden geçirmeyi ihmal etmeyin:

      - Siteniz Mobil site dizayn prensiplerine uygun mu?
      - Sayfa yüklenme testini (PageSpeed Test) denediniz mi?
      - Etiket Yöneticisini (Tag Manager) mobil uygulamalarınıza eklediniz mi?

      14 Nisan 2014 Pazartesi

      Geleneksel Perakendecilerin Dijital Serüveni

      Fiziksel mağazalar açarak metrekare üzerinde büyüyen geleneksel perakende firmaları için önümüzdeki dönem zor geçecek gibi görünüyor. Türkiye'de hala birçok danışmanlık firması, analizlerinde perakendeciler için fırsatın yeni mağazalar açmak olduğunu belirtse de yurt dışında mağaza perakendeciliğinin geleceği tartışılmaya başlandı. Geleneksel perakende firmaları bir yandan daha az metrekare ile faaliyetlerini sürdürmeyi planlarken diğer yandan yeni mağaza açma konusunda çok daha temkinli davranıyor.


      Business Insider verilerine göre ABD'de GAP 2012 ve 2013 yıllarında 189 mağaza kapatırken; Staples 2015 yılına kadar 225 mağaza kapatmayı planlıyor. Geleneksel perakende firmaları, fiziksel mağazalarında düşen ciroları ise web satışları ile telafi etmeye çalışıyor. ABD'deki perakende mağazalarının e-ticaret ciroları 2013 yılında %24 artarken, aynı dönemde toplam e-ticaret hacmi %17 oranında büyüdü.


      Son dönemde yapılan değerlendirmeler, sadece metrekare genişletmeye çalışan ve yeni mağazalar açmaya odaklanan perakende yaklaşımının e-ticarete kayan cirolar sebebiyle popülerliğini borçlu olduğu 'hız'ını kaybetmesi üzerinde odaklanıyor. Marc Andreessen, bunun ciroların hızlı düşüşüne paralel şekilde düşürülemeyen kira giderleri ve yüksek stok maliyetlerinin sonucu olduğunu açıklayıp; bir tık daha ileriye giderek yaşanan bu olumsuz gidişatı, geleneksel perakendenin ölümü olarak lanse etmişti.

      Dünyada offline perakende cirolarının e-ticarete kayması her geçen yıl artarken, e-ticaretin büyüme hızı ise ulaşılan ölçekten dolayı yıllık %17'ye kadar düştü. E-ticaretin artan gelişiminden söz açılmışken, ABD'de perakendenin ortalama olarak %9'una ulaşan web satışlarının gerçek gücünün sağlıklı analiz edilemediğini fark ediyor muyuz? Jeff Jordan, ABD e-ticaretinin sektörlere göre kırılımına baktığında medya kategorisinin cirosunun %25'inin şimdiden dijital olduğunu, tüketici elektroniğinde ise %20'ye yaklaştığını ortaya koymuştu. Aynı analiz içerisinde paylaşılan tüketici elektroniği ve ev dekorasyon gibi birçok kategoride offline satışların küçüldüğü bilgisini de buna katarsak; perakende sektörünün bazı alt kategorilerinde web satışlarının çok ciddi hacimlere ulaştığı ve büyüme metriklerini üstlendiğini görebiliriz. Aslında e-ticaret; ciddi oranlarda penetre olduğu kategorilerde, (toplam ortalamalara bakarak) yapılan değerlendirmelerin çok üzerinde bir etkiye sahip olmuş durumda.


      Şüphesiz ki perakende sektörü sadece dijital hale gelmeyecek. Ama nasıl bir dengede altın bir oran bulunacağı da tartışmaların en can alıcı noktasına oturmuş durumda. Müşterilerin alışveriş deneyimini yaşamak için ürünlerle doğrudan etkileşime gireceği fiziksel alanların varlığının önemine dair değerlendirmeler bir yana dursun, birçok Online perakendeci zaten fiziksel satış noktalarını faaliyete geçirmiş durumda.

      Gelecekte kaçınılmaz olarak karşılaşacağımız bir başka durum da fiziksel perakendecilerin tüketici analizlerini Online deneyimden aldıkları vizyonla geliştirme çalışmalarını artırmaları olacak. Daha önce bir yazıda örneklerini paylaştığım mağaza içi analiz araçları, bu alandaki teknolojik gelişmenin göstergeleri. Beacon olarak isimlendirilen takip teknolojileri, bu özellikleri standart olarak barındıran akıllı telefonların yaygınlaşması ile bizleri alışveriş yapmayan kişilerin tutumlarının da analiz edilebildiği bir perakende geleceğine taşıyacak.

      15 Aralık 2013 Pazar

      İhracatın E-Hali İle Tanıştınız Mı?

      Elektronik ticaret, toplam ticaretin etkisiz, küçük bir parçası olarak konumlanma noktasını çoktan geçti. Javelin Group'un Perakende Günleri 2013'te yaptığı sunumda belirtildiği gibi büyük perakendeciler, fiziksel mağazacılığın gelecek 10 yıl süresince kan kaybetmesinin beklenmesi nedeniyle, toplam satışlarının %10'a yakın bölümünü şimdiden web'e taşıdı. Tüm yayınlanan raporlarda yakın gelecekte e-ticaretin, Omni-channel yaklaşımlar sayesinde firmaların temel ticari kurgularının içerisine eklemleneceği öngörülüyor.

      E-ticaret şüphesiz sadece ülke içi satış ile sınırlı değil. E-ticaret firmaları, global hale gelme uğraşındalar. E-ticaretin globalizasyonu (globalization of ecommerce) olarak adlandırılan bu süreç, firmaların başka ülkelerde operasyonlar açması / yerel hale gelmesi olarak ifade edilebilir. Ülkeler arası e-ticaret / e-ticaret ihracatı (cross border ecommerce) olarak isimlendirilen konsept ise bu ana başlığın farklı şekilde ele alındığı bir yaklaşım. Normalde B2B olarak değerlendirilen 'ihracat'ın gittikçe artan bir kısmı, bireylerin doğrudan yaptıkları alışverişlerden (B2C) oluşmaya başladı. Bu ekonomik etki bazı ülkeler için o denli büyük bir hale geldi ki ülkeler arası anlaşmalar içerisinde yer almaya başladı. Hatta e-ticaret ihracatı konusunda (Avrupalı firmaların çatı kurumu Ecommerce Europe başta olmak üzere) ülkeler üstü eğitimler organize edilir oldu.

      Bu değişimin en büyük nedeni; tüketicilerin sadece yaşadıkları semtlerle sınırlı olan alışverişin farklı dillerde ve ödeme sistemlerinde faaliyet gösteren e-ticaret siteleri sayesinde, uluslararası bir aktivite haline gelmesi. Aklımıza önce Amazon, eBay ve Alibaba gibi dünya çapında müşterileri olan global siteler gelse de aslında elektronik ticaret sitelerinin birçoğu kuruldukları ülke dışından ciddi cirolar elde ediyor. 237 ülkeye gönderim yapan İngiltere'den Asos ve 18 ülkeye gönderim yapan Fransa'dan Vente-Privee'yi örnek olarak inceleyebilirsiniz.

      E-ticaret ihracatı dünyanın belli bölgelerinde o denli yoğunlaştı ki firmalara farklı ülkelerdeki operasyonları için destek vermek amacıyla Orta Doğu'da faaliyet gösteren Aramex ve Çin'de operasyonlarını genişleten Export Now gibi özelleşmiş ara hizmet firmaları kurulmaya başlandı. E-ticaret ekosisteminin en önemli parçalarından biri olan kargo firmaları da e-ticaret ihracatını artırmak üzerine UPS'in Online Tüketici Raporu gibi uluslararası analizler yayınlayıp detaylı çalışmalar yapıyor. Örneğin Uluslarası Posta Birliği, internet üzerinden başka ülkelere ihracat yapmak isteyen firmalara yol göstermek amacıyla Avrupa ülkelerini kapsayan bir pazar raporu yayınladı. Bu araştırmaya göre Kitap, CD ve Giyim, Ayakkabı kategorileri; farklı ülkelerden yapılan alışverişlerde başı çekiyor. Posta Birliği, bunun dışında da firmaların ihracat için organizasyon yapılarını ve iç süreçlerini hazırlamalarında yardımcı olacak bir doküman yayınladı.

      İnternet alışverişlerinin başka ülkelerden yapılmasının ana nedeni fiyat avantajı olsa da; İngiltere gibi e-ticaret konusunda tecrübeli ülkelerin bulunması ve Çin gibi bazı ülkelerin üretim maliyetleri konusundaki avantajları diğer önemli faktörler olarak değerlendiriliyor. Nielsen'in yayınladığı rapordan aldığım aşağıdaki grafik, dünyada e-ticaret ihracatı konusunda öne çıkan ülkeler arasında Kanada ve Hong Kong'un da yer aldığının görülmesi açısında önem taşıyor.



      Dünyada Hangi Ülkelere E-İhracat Yapılabilir?
      • Forrester'ın son yayınladığı E-ticarete Hazır Olma Global Raporu'nda pazarın hazır olmasına göre büyük fırsatlar sunan ilk 5 ülke ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve İngiltere şeklinde ortaya çıkmış. 
      • Planet Retail'in yayınladığı raporda ise e-ihracat alanında planlamalara başlayan firmalar için gelişmekte olan (e-ticaret pazarları yılda ortalama %30 büyüyen) Hindistan, Brezilya, Çin ve Rusya gibi ülkelerin detaylı analizlerine yer verilmiş. 
      • Aşağıdaki tabloyu aldığım AtKearney'in 2013 yılı Global Online Perakendecilik Raporu'nda da dünya çapında e-ticaret endeksinde ilk beş sıra Çin, Japonya, ABD, İngiltere ve Güney Kore'den oluşurken; Türkiye 22. sırada yer almış.



      Türkiye'den E-ticaret İhracatı Yapılır Mı?
      Ülkemizin 2023 yılı ihracat hedefi olan 500 milyar dolarlık hacim içerisinde son tüketicilere yapılacak gönderiler de bulunuyor. Firmaları bu alanda desteklemek için uygulamaya konmuş aşağıdaki üç temel düzenleme, devlet tarafında bu konuya verilen önemi göstermekte:
      1- Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi ile e-ticaret ihracatının Türkiye'den çıkış prosedürü kolaylaştırılmış oldu. Detayları daha önceki bir yazıda paylaşmıştım.
      2- E-ticaret ihracatını yurt dışında dağıtım merkezleri açarak yürütmeyi tercih eden firmalar için sağlanan Yurt Dışı Depo Desteği firmalara ciddi avantajlar sağlıyor.
      3 - Yurt Dışındaki Tanıtım Faaliyetleri Desteği sayesinde yurt dışındaki e-ticaret müşterilerine yapılacak pazarlama faaliyetleri için ciddi oranda bir geri ödeme alınabiliyor.

      24 Kasım 2013 Pazar

      Perakendeciler, Mobil Ticarete Hazırlıksız Mı Yakalandı?

      Ticaretin teknoloji ve internet sayesinde dijitalize olmasından bahsedilirken mobil ticaret, hep geleceğin trendi olarak konuşmalara konu oluyor. Oysa 'gelecek' erken geldi. Bu da ABD dahil olmak üzere tüm dünyada birçok perakendecinin yeni ticari hayata hazırlıksız yakalanmasına neden oldu. Günümüzde ulaşılan noktalardan nereye sıçrama yapılabileceğine dair kişisel değerlendirmelerimi paylaşmak istedim.

      1- Dünya üzerinde yıllık satışı yapılan internete bağlı cihaz adedi 1,6 milyarın üzerine çıkmış durumda. Bu cihazların içerisinde akıllı telefon ve tabletler, bilgisayarların hacmini çoktan geçti. (Kaynak: Business Insider The Future of Digital 2013)
      Yorum: internet of things denilen her tür teknolojik cihazın internete bağlanması konsepti mobil internet sayesinde daha da hızlanacak ve kişi başı internet bağlantısı adedi çok artacak.


      2- Global internet trafiğinin %20'si akıllı telefonlar aracılığıyla oluşmakta. (Kaynak: Webcertain Global Mobile Report 2013)
      Yorum: Tabletlerin bilgisayarları ikamesi hızlandıkça internet trafiğinin çok büyük kullanımı ve kapsamı lokasyondan bağımsız cihazlardan gerçekleşecek.

      3- ABD'de e-ticaret sitelerinin ziyaretlerinin %20'sinden fazlası akıllı telefon ve tabletlerden yapılıyor. (Kaynak: Business Insider The Future of Digital 2013)
      Yorum: Tüketicilerin mağaza-içi kullanımları arttıkça klasik perakendeciler için mobil internetin ve ticaretin etkisi katlanarak büyüyecek.

      4- ABD'de e-perakende satış hacminin %16'sı akıllı telefon ve tabletlerden yapılan alışverişlerden oluşuyor. (Kaynak: eMarketer September 2013)
      Yorum: Mobil ciroların ağırlığının sürekli artışı, firmaların tüm IT süreçlerini ve önceliklerini değiştirmesine neden olacak. Site raporlama teknolojileri daha karmaşık hale gelecek.

      5- ABD'de büyük e-ticaret sitelerinin ziyaretçilerinin %20'lere ulaşan bir kısmı sitelere 'sadece' akıllı telefon ve tabletler aracılığı ile giriyor. (Kaynak: Shop.org Annual Summit 2013 comScore Mobile Retail Boot Camp)
      Yorum: Tüketicilerin tek cihaz kullanım / konfor tercihleri, mobil'i çoklu cihaz (Multiscreen, multi device) tecrübesinin bile ötesine taşımaya başladı.


      6- ABD'de e-ticaret firmalarının ziyaretçilerini satışa dönüştürme oranı tabletlerde bilgisayarlarla aynı seviyede %2,5 düzeyinde gerçekleşirken; akıllı telefonlarda %1'in altında kalıp neredeyse üçte biri oranında gerçekleşmiş. (Kaynak: Monetate Q2 2013 Report)
      Yorum: E-perakende firmaları, akıllı telefonlardan gelen ziyaretçilerini satışa dönüştürebilmek için iş modellerini dahi değiştirmek durumunda kalabilirler.

      3 Mart 2013 Pazar

      Perakende Sektöründe Önemli Trendler ve Son Dönem Raporları

      Perakende sektörünün dönüşümünü verilerle anlayabilmek için; son dönemde yurtdışında ve içinde yayınlanan raporları, trendlerle biraraya getirmeye çalıştım.

      Tüketici tercihleri zamana veya mekana bağlı olarak değişiyor mu?
      Tüketicilerin alışveriş tercihlerine etki eden faktörler bölgelere göre farklılık gösteriyor.


      Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


      Tüketici tercihleri İnternet'ten etkileniyor mu?
      Global olarak, İnternet kullanıcıları arasında alışverişlerin %70'e yakını İnternet'ten etkileniyor.


      Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


      İnternet alışverişini geliştiren faktörler nedir?
      Tüketicilerin İnternet'ten alışveriş sıklığının artması, e-ticareti geliştiren en önemli noktaların başında geliyor. Bu amaçla FMCG sektörü ürünlerinin İnternet üzerinden satınalma olanaklarının artırılması kabul gören stratejilerden biri. Bunun yanında alışveriş kulüpleri de özellikle giyim & aksesuar alanında bu rapora göre frekans artırıcı katalizörler haline geldi.


      Türkiye'de ise MasterIndex 2012 araştırmasına göre İnternet müşterisinin büyük bölümü, hala düşük sıklıkta alışveriş yapıyor.


      Elektronik ticaret dönüşümünü hızlandıran etkenler nedir?
      İngiltere gibi şehirleşmenin yoğun olduğu ülkelerde e-ticaretin gelişimi (Gönderim ve depolama avantajları ile tüketicilerin zamansızlığı gibi nedenlerle), ABD gibi e-ticaret hacminin yüksek olduğu ülkelerle karşılaştırıldığında daha da hızlı.


      Geleneksel perakende firmalarında elektronik ticaretin ağırlığı değişiyor mu?
      Best buy gibi geleneksel perakende firmalarında e-ticaretin payı %8'lere ulaşmış durumda.


      Mağaza perakendeciliği, elektronik ticaretten etkileniyor mu?
      Fiziksel mağazaların Showroom gibi kullanılması trendinden en yoğun etkilenen firmalar, teknoloji ve ev eşyası sektöründe.

      Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


      Mobil ticaretin hacmi artıyor mu?
      Mobil ticaretin hacmi her geçen gün artıyor. eBay mobile, 2012 yılında 13 milyar dolar mobil ticaret cirosu açıklarken 2013 yılı beklentisi 20 milyar dolar:

      Türkiye'de perakende firmalarının mobil ticaret beklentilerini ise MadReport'ta okuyabilirsiniz.


      Son dönemde popüler olan yukarıdakiler gibi trendlerin hala fütürist yaklaşımlar olduğunu düşünüyorsanız, aşağıdaki başlıkları eleştirel olarak inceleyen bu rapor; tam size göre.

      20 Ocak 2013 Pazar

      Dünyanın En Büyük Perakendecisi Walmart Hakkında Bilmeniz Gerekenler

      Elektronik ticaret, sadece internet perakendecilerinden ibaret değil. Dünyadaki ticaretin %95'inden fazlası İnternet dışında gerçekleşiyor. Fiziksel perakendeyi domine eden firmalar da son yıllarda e-ticaret alanında ciddi ilerleme gösteriyor. Her yıl Amerika'da en büyük e-ticaret cirolarına sahip şirketlerin listesini yayınlayan Internet Retailer, 2012 yılında dünyanın en büyük perakendecisi Walmart'ın, aşağıdaki tabloda göreceğiniz gibi yaklaşık 5 milyar dolar ciro ile 4. sırada olduğunu açıkladı. Hatta son yapılan bir açıklamada, 2013 yılında global e-ticaret gelirinin 9 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiği ifade edilmişti.


      Aslında dünyanın en eski organize perakendecilerinden olan Walmart'ın şirket büyüklüğüne baktığımızda, internet ticaretine yeni yeni ısındığını değerlendirebiliriz. Dünyada 10 binin üzerinde mağaza ve 2 milyonun üzerinde çalışan sayısı ile yaratılan şirket cirosunun büyüklüğü, Walmart'ı 2011 yılı geliri olan 446 milyar dolar (e-ticaret oranı %2 civarında) ile dünyada en çok gelir üreten şirketler sıralaması olan Fortune 500 Listesi'nde 2. sıraya yerleştirmişti. Walmart'ın toplam cirosunun, 2012 yılı itibariyle 460 milyar doların üzerine çıkacağı tahmin edildiği için; listede ilk sıraya çıkması hiç kimse için sürpriz olmamalı.

      Peki, Walmart'ın Hikayesini Biliyor Musunuz?

      Charles Fishman'ın 2006 yılında yazdığı The Wal-Mart Effect (Wal-Mart Etkisi) kitabı, Walmart'ın nasıl bugünlere geldiği ve yarattığı ölçeğin büyüklüğü ile ilgili önemli bilgiler içeriyor. Walmart tek başına o kadar büyük bir ekonomiyi etkiliyor ki; çalışanlar, tedarikçiler ve müşteriler bir arada düşünüldüğünde ABD ekonomisinin en önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Şirket, faaliyet alanını her genişlettiğinde, (manav, müzik, kıyafet kategorileri gibi gerçek örnekler düşünüldüğünde) birçok firmanın batmasına sebep olmuş. Bazı kategorilerde ve ülkelerde pazarı domine eden alım gücü (hacim) nedeniyle tek satın alıcı olması, Monopsoni gücünü kullandığı eleştirisini beraberinde getiriyor. Hatta bazı araştırmalara göre ürünlerdeki seçimi hammadde fiyatlarını bile etkileyecek hacme ulaşmış durumda. Olumsuz eleştirilerin temelinde; hep ve en düşük fiyat politikası nedeniyle, tedarikçi marjlarının sürekli düşme eğiliminde olması ve tedarikçilerin üretimlerindeki ciddi ölçek oranı sebebiyle firmaların kar edemese de tedarik sisteminden ayrılamaması yer alıyor.

      2006 yılı itibariyle ABD nüfusunun %90'ı bir mağazasına en fazla 20 km. uzaklıkta oturuyormuş. Firmanın performansını artırarak sürdürmek için sürekli göz önünde tutmaya çalıştığı endikatörler; bir saatte kasadan geçen ürün adedi, ürün cirosunun rafta işgal edilen yere oranı ve çalışan başına saatlik karlılıkmış. Walmart'ın perakende sektörüne getirdiği yeniliklere gelirsek:

      - İlk mağaza, kurucusu Sam Walton tarafından 1962 yılında ABD, Arkansas'ta
      - İlk kez arada satış temsilcisi olmadan malların raflara dizilmesi ve tüketicilerin self-service olarak kendilerinin alışveriş yapması
      - İlk kez herkesin her gün alacağı ürünleri en düşük fiyatla satarak büyüyen ölçekten gelir yaratma modeli
      - İlk kez ürünleri birer birer kutulamadan doğrudan satma modeli
      - İlk kez ABD'de mağazalarda palet üzerinde ürün sergileme / satma (Carrefour'dan esinlenerek)
      - İlk kez organize perakende mağazaları içerisinde manav bölümünün büyük hacimde yer alması