10 Mart 2013 Pazar

Türkiye E-Ticaret Sektörüne Devlet Kurumları Nasıl Katkı Sağlıyor?

E-ticaret sektörü denince aklımıza, İnternet üzerinden ürün ve hizmetlerin son kullanıcıya yapılan satışı geliyor. Bu ürünlerin / hizmetlerin oluşturduğu (B2C) e-ticaret hacmi, Türkiye'de aşağı yukarı BKM Sanal POS değerlerinin üçte birlik bölümünü oluştursa da hızla artan bir hacime sahip. Son yıllarda yaşanan büyüme oranları, başta maliye bakanlığı olmak üzere devlet kurumlarını artık bu sektörle yakından ilgilenmeye teşvik ediyor. 2013 yılı, daha önceki yılların aksine; raporlar, yasal düzenlemeler ve toplantılar olarak üç başlıkta yoğun bir gündem ile başladı:

RAPORLAR

Türkiye'de İnternet üzerindeki ticaretin önemini göstermede bugüne kadar en büyük engel, sektörel verileri içeren raporların yayınlanmamış olmasıydı. Ve sonunda geçtiğimiz 1 ay içerisinde Türkiye hakkında iki önemli rapor yayınlandı:

- McKinsey & Company'nin yayınladığı İnternet Girişimciliği ve e-Ticaret Raporu 2013'e buradan ulaşıp inceleyebilirsiniz.

- Boston Consulting Group'un Google ile birlikte çalışıp yayınladığı Türkiye Online 2013 Raporu'nu da buradan indirip inceleyebilirsiniz.

DÜZENLEMELER

Kalkınma Bakanlığı'nın yazılma süreçlerinde yer aldığı yukarıdaki raporların yanında, son dönemde devlet tarafından hayata geçirilen aşağıdaki projeler, e-ticaret alanına verilen önemin göstergesi:


ETKİNLİKLER

Şubat ayı içerisinde Ankara'da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın katkılarıyla, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü ve TÜBİSAD'ın düzenlediği bir toplantıya katılma fırsatım oldu. Bu etkinliğin, çalışmaları tamamlama aşamasında olan Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ekseninde bir toplantı olduğunu ifade edebiliriz.

Devlet ve özel sektörden konuşmacıların yer aldığı bu etkinlikten aldığım birkaç bilgi notunu paylaşmak istedim:

  • Tasarı ile, aracı hizmet sağlayıcıların (C2C, platform siteleri) ve hizmet sağlayıcıların, sorumluluk kapsamlarının netleştirilmesi amaçlanıyormuş.
  • Türkiye'de tüketici şikayetleri konusunda 1. sektör bankacılık olurken, e-ticaret kategorisi 3. sırada yer alıyormuş. 2012 yılında yapılan 358 bin hakem heyeti başvurusunun 16 bini e-ticaret firmaları hakkındaymış. Bunlar sonucunda 55 firmada soruşturma yapılmış ve 32 firmaya, toplam 1 milyon lira ceza kesilmiş.
  • İnternetten alışveriş yapan tüketicilerin 7 gün içerisinde cayma hakkı bulunuyor. Satış sırasında önbilgilendirme yapılmadığı taktirde cayma hakkı 90 güne kadar çıkabiliyormuş.
  • Türkiye'de 19,3 milyon İnternet abonesi bulunuyormuş. Bunların 11 milyonu son iki yıl içerisinde eklenmiş. Hane olarak genişbant kullanım oranı %43'e ulaşmış.
  • Avrupa Komisyonu, AB ülkelerinde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla Avrupa 2020 stratejisine “Avrupa için Dijital Gündem” (Digital Agenda for Europe) konusunu ekledi. Bu çerçevede 2015 yılına kadar AB nüfusunun %50’sinin Online alışveriş yapması ve AB’deki KOBİ’lerin %33’ünün Online satış yapması hedefleniyormuş.

3 Mart 2013 Pazar

Perakende Sektöründe Önemli Trendler ve Son Dönem Raporları

Perakende sektörünün dönüşümünü verilerle anlayabilmek için; son dönemde yurtdışında ve içinde yayınlanan raporları, trendlerle biraraya getirmeye çalıştım.

Tüketici tercihleri zamana veya mekana bağlı olarak değişiyor mu?
Tüketicilerin alışveriş tercihlerine etki eden faktörler bölgelere göre farklılık gösteriyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


Tüketici tercihleri İnternet'ten etkileniyor mu?
Global olarak, İnternet kullanıcıları arasında alışverişlerin %70'e yakını İnternet'ten etkileniyor.


Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


İnternet alışverişini geliştiren faktörler nedir?
Tüketicilerin İnternet'ten alışveriş sıklığının artması, e-ticareti geliştiren en önemli noktaların başında geliyor. Bu amaçla FMCG sektörü ürünlerinin İnternet üzerinden satınalma olanaklarının artırılması kabul gören stratejilerden biri. Bunun yanında alışveriş kulüpleri de özellikle giyim & aksesuar alanında bu rapora göre frekans artırıcı katalizörler haline geldi.


Türkiye'de ise MasterIndex 2012 araştırmasına göre İnternet müşterisinin büyük bölümü, hala düşük sıklıkta alışveriş yapıyor.


Elektronik ticaret dönüşümünü hızlandıran etkenler nedir?
İngiltere gibi şehirleşmenin yoğun olduğu ülkelerde e-ticaretin gelişimi (Gönderim ve depolama avantajları ile tüketicilerin zamansızlığı gibi nedenlerle), ABD gibi e-ticaret hacminin yüksek olduğu ülkelerle karşılaştırıldığında daha da hızlı.


Geleneksel perakende firmalarında elektronik ticaretin ağırlığı değişiyor mu?
Best buy gibi geleneksel perakende firmalarında e-ticaretin payı %8'lere ulaşmış durumda.


Mağaza perakendeciliği, elektronik ticaretten etkileniyor mu?
Fiziksel mağazaların Showroom gibi kullanılması trendinden en yoğun etkilenen firmalar, teknoloji ve ev eşyası sektöründe.

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.


Mobil ticaretin hacmi artıyor mu?
Mobil ticaretin hacmi her geçen gün artıyor. eBay mobile, 2012 yılında 13 milyar dolar mobil ticaret cirosu açıklarken 2013 yılı beklentisi 20 milyar dolar:

Türkiye'de perakende firmalarının mobil ticaret beklentilerini ise MadReport'ta okuyabilirsiniz.


Son dönemde popüler olan yukarıdakiler gibi trendlerin hala fütürist yaklaşımlar olduğunu düşünüyorsanız, aşağıdaki başlıkları eleştirel olarak inceleyen bu rapor; tam size göre.

23 Şubat 2013 Cumartesi

Fiziksel mağaza perakendeciliği, e-ticaret sayesinde nasıl gelişiyor?

Organize perakende firmaları, sektörün oluştuğu ilk zamanlardan beri tüketicilerin 'mağaza içi alışveriş süreçlerini' kontrol altına almak amacıyla stratejiler geliştiriyor. Yüzyıla yakın bir süre boyunca biriken tecrübeler sayesinde, herhangi bir ürün satın almak için girdiğimiz bir mağazadan hiç planlamadığımız ürünler satın alarak çıkıyoruz. Bu süreçler, mağazaiçi alışveriş tecrübesini satış artırıcı şekilde geliştirmek olarak tanımlanıyor. Labirent benzeri alışveriş parkuru ile ünlü mağazalara (örneğin Ikea) veya günlük tüketilen ürünlerin girişin tam ters bölümünde yeraldığı mağazalara (örneğin Walmart) sahip firmalar, temelde tüketicilerin alışveriş sırasında daha fazla ürün satın almasını sağlamaya çalışıyor. Hatta bazı üretici firmalar, tüketicilerin raf önündeki davranışları konusunda perakende firmalarının kendilerinden daha fazla uzmanlaşıp bu tecrübelerini perakendecilere aktarıyor (örneğin P&G).


Görsel Kaynak: www.dailymail.co.uk

İnternet üzerindeki perakendeciliğin tarihi henüz yirmi yıllık olsa da dijital bir platform olmanın avantajı sayesinde e-ticaret, müşterilere iyice kişiselleşmiş bir alışveriş imkanı veriyor. İnternet'in her tür ölçümlemeyi mümkün kılan yapısı nedeniyle gelişmiş CRM teknolojilerini kullanan e-ticaret firmaları; ziyaretçilerin geçmiş alışveriş, site içi gezinti ve diğer birçok verisine göre kişilere özel ürün ve fiyatlar sunabiliyorlar (örneğin Amazon). Kişiselleşmiş alışveriş tecrübesi üzerine uzmanlaşan İnternet perakendecilerinin, müşterilerine daha fazla ürün satmak için uyguladıkları stratejilere, websitelerini optimize etmek deniyor. Aslında klasik perakendedeki benzer birikimin dijital hali olan bu stratejiler, İnternet'in doğasından kaynaklanan avantajlarla daha da ileriye götürülebiliyor: tüketicinin neredeyse her adımı raporlanıp örneğin alışveriş sepetine ürün atan kişilerin hangi oranda kredi kartı bilgisini girmediği ve hangi sayfa tasarımının bunu azaltabildiği kolayca analiz edilebiliyor.


Görsel Kaynak: www.scurri.co.uk

E-ticaret firmalarının tüketicileri anlamaya dair birikimlerinin kısa süre içerisinde çok fazla arttığı önemli bir gerçek. Zaman içerisinde İnternet sayesinde ortaya çıkan tüketiciyi daha iyi anlama avantajları, fiziksel perakendeye de ilham veriyor. Mağaza içindeki alışveriş tecrübesi; teknolojinin de yardımıyla dijital platformlardaki ölçümleme ve optimizasyon stratejilerine benzer özelliklerle daha da geliştiriliyor. Aşağıdaki ilginç uygulamalar; bir anlamda e-perakende sektörünün, fiziksel perakende sektörüne yaptığı önemli katkıyı da göstermiyor mu?

- 3VR: Kameralar ile müşteri analizi
- Brick Stream: Kameralar ile alışveriş merkezi optimizasyonu
- Euclid Analytics: (Wi-Fi network) Akıllı telefonlar ile müşteri analizi
- Irisys: Kasa sırası yönetimi analizi
- Nanuka: Kameralar ile müşteri analizi
- Path Intelligence: Akıllı telefonlar ile müşteri analizi
- Recordant: Mikrofonlar ile müşteri analizi
- RetailNext: Kameralar ile müşteri analizi
- VideoMining: Kameralar ile müşteri analizi, araştırması

3 Şubat 2013 Pazar

Asos, Etsy ve Net-A-Porter Kuruluş Hikayelerinden E-Ticaretçiler İçin Notlar

Girişimcilerin en önemli ihtiyaçlarından biri, başarılı girişimcilerin olumlu ve 'özellikle de olumsuz' tecrübelerini ilk ağızdan dinlemeleri. Son dönemde yayınlanan iki kitap sayesinde Türkiye'deki İnternet girişimcilerinin hikayelerini daha yakından takip etme şansımız oldu. Ertuğrul Belen ve Taylan Demirkaya'nın derlediği Girişimciliğin Altın Kuralları ve Ekim Nazım Kaya'nın kaleme aldığı Kaldıraç Etkisi, girişimcilerin karşılaşabileceği birçok sorun hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlıyor.

Benzer şekilde ABD ve İngiltere kökenli örnekleri inceleyen bir kitap olan How They Started Digital (Dijital Olarak Nasıl Başladılar), girişimcilik konusu ile ilgilenenler için global İnternet projelerinin hikayelerini öğrenmek adına faydalı bir kaynak. David Lester'in editörlüğünü yaptığı kitapta, 25 fikrin nasıl başarılı birer dijital iş projesine dönüştüğü, okuyucuyu sıkmadan anlatılmış.

ASOS
- 2000 yılında faaliyete geçen, hazır giyim e-ticaret sitesi
- KURUCU: Quentin Griffiths, Nick Robertson isimli 30'lu yaşlarında reklam sektörü kökenli.
- İŞ FİKRİ: Kurdukları Entertainment Marketing ajansı ile TV programları içinde ürün / marka yerleştirme projeleri yaparken ünlülerin kullandıkları ürünler üzerine bir e-ticaret projesi olan As Seen On Screen ortaya çıkıyor. 2003 yılında sadece ünlülerle bağlı olmayan, moda markalarının satıldığı bir e-ticaret sitesine dönüşüyor.
- İSİM: İlk üç yılında As Seen On Screen olan ismin baş harfleri
- CİRO: Başlangıç sermayesi 2.4 milyon pound, 2001 yılında halka açılmış, 2004 yılında karlı hale gelmiş, 2007 yılı itibariyle 42.5 milyon pound, 2012 yılında 515 milyon pound.
- GELİŞTİRME: 2007 yılında dağıtılmaya başlanan Asos Magazine isimli moda dergisi, 500 bin civarında adete ulaşmış. 2010 yılında Fransa, Almanya ve Amerika sitelerini ve 2011 yılında İspanya, İtalya siteleri açılmış.
- 2005 yılında şirketin deposu tümüyle yanmış. Sıkıntılı geçen 6 hafta sonunda tekrar faaliyetine geri dönmüş, dönüş gününde 10 binin üzerinde sipariş almış.

ETSY
- 2005 yılında faaliyete geçen, el işi ürünlerin tanıtımına olanak tanıyan e-ticaret platformu.
- KURUCU: Rob Kalin, Chris Maguire, Haim Schoppik isimli 20'li yaşlarında yazılım kökenli.
- İŞ FİKRİ: Getcrafty isimli elişi ürün forumu altyapısı üzerinde çalışırken bulunmuş.
- İSİM: 8 buçuk isimli Fellini filminde geçen replikten.
- CİRO: 2006 yılı yaklaşık 4 milyon dolar; 2009 yılında karlı hale gelmiş; 2010 yılı cirosu 40 milyon dolar (300 milyon dolarlık ticaret yapılmış)
- GELİŞTİRME: Kullanıcılardan gelen yeni kategori önerileri, kullanıcı sohbet forumları, ürün aramasının renge göre yapılabilmesi özellikleri.
- Ödeme modülü yetişmediğinden, site ilk açıldığı birkaç ayında ücretsiz hizmet sunulmuş.

NET-A-PORTER
- 2000 yılında faaliyete geçen, tasarım ve lüks ürün e-ticaret sitesi
- KURUCU: Natalie Massenet isimli 40'larında moda editörü
- İŞ FİKRİ: Kendisinin alışveriş yapmak istediği tasarım kıyafet alanında üst segmente hizmet veren Online sitelerin olmaması
- İSİM: 'Giymeye Hazır'ın Fransızcası
- CİRO: Başlangıç sermayesi 1 milyon pound, 2004 yılında karlı hale gelmiş (Aylık 4 milyon ziyaretçi; sepet büyüklüğü 500 pound; %1'lik VIP müşteriler cironun %20'sini oluşturuyormuş.)
- GELİŞTİRME: Çok yüksek çözünürlükteki görseller, Online dergi ve kargo şirketleriyle gümrük süreçlerini kısaltan özel anlaşmalar. 2009 yılında Outlet sitesi The Outnet ve 2011 yılında Mr Porter isimli erkeklere özel site açılmış.
- Müşterilerde fiziksel alışverişteki lüks algısının yaratılması, paketleme süreci aracılığı ile gerçekleşmiş; özel tasarım kutular üretilmiş.

20 Ocak 2013 Pazar

Dünyanın En Büyük Perakendecisi Walmart Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Elektronik ticaret, sadece internet perakendecilerinden ibaret değil. Dünyadaki ticaretin %95'inden fazlası İnternet dışında gerçekleşiyor. Fiziksel perakendeyi domine eden firmalar da son yıllarda e-ticaret alanında ciddi ilerleme gösteriyor. Her yıl Amerika'da en büyük e-ticaret cirolarına sahip şirketlerin listesini yayınlayan Internet Retailer, 2012 yılında dünyanın en büyük perakendecisi Walmart'ın, aşağıdaki tabloda göreceğiniz gibi yaklaşık 5 milyar dolar ciro ile 4. sırada olduğunu açıkladı. Hatta son yapılan bir açıklamada, 2013 yılında global e-ticaret gelirinin 9 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiği ifade edilmişti.


Aslında dünyanın en eski organize perakendecilerinden olan Walmart'ın şirket büyüklüğüne baktığımızda, internet ticaretine yeni yeni ısındığını değerlendirebiliriz. Dünyada 10 binin üzerinde mağaza ve 2 milyonun üzerinde çalışan sayısı ile yaratılan şirket cirosunun büyüklüğü, Walmart'ı 2011 yılı geliri olan 446 milyar dolar (e-ticaret oranı %2 civarında) ile dünyada en çok gelir üreten şirketler sıralaması olan Fortune 500 Listesi'nde 2. sıraya yerleştirmişti. Walmart'ın toplam cirosunun, 2012 yılı itibariyle 460 milyar doların üzerine çıkacağı tahmin edildiği için; listede ilk sıraya çıkması hiç kimse için sürpriz olmamalı.

Peki, Walmart'ın Hikayesini Biliyor Musunuz?

Charles Fishman'ın 2006 yılında yazdığı The Wal-Mart Effect (Wal-Mart Etkisi) kitabı, Walmart'ın nasıl bugünlere geldiği ve yarattığı ölçeğin büyüklüğü ile ilgili önemli bilgiler içeriyor. Walmart tek başına o kadar büyük bir ekonomiyi etkiliyor ki; çalışanlar, tedarikçiler ve müşteriler bir arada düşünüldüğünde ABD ekonomisinin en önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Şirket, faaliyet alanını her genişlettiğinde, (manav, müzik, kıyafet kategorileri gibi gerçek örnekler düşünüldüğünde) birçok firmanın batmasına sebep olmuş. Bazı kategorilerde ve ülkelerde pazarı domine eden alım gücü (hacim) nedeniyle tek satın alıcı olması, Monopsoni gücünü kullandığı eleştirisini beraberinde getiriyor. Hatta bazı araştırmalara göre ürünlerdeki seçimi hammadde fiyatlarını bile etkileyecek hacme ulaşmış durumda. Olumsuz eleştirilerin temelinde; hep ve en düşük fiyat politikası nedeniyle, tedarikçi marjlarının sürekli düşme eğiliminde olması ve tedarikçilerin üretimlerindeki ciddi ölçek oranı sebebiyle firmaların kar edemese de tedarik sisteminden ayrılamaması yer alıyor.

2006 yılı itibariyle ABD nüfusunun %90'ı bir mağazasına en fazla 20 km. uzaklıkta oturuyormuş. Firmanın performansını artırarak sürdürmek için sürekli göz önünde tutmaya çalıştığı endikatörler; bir saatte kasadan geçen ürün adedi, ürün cirosunun rafta işgal edilen yere oranı ve çalışan başına saatlik karlılıkmış. Walmart'ın perakende sektörüne getirdiği yeniliklere gelirsek:

- İlk mağaza, kurucusu Sam Walton tarafından 1962 yılında ABD, Arkansas'ta
- İlk kez arada satış temsilcisi olmadan malların raflara dizilmesi ve tüketicilerin self-service olarak kendilerinin alışveriş yapması
- İlk kez herkesin her gün alacağı ürünleri en düşük fiyatla satarak büyüyen ölçekten gelir yaratma modeli
- İlk kez ürünleri birer birer kutulamadan doğrudan satma modeli
- İlk kez ABD'de mağazalarda palet üzerinde ürün sergileme / satma (Carrefour'dan esinlenerek)
- İlk kez organize perakende mağazaları içerisinde manav bölümünün büyük hacimde yer alması

6 Ocak 2013 Pazar

Dijital İletişim Stratejileri İçin Veri Tabanları ve Ücretsiz Araçlar

E-ticaret firmalarının en öncelikli hedeflerinden biri, işlerini daha verimli yapmak. Aslında, İnternet üzerinde bulunan, çoğunluğu ücretsiz Online araçları veya bilgi kaynaklarını kullanarak bu stratejiyi kolayca uygulamak mümkün. Bu süreci temel olarak tüketicileri analiz etmek, hedef kitleyi siteye getirmek, ziyaretçileri raporlamak ve siteyi iyileştirmek gibi 4 başlıkta düşünebiliriz. E-ticaret profesyonelleri tarafından doğrudan kulanılabilecek kaynakları & araçları, aşağıda bu bölümlemeye göre listelemeye çalıştım.

ANALİZ
Tüketicileri dinlemek; gerçek zamanlı pazar araştırması yapmak.

Global İnternet Kullanıcısı Araştırması
Global Mobil Kullanıcı Araştırması
Internet Pazarlaması - Ülke Verileri
ABD Tüketici Araştırması

Global İnternet Reklamcılığı Verileri
Global Sosyal Medya Verileri

Google Arama Trendleri
Google Anahtar Kelime Aracı

eMarketer Blog
Forrester Blog
ComScore Blog

Türkiye İnternet Kullanım Verileri (TUIK)
Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu (BTK)
Birleşik Kartlar Merkezi (BKM)

TRAFİK
Hedef kitlenin siteyi ziyaretini sağlamak.

Arama Motoru Optimizasyonu
Google
Bing
Yandex

Online Reklam
Google AdWords
Facebook Reklamları

Sosyal Platformlar
Google+ Sayfası
Facebook Sayfası
Twitter Sayfası

RAPORLAMA
Site ziyaretçilerinin detaylı analizini çıkarmak.

Web Sitesi
Google Analytics
Yandex Metrica
StatCounter
Piwik
Clicky

Sosyal Platform Sayfası
Youtube Analytics
Facebook Page Insights

İYİLEŞTİRME
Satış veya diğer hedef gerçekleşme oranlarını artırmaya yönelik testler uygulamak.

Google Analytics İçerik Denemeleri (Content Experiments)
Fivesecondtest

30 Aralık 2012 Pazar

Sosyal Medya için Forrester'ın Önerdiği Stratejilerden Haberdar Mısınız?

Sosyal medya kullanımı arttıkça bu direk iletişim kanalının tüketicilere ulaşmak için nasıl bir strateji ile kullanılacağı, çok daha önemli hale geldi. Araştırma şirketi Forrester tarafından desteklenen sosyal medya stratejisi kitabı Groundswell (Ani Patlama), bu konuda önemli bir kaynak. Charlene Li ve Josh Bernoff tarafından yazılan kitapta sosyal etkinin kontrol edilme yolları; müşterileri analiz etme ve sosyal kanallar aracılığıyla etkileşim kurma metodları, onlarca firmanın yaşadığı örnekler ışığında bir araya getirilmiş.

Müşterileri Anlamak
Groundswell stratejisinde öncelikli amaç, insanları daha iyi anlamak. Social Technographics Profile aracı ile tüketicilerin aşağıdaki alt gruplara ayrılması sağlanıyor. Ve hedef kitlenin içerisinde bu grupların ağırlıklarının analiz edilmesi amaçlanıyor.

1) Yaratanlar (Creators): blog yazanlar, video yükleyenler
2) Hoşsohbetler (Conversationalists): durum güncelleyenler
3) Eleştirmenler (Critics): yorum yazanlar
4) Toplayıcılar (Collectors): oylayanlar
5) Katılımcılar (Joiners): profilleri bulunanlar
6) Seyirciler (Spectators): blog okuyanlar
7) İlgisizler (Inactives): hiçbir sosyal aktivite yapmayanlar

Aşağıda Social Technographics Profile aracından aldığım grafikte göreceğiniz gibi ABD'de genel kitle içerisinde Joiners ve Spectators ciddi bir orana sahipken, Avrupa'da genel kitlede Inactives çok yüksek.


Bu arada İspanya ve İtalya gibi Türkiye'ye benzeyen ülkelerde erkeklerin ağırlıklı olduğu gruplar Critics ve Spectators olurken; kadınlar Joiners ve Inactive gruplarında daha yüksek bir orana sahip.

Aksiyon Almak
Hedef kitle ile bu analiz üzerine kurulacak iletişim stratejileri için ise POST (people-objective-strategy-technology) isimli bir metod öneriliyor.

Örnek verecek olursak; kitapta 'Hedef bölümü (objective)' için yapılabileceklerin listesi ise şöyle:
Dinleme (Listening): sosyal raporlama araçları ile markayı gözetlemek
Konuşma (Talking): blog oluşturmak
Tetikleme (Energizing): marka ile ilgili raiting ve yorum eklentileri kullanmak
Destekleme (Supporting): marka hakkında forumlar oluşturmak
Kucaklama (Embracing): müşteriler arasında öneri yarışmaları düzenlemek

Son olarak, kitabı okurken kafamda oluşan bir değerlendirmeyi paylaşmak istiyorum:
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki firmaların çalışanları, kurumun kendi iletişim gücünden daha fazla fayda sağlayabilir. Yani kollektif olarak, tek bir mesajı; ücretli ve planlanmış kanallar aracılığı ile vermek yerine her çalışanın medya kanalına dönüştüğü bir yeni dünya düzenine geçiyor olabiliriz. Çok pazarlama bütçesi olan firmaların değil; çok çalışanı bulunan firmaların daha büyük medya gücüne sahip olduğu bir dünyanın olabileceğini yadsımamalıyız. Tıpkı çalışanlarına ürettikleri araçları satmak gibi bir ölçek ekonomisi rüyası ile iş dünyasını değiştiren Henry Ford'un yenilikçi üretim modeli gibi; bireysel pazarlamanın gücünü kullanmayı deneyecek firmalara hazırlıklı olmalıyız.