2 Mayıs 2010 Pazar

Türkiye'deki Yeni E-Ticaret Projeleri

2010 yılının Türkiye’deki e-ticaret yatırımlarının ciddi artış göstereceği bir yıl olacağına dair olumlu beklentiler, gerçeğe dönüşmeye başladı. Farklı kategorilerde birçok önemli firma bu yıl içerisinde elektronik ticaret sektörüne katılmaya başlıyor.

Yenilikçi iletişim kampanyaları ile farklılaşma yoluna giden Vestel, e-ticaret sitesini faaliyete geçirdi. Bu sayede dünyadaki rakiplerinden dijital vizyon olarak hiçbir eksiğinin olmadığını kanıtlayan Vestel’in marka gücü sayesinde Türkiye’de İnternet’ten alışverişe olan ilginin daha da yaygınlaşacağını değerlendirmek hiç de yanlış olmayacaktır.

Tekstil ürünleri konusunda Avrupa’nın önemli İnternet markalarından olan Halens'in Türkiye operasyonunu kısa süre içerisinde faaliyete geçirecek olması da çok önemli bir gelişme.

Son dönemin en gözde iş modellerinden olan özel alışveriş kulübü konseptinin en yeni temsilcisi Trendyol oldu. Yabancı yatırımcıların desteklediği bir girişim olması yanında bu kategorinin özellikle bayanların İnternet’ten alışverişi tecrübe etmesini sağlaması nedeniyle Trendyol’un sektöre yeni tüketicileri kazandırmak konusunda çok ciddi bir katma değer yaratacağını düşünüyorum. Benzer bir iş modelinde olan ve ürünler dışında hizmetlere dair de farklı özel kampanyaları listeleyen Avrupa'daki en önemli İnternet oyuncularindan City Deal da Şehir Fırsatı ismiyle Türkiye'de faaliyete başladı. Bu projenin özellikle bölgesel iş modeli eksikliğine ciddi bir tecrübe getireceğini görebiliriz.

Tüketici elektroniği sektöründe ise durum şimdilik net olmasa da gelişmeler sevindirici. Teknosa, Vatan Bilgisayar ve Bimeks için web siteleri neredeyse en büyük mağazaları haline gelmişken yabancı yatırımcılardan sadece Darty , İnternet üzerinden alışverişe imkan veriyor. Dixons ve Currys gibi önemli Internet markalarını da bünyesinde barındıran bir Avrupalı perakende grubuna ait Electro World ve Türkiye’deki ikinci mağazasını kısa süre önce Ankara’da açan, Amerika’nın en büyük tüketici elektroniği perakendecisi Best Buy; henüz İnternet üzerinden satış konusunda yatırıma başlamadılar. Elektronik ticaret konusundaki bu iki önemli dünya devinin de önümüzdeki dönemde İnternet konusuna yatırıma başlayarak sektörde çok ciddi bir tecrübe eksikliğini dolduracağına inanıyorum.

13 Nisan 2010 Salı

Türkiye E-ticaret Sektörü Hacmi Gerçekten 10 Milyar TL'ye Ulaştı Mı?

Türkiye e-ticaret sektörüne dair tek resmi veri, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından belli dönemlerde açıklanan sanal POS işlem tutarları. BKM tarafından açıklanan verilere göre, 2009 yılında Türkiye’deki e-ticaret hacmi 10 milyar TL seviyesini geçti. Başka herhangi bir kurum resmi olarak sektör verilerini açıklamadığı için bu rakam baz alınarak Türkiye’deki Online perakende sektörü hakkında bir değerlendirme yapılması yanlış olacaktır. Neden mi?

BKM’nin açıkladığı veriler sanal POS cihazları üzerinden geçen toplam ticareti ölçüyor. Türkiye genelinde satış veya bayilik ağı bulunan birçok firma, merkeze geçilen siparişleri sanal POS’lar üzerinden işleme alıyor. Örneğin mağazada kontör satışı yapan bir mobil operatör bayisinin talebi veya bir seyahat acentasından alınan uçak biletleri veya tatil paketleri sanal POS üzerinden sisteme giriliyor. Bu nedenle Online ticarete ait olmasa da ciddi bir ticaret hacmi, BKM rakamları içerisinde yer alıyor. Kısaca Türkiye’de resmi olarak açıklanan tek e-ticaret verisi kabul edilen BKM sanal POS işlem ve hacimleri aslında büyük oranda elektronik olmayan ticareti içeriyor. Buna ilave olarak açıklanan sanal POS hacminin, Online perakende yanında Internet alışverişinde öncelikli kullanımlardan olan seyahat ve turizm sektörü için yapılan harcamaları da kapsadığının altını çizmemiz gerekli. Son olarak, BKM verilerinde son kullanıcı (B2C) ve firma ticareti (B2B) ayrımının yapılmadığını da belirtmemiz faydalı olacaktır.

Peki, Türkiye Online perakende sektörünün gerçek büyüklüğü ne?
Seyahat ve turizm sektörünü dışına çıkardığımızda, elektronik ticaret denildiğinde ilk akla gelen şey kullanıcıların / müşterilerin Internet üzerinden yaptıkları alışverişlerin oluşturduğu (ağırlıklı olarak B2C) ticaret hacmi. Burada Internet’in (dolaylı olarak) etkilediği ticaret hacminden değil, sadece Internet üzerinde gerçekleşen ticari büyüklükten bahsettiğimin de altını çizeyim. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Kaan Dönmez, bir röportajda 2009 yılında Türkiye Online perakende sektörü büyüklüğü olarak 1 milyar TL’ye yaklaşılacağını belirtirken, Capital’de konu ile ilgili olarak yayınlanan bir başka yazıda benzer şekilde e-ticaretin 2009 sonu itibariyle 500 milyon dolar civarında olduğu belirtilmişti. Türkiye ile benzer ekonomik büyüklükte olan Polonya gibi bir ülkedeki bu hacmin 2009 yılında yaklaşık 3,4 milyar dolar olduğunu hatırladığımızda, Türkiye’nin ne kadar ciddi bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu daha net fark edebiliriz.

4 Nisan 2010 Pazar

Türkiye, Malezya Olur Mu?

Türkiye’de e-ticaret sektöründe ciddi bir büyüme yakalamak için belki de Malezya’yı örnek almalıyız. Bu yazıda size Malezya'yı e-ticaret alanında farklı kılan ilginç bir projeden bahsedeceğim.

Malezya Bilişim Derneği, (PIKOM) 2009 yılı içerisinde e-ticaret sektörünü geliştirmek için ilginç bir projeye liderlik etti. Bilgilerine buradan ulaşabileceğiniz gibi, bir site üzerinden ülke genelindeki tüketicileri e-ticaret konusunda bilgilendirmeyi amaçlayan bir tanıtım kampanyası (Buy Online for 1Malaysia) başlatıldı. E-ticaret sitelerinin arz konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını ve sektörün büyümesi için talebin artmasını amaçlayan PIKOM’un bu kampanya ile öngördüğü artış ilk etapta normal büyüme oranı dışında %10 civarında bir ek büyüme idi. Peki Malezya’daki e-ticaret sektörü bu tip bir proje ile desteklenecek kadar küçük mü?

Malezya E-Ticaret Verileri
Internet World Stats verilerine göre Malezya’da Internet, 16 milyon kullanıcı ile %62 dolaylarında bir penetrasyona sahip. IDC verilerine göre ise 2005 yılında son kullanıcıların işlemlerini içeren e-ticaret hacmi (B2C e-commerce) 2 milyar USD seviyelerinde iken 2009 yılında sektör hacmi 3.4 milyar USD seviyelerine ulaşmış. Yine IDC’nin yaptığı araştırmaya göre Malezya’da Internet’ten alışveriş yapma oranı %30’un üzerinde. Yani Internet kullanıcılarının yarısı Online alışveriş tecrübesi yaşamış durumda. Kategorilere indiğimizde ise Online alışveriş yapanların %70’i kitap almayı tercih ederken %50’ye yakını bilgisayarlarını Internet’ten aldığını belirtmiş.

Ülkemizde elektronik ticaret sektörü için son dönemde yapısal düzenlemeler yapılması gündemde. Bu süreçte e-ticaret aktörlerinin de tüketicilerin Online alışverişin avantajlarını tanımasına yönelik faaliyetlerde bulunması, sektördeki büyüme oranlarını beklentilerin üzerine çıkaracaktır.

26 Mart 2010 Cuma

Türkiye E-ticaret Sektörü İçin 2015 Yılı Öngörüleri

Center for Retail Research (CRR) araştırma merkezinin 2010 yılı ile ilgili olarak beklentilerini içeren raporu* yayınlandı. Rapordan aldığım aşağıdaki tabloya göre 2009 yılında İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkelerindeki e-ticaret hacminin toplam perakende sektörüne oranı %5’in üzerine çıkmış. Burada İngiltere’de %10’a yaklaşan inanılmaz oranın da altını çizmemiz gerekli. 2010 yılı beklentileri ise tüm Avrupa’da toplam perakende sektör hacminin yatay bir seyir izleyeceği, buna karşılık Online alışverişin ise %20 dolayında büyüyeceği yönünde.


İtalya ve İspanya’nın diğer Avrupa ülkelerine kıyasla gerek insan ilişkileri gerekse alışveriş alışkanlıkları yönünden Türkiye’ye daha çok benzediği bir gerçek. Ülkemiz için 2010 yılı itibariyle TÜİK ve özel araştırma şirketleri verileri sonucunda ortaya çıkan %40 Internet kullanım ve %10 e-ticaret penetrasyon oranlarının, bu ülkelerdeki 2005 yılı verileri ile benzeştiği değerlendirildiğinde, e-ticaret gelişim süreci açısından benzer evrelerden geçeceğimizi öngörebiliriz. Aşağıdaki verilere göre İtalya ve İspanya’daki e-ticaret müşterileri diğer Avrupa ülkelerindeki müşterilerle neredeyse aynı yıllık ortalama alışveriş tutarına sahip olsa da bu ülkelerdeki e-ticaretin toplam perakende sektörü içindeki payı %1 seviyelerinde seyrediyor. Buradan basit bir çıkarım yaparsak; nüfusun büyük bölümünün henüz e-ticaret ile tanışmamış olmasının, İtalya ve İspanya e-ticaret hacimlerinin toplam perakende pazarlarına göre düşük kalmasına neden olduğunu ifade edebiliriz. Zaman içerisinde Internet sitelerinden alışveriş yapma oranının artacağını göz önüne alırsak bu ülkelerde ciddi bir büyüme potansiyeli olduğunu fark edebiliriz. Türkiye’de de birkaç yıl içerisinde benzer bir faz ile karşılaşacağımızı öngörürsek; sektörün büyümesi açısından gündeme almamız gereken en önemli konu, ülkemizdeki e-ticaret müşteri adedini artırmak olacaktır.


*CRR raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

21 Mart 2010 Pazar

Online Bahis / Şans Oyunları Pazarı Hızla Büyüyor

Real Madrid’in futbol maçlarını takip edenler mutlaka forma sponsoru Bwin markasını fark etmiştir. Bwin, İnternet üzerinde faaliyet gösteren bir bahis firması. 888, Betsson ve William Hill gibi onlarca büyük site, yüzlerce ülkede bulunan müşterileri sayesinde günden güne cirolarını artırıyor. Bahis kategorisi, tüm dünyada e-ticaretin yükselen değeri. İngiltere gibi e-ticaretin çok gelişmiş olduğu ülkeler dışında İtalya, İspanya gibi ülkelerde bile toplam e-ticaret hacminin %7’sine ulaşan Online bahis sektörü, aslında tam olarak kontrol edilemeyen devasa bir potansiyele sahip. Kısa bir başka değerlendirmeye buradan ulaşabilirsiniz.

Devletlerin vergi düzenlemeleri ve şans oyunu yasakları nedeniyle yakından takip ettiği bu sektörün ülkemizde en popüler dönemi 2007 yılı oldu. Yüzlerce Online bahis sitesine erişimin mahkeme kararı ile kapatılıp bu siteler üzerinde oyun oynayanlara dair hukuksal yaptırımlar uygulanacağı haberlerinin medyada yer bulduğu bu dönemden sonra yasal sitelerin üye ve ciro artış hızları daha da arttı. Türkiye’deki resmi bahis şirketi olan İddaa’nın interaktif bayilerinin sayısı 2009 yılında verilen 3 yeni bayilik ile 5 adete ulaştı.

Bilyoner: Açıldığı 2005 yılından önce liberonette ismi ile faaliyet gösteren Çukurova Grubu’na ait Türkiye’deki ilk resmi Online bahis sitesi.

Nesine: 2006 yılında faaliyete başlayan Doğan Grubu’na ait resmi Online bahis sitesi.

Misli: 2009 yılında açılan Maraton Medya’ya (Şansal Büyüka) ait resmi Online bahis sitesi.

Oley: 2009 yılında yayına giren Doğuş Grubu’na ait resmi Online bahis sitesi.

Tuttur: 2010 yılında yayına giren Saran Holding’e ait resmi Online bahis sitesi.

Aşağıdaki Google Websitesi Trendleri ve Alexa Websitesi İstatistikleri grafiklerinde sitelerin son ziyaretçi hacmi karşılaştırmalarını görebilirsiniz.



Online Bahis / Şans Oyunu Sektörü İstatistikleri
İnternet üzerindeki ilk bahis sitesi 1995 yılında ABD’de kuruldu. H2 Gambling Capital verilerine göre 2006 yılında 17.6 milyar dolar olan Online bahis / şans oyunu sektörünün büyüklüğü 2008 yılında 22.6 milyar dolar düzeyine yükseldi. Bunun yaklaşık 6 milyar dolarını ABD kaynaklı gelirler oluşturuyor. 2004 yılında Online bahis / şans oyunları pazarı toplam sektörün %2’sini oluştururken 2012 yılı için beklenen, bu oranın iki katına çıkması. En ciddi büyümenin mobil bahis / şans oyunları kategorisinden geleceğini değerlendiren uzmanlar, bu konuda 2013 yılında 3.4 milyar dolarlık bir mobil pazar olacağını öngörüyor.

14 Mart 2010 Pazar

Ücretsiz Sosyal Medya Takip Araçları

İnternet’te gerçek zamanlı olarak içerik takibi yapmak gün geçtikçe daha çok önem kazanıyor. Facebook, Twitter, Friendfeed ve Buzz gibi sosyal ağlarda ürün ve hizmetler hakkında yapılan paylaşımların ne gibi etkileri olabileceğine dair önceki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Aşağıda kolayca kullanabileceğiniz araçları kısaca açıklayarak listelemeye çalıştım. Burada bulunmayan Online araçlar hakkındaki bilgilerinizi paylaşabilirseniz, daha sağlıklı bir listeye sahip oluruz.

Trendistic: Twitter’a yapılan girişlerde geçen kelimelerin trendlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeye yarayan Online araç. Özellikle ciddi artış olan günleri görüp o tarihteki tweet’leri filter edebilmemize olanak sağlaması, popüler konuları kolayca analiz etmemize neden oluyor.

Twitalyzer: Sosyal medyada içerik üreten kullanıcıların performanslarını raporlayan Online araç. Özellikle bu konudaki isimlerin düşünüldükleri kadar güçlü olup olmadığının sorgulanabilmesi açısından firmaların çok işine yarayabilir.

Twitt(url)y: Twitter’da paylaşılan URL’lerin bilgisini toplayarak en popüler linkleri gösteren gerçek zamanlı bir Online araç.

TweetStats: Twitter kullanıcılarının içerik üretilen zamanlar ile ilgili istatistiklerine ulaşabileceğiniz Online araç.

How Sociable: Anahtar kelimeleri (daha çok markaları) birçok sosyal medya platformunu gerçek zamanlı olarak tarayarak, kendi oluşturduğu ‘görünürlük puanı’ endeksine dönüştüren Online araç. Şimdilik sadece farklı markalar için karşılaştırma amacıyla kullanılabileceğini düşünüyorum.

Google Alerts: Anahtar kelimeler ile ilgili olarak Google arama motorunda yeni endekslenen sayfaların bilgisini otomatik e-posta olarak gönderen alarm sistemi. Bu otomatik alarm; Haber, Web, Bloglar, Videolar ve Gruplar olarak alt bölümlemelere göre de kurulabiliyor.

Google Bloglar: Tercih edilen bir zaman aralığı içinde anahtar kelimelerin geçtiği sayfaların aramasının yapılabildiği Online araç. Google arama motorundan en önemli farkı ise sürekli yeni içerik üretilen siteler olan blog’lar özelinde bir araştırma yapabilme olanağı vermesi.

Facebook Lexicon: Bu araca şubat ayından beri erişilemiyor olsa da Facebook üyelerinin profil, grup veya etkinlik duvarlarına ekledikleri içerikleri tarayan bir analiz aracı idi. Facebook üye adedi tüm dünyada gittikçe daha fazla arttığı için bu kitleyi analiz edebilmekte daha etkili bir araca ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçek.

Facebook Kitle Analizi: Anahtar kelimelerin seçilen demografik ve coğrafi kriterlere göre kaç adet Facebook üyesinin profilindeki bilgilerde yer aldığını görmek mümkün. Üyelerin profillerinde yer alan Hobiler, TV Programları gibi bilgilerin otomatik olarak taranması ile oluşan bu verilere, ancak reklam oluşturma adımlarına başlanarak ulaşılabiliyor.

5 Mart 2010 Cuma

Sosyal Salgınların Analizi ve Önyargılarımızın Algılarımız Üzerindeki Etkisi

Bu yazıda Outliers kitabıyla bir anda popülerliği artan Amerikalı gazeteci ve sosyolojist Malcolm Gladwell’in daha önce yayınlanan iki kitabından bahsetmek istiyorum. Kendisini geçtiğimiz yıl Turkcell Akademi Etkinliği ’nde canlı olarak izlememiş olanlar, TED toplantılarındaki şu sunum videosunu izleyebilirler.

Gladwell, belli bir noktayı geçtikten sonra durdurulamayan trend olarak tanımlayabileceğimiz Taşma Noktası (Tipping Point) isimli kitabında, sosyal salgınların nasıl başladığını örnekler üzerinden anlatıyor. Gladwell, kısa süre içerisinde büyük kitlelerin dikkatini çeken sosyal salgınları incelediğinde 3 ana kuralın varlığını fark ediyor:

A) Azlar Kanunu (Law of Few): Ürünü fark eden ve salgını başlatanlar, aslında çok küçük bir grup. Bu grupların ortak özelliği ise 3 tip kişinin de grup içinde yer alması.

Bağlantı Sağlayıcılar (Connectors): Yüzlerce kişiden oluşan sosyal bağları olan kişiler. Kitapta öne sürülen konulardan en önemlisi, bir kişinin sürekli olarak doğrudan bağlantıda kalabileceği kişi sayısının en fazla 150 olabileceği değerlendirmesi.
Yetkinler (Mavens): Fark ettikleri yenilikleri aktaran kişiler.
Satıcılar (Salesman): Kişisel inandırıcılıkları yüksek olan kişiler.

B) Yapışkanlık Faktörü (Stickeness Factor): Fikir içeriği hatırda kalıcılığı yüksek olmalı.

C) Şartların Gücü (Power of Context): Basit gibi görünen çevresel faktörlerin de salgına çanak tutması gerekir.


Gladwell, Blink (Bakış) Kitabı’nı ise bilinçsiz olarak yaptığımız ve kestirmek (thin-slicing) olarak da ifade edebileceğimiz, ‘geçmiş tecrübeler ışığında kısa süre içerisinde parçadan yola çıkıp bir bütüne dair sağlıklı fikir yürütme’ üzerine kurgulamış. Akla gelen (ilk) en yalın düşüncenin doğru olduğu tezinden hareketle kişilerin zaman içerisinde sahip oldukları deneyimleri ile bu beceriyi geliştirdiğini belirtmiş. Konuyu evli çiftlerin analiz edilmesi örneği üzerinden açıklarken aslında evlilik ile ilgili ücretsiz bir danışmanlık hizmeti vermiş Algısal önyargılarımızın gücünü test etmeye yarayan İçsel Çağrışım Testi (IAT) örneğinin de altını çizmek gerekiyor. Benzer bir testi daha önce denememiş olanların karşılaşacağı sonuca şaşıracağından eminim.