ödeme sistemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ödeme sistemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2011 Pazartesi

Türkiye Online Ödeme Sistemleri Sektöründeki Son Gelişmelerden Haberdar Mısınız?

Türkiye e-ticaret sektörü, 2011 yılı itibariyle tüketicilerde oluşan İnternet’ten alışveriş alışkanlığı ve global İnternet yatırımı firmalarının katılımı ile sağlıklı bir yapıya kavuştu. Bunun bir başka göstergesi de banka ve diğer klasik ödemelere alternatif olan İnternet’e özel ödeme sistemlerinin, Türkiye’de faaliyete başlamış olmaları. Avrupa genelinde yapılan araştırmaların en güncellerinden birinden aldığım aşağıdaki grafikte görebileceğiniz gibi tüketicilerin İnternet alışverişlerinde en çok tercih edilen yöntem %72 ile kartla ödeme olurken onu %38 ile havale izliyor.


ABD’de yapılan araştırmalara göre ise Paypal gibi alternatif ödeme sistemleri, iki yıl önce %49 olan kullanım paylarını 2010 yılı itibariyle %62’ye yükselterek kredi kartlarının ardından en çok tercih edilen ikinci ödeme sistemi haline gelmiş. Türkiye’de yapılan araştırmalara baktığımızda kapıda ödeme sistemini başarılı şekilde uygulayan Yemeksepeti dışındaki sitelerde tüketicilerin ağırlıklı tercihinin kredi kartı ile ödeme yönünde olduğu ortaya çıkıyor.

Türkiye’deki e-ticaret sitelerinde bulunan ödeme yöntemleri

Alternatif ödeme sistemleri: 2011 yılında e-ticaret ekosistemindeki en kayda değer gelişmeler, bu kategoride gerçekleşti. Global ödeme sistemleri ile yerli girişimler, Türkiye’deki faaliyetlerini son dönemde başlattılar. eBay’in sahip olduğu ve bu alandaki en büyük global şirket olan Paypal, 2011 yılında Türkiye ofisini açtı ve tüketicilerin daha rahat kullanabilmesi için para birimi gibi birçok fonksiyonunu lokalize etti. Naspers Grubu’na bağlı, sahtecilik kontrolü konusunda gelişmiş ürünleri bulunan PayU da kısa süre önce faaliyete başladı. Türkiye’den mobil ödeme uzmanlığına sahip bir İnternet girişimi olan 3Pay de bu yıl içinde kuruldu. Gittigidiyor.com kurucularının, şimdiden yaptıkları ortaklıkları konuşulmaya başlanan yeni projesi olan iPara’nın da bu yıl içerisinde tanıtılması bekleniyor. Bu ödeme teknolojilerinin, taksitle alışveriş yapma gibi kendine özgü alışkanlıkları bulunan Türkiye’deki tüketicilere göre özelleştirilmesi ile e-ticaret sektörünün en çok problem yaratan parçalarından biri tamamen çözümlenmiş olacak.

Kart ile ödeme: Bankaların kredi kartları veya ATM kartları ile yapılan ödemeleri içeriyor. Web sitesinin bankalardan edindiği sanal POS üzerinden veya bankaların ortak ödeme sistemleri üzerinden işlem görüyor. Kısa süre içerisinde ödeme doğrulanıp satın alma işlemi sonlanıyor. 3DSecure gibi gelişmiş sahtecilik önleme teknolojileri sayesinde sitelerin çalıntı bilgilerle yapılan alışverişten zarar görmesinin önüne geçilebiliyor.

Havale ile ödeme: Satış işlemi, sitenin banka hesabına yapılan gönderimin doğrulanması sonrasında sonuçlandığı için, site açısından güvenli olsa da tüketici açısından; gerek sipariş süresinin uzaması gerekse site güvenilirliği konularında problem yaşanabiliyor. Bankalar, son yıllarda ATM cihazları aracılığı ile havale kabul etmeye başladığı için tüketiciler artık daha rahat bir şekilde bu ödeme yönteminin tercih ediyor.

Kapıda ödeme: E-ticaret ile yeni tanışan ülkelerde yoğun bir kullanım tercihi bulunan kapıda ödeme sistemi, hem nakit hem de kredi kartı ile yapılan ödemeleri kapsıyor. Kargo firmalarının kendi içlerinde de bu hizmeti vermeye başlaması sayesinde kapıda ödeme, birçok firma için müşterilerine sunabilecekleri bir alternatif haline geldi.

Mobil ödeme: Türkiye’de mikro ödeme ile aynı anlamda kullanılıyor. Operatörler aracılığı ile yapılan ve mobil hat faturalarına yansıtılan ödemeyi içeriyor. Turkcell, Avea ve Vodafone tarafından hizmete sunulmuş durumda. Mobil ödeme konusunda Türkiye’deki tüm operatörlerle çalışan hizmet sağlayıcısının da Mikro Ödeme olduğunu ekleyeyim. Türkiye’de cep telefonu penetrasyonunun yüksek olması, tüketici tarafındaki en önemli avantaj olsa da şimdilik ödeme limitlerinin yüksek olmaması ve hizmet bedellerinin diğer ödeme sistemlerine oranla yüksek olması, mobil ödemenin e-ticaret siteleri açısından tercih edilmesini zorlaştırıyor.

Telefonda ödeme: Çağrı merkezi çalışanı veya sesli yanıt sistemi aracılığı ile kredi kartı bilgileri üzerinden ödeme yapılmasını kapsıyor.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

E-Ticaret ile Ortaya Çıkan Alternatif Ödeme Sistemleri, Bankacılık Sektörü İçin Fırsat Mı, Tehdit Mi?

E-ticaret sitelerinin internet üzerinden alışveriş için ödeme altyapıları büyük oranda Garanti Bankası, Akbank gibi birçok bankanın sağladığı sanal poslar üzerinden gerçekleştiriliyor. Yurt dışında kullanılan en önemli iki ödeme aracı kredi kartları ve eBay’in sahibi olduğu bir ödeme sistemi olan Paypal. Önceki bir yazımda bu konuda detaylı bir değerlendirme yapmıştım.

Okuduğum bir habere göre daha çok yemek kartı / fişi markası olarak tanınan bir Türk firması olan Multinet de e-ticaret için alternatif bir ödeme sistemi teknolojisi geliştirmiş. Multipaynet adını taşıyan uygulama, oluşturulan sanal hesapla, kullanıcıların kredi kartı ya da hesap bilgilerini paylaşmadan üye işyerlerinden alışveriş yapmaları ve para transferi gerçekleştirmelerine olanak tanıyormuş. Bildiğim kadarıyla aynı kategoride hizmet veren firmaların da bu kadar geniş kapsamlı olmasa da üye iş yerlerine verdikleri birçok ek hizmetleri vardı. Accor Services’ın kurumsal firmalar için çalışanlarının kullanımına sunulan Ticket Compliments ürünü ve Sodexo’nun üye alışveriş sistemi aslında bu firmaların da farklılık yaratmaya çalıştıkları ek hizmetleri.

Multinet’in bu projesi ile bankalara doğrudan rakip olarak kendini konumlamaya başlaması yeni bir savaşın da habercisi olabilir. Zaten mobil ödeme sistemlerinin gelişmesiyle birlikte bankalar, telekom operatörlerinin ensesini soluklarında hissetmeye başlamışlardı. Başka bir iş kategorisinin de ödeme sistemleri sektörüne girmesiyle bankaların, SWOT ve 5FORCES analizlerinde kullandıkları rekabetin veya rakiplerin tanımını yeniden yapmalarının vakti gelmiş olabilir.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Siteniz İçin Ücretsiz E-Ticaret Sistemi

E-ticaret sitelerindeki ödeme güvenliği konusuna değindiğim yazımda eBay’in sahibi olduğu Paypal ve diğer alternatif ödeme metodlarından kısaca bahsetmiştim. Bunların yanı sıra Google’ın sahibi olduğu ve tüketicilere e-ticaret sitelerinden kredi kartı bilgilerini sitelerle paylaşmadan alışveriş etme aracılığı sağlayan Checkout isimli bir ürün de bulunuyor. Şu anda sadece ABD ve İngiltere’de faaliyette bulunan firmaların kullanabildiği bu aracılık sistemi ile Çin’den Yeni Zelanda’ya kadar dünyanın birçok ülkesindeki tüketiciler, kredi kartı bilgilerini sadece Google ile paylaşarak alışveriş yapabiliyor.




Checkout şimdilik Türkiye’de kullanılamasa da sektördeki çoğu kişi tarafından biliniyordu. Fakat bu ürünün gelecekte çok başarılı sonuçlar doğurabilecek yeni bir uygulamasının varlığından haberdar mısınız? Geçen ay sonunda sessiz sedasız Google’ın yeni ürünlerini test ettiği Google Labs bölümüne Google Checkout Store Gadget isimli bir uygulama eklendi. Bu uygulama sayesinde birkaç dakika içerisinde oluşturulabilecek bir gadget ile artık herhangi bir siteden ürün satmak mümkün hale gelmiş. Google Checkout’a üye olup ürün listenizi sisteme ekleyince kolayca yaratılabilen bir gadget’ı her tür sayfaya koyabiliyorsunuz. Daha detaylı teknik bilgi için Google’ın ilgili kod sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Sanal Pos Kullanan Firmaların Sektörel Dağılımı

Bugün Garanti Ödeme Sistemleri tarafından geçen ay içerisinde düzenlenen Garanti E-Ticaret Konferansı’nda üye işyerlerine dair aktarılan ilginç verileri paylaşacağım. Etkinliğin üzerinden daha fazla zaman geçmeden ve veriler güncelliğini yitirmeden bu bilgileri sizinle paylaşmayı istedim.

Malesef e-ticaret sektörü hakkında bugüne kadar, 2008 yılı mayıs ayında Endeavor Türkiye ve Bankacılık Kart Merkezi (BKM) tarafından düzenlenen Elektronik Ticareti Güçlendirmek Forumu’nu bir kenara bırakırsak pek de ciddi bir organizasyon düzenlendiğini söyleyemeyiz. Bu açıdan Garanti Bankası’nın bu tip etkinlikleri belli zaman aralıklarında tekrarlaması, gerek sektördeki firmaların bir araya geleceği bir platform yaratması gerekse pazara ait sadece BKM verileri ile sınırlı bir veri kısıtını geliştirici olması açısından mutluluk verici olacaktır.

Gelelim Garanti POS’a üye işyerlerine ilişkin bilgilere:

* Üye işyerlerinin ortalama %17’si 3D Secure uygulamasını kullanıyor.

* Sanal üye işyerlerinin %65’i aktif. (Bu bilgi ile işyerlerine ait toplam sanal POS'ların %65’inin kullanımda olduğu da kastedilmiş olabilir.)

* Üye işyerlerinin sektörel dağılımının aşağıda bulunan grafikteki yüzdelik dilimlerde olduğu ifade edildi:

15 Mart 2009 Pazar

Internet alışverişinde kredi kartı kullanımına dair güvensizlik nasıl aşılır?

Uzun süredir eBay’in sahip olduğu PayPal ödeme sisteminin Türkiye’de de kullanıma açılacağı konuşuluyordu. Ve nihayet medyada ilgili haberler çıkmaya başladı. Sanırım birçok kişi e-ticaret hacminin, bu ve benzeri alternatif ödeme yöntemleri (Sanal Kart, Mobil Ödeme, ...) sayesinde artacağını öngörüyor. Ben bu yazıda biraz daha derine inip ödeme sistemlerinin e-ticaret pazarına etkisini incelemeye çalışacağım.

Online alışveriş konusunda yapılmış hangi araştırmaya bakarsanız, Internet’ten alışveriş yapan veya yapmayan tüm tüketicilerin temel sıkıntısının Internet üzerindeki işlemlere duydukları güvensizlik olduğunu görürsünüz. Kişisel değerlendirmem bu kaygıya büyük oranda - fazla ilgi çektiği için - medyada Internet ile ilgili yer alan olumsuz haberlerin neden olması. Ama bunu da başka bir yazının konusu olarak bırakalım. Asıl mevzuya geri dönecek olursak TNS’in 2008 yılında Türkiye Internet’ten alışveriş konusunda yaptığı araştırmada Internet alışverişi konusundaki en büyük sorunun %81 ile güvensizlik olarak ifade edilmesi; Türkiye’de pazarın gelişmesinin önündeki engellerin önemli bir tanesini gözler önüne seriyor.

Peki Türkiye’de e-ticaretin bir türlü istenilen düzeylere gelememiş olmasında en ciddi neden olarak gösterilen “güvensizlik”, ABD ve İngiltere gibi birçok ülkede nasıl aşıldı?

Aslında yanıt, güvensizlik sorununun bir algı problemi olmasında gizli. Tüketiciler, Internet üzerinde kredi kartı bilgileri gibi kişişel bilgilerini vermek konusunda çekimser olsalar da e-ticaret hacmi temelde kredi kartı ödemeleri ile büyüyor. Nielsen’in 2008 yılında tüm Dünya’da yaptığı araştırmada e-ticaret işlemlerinde kredi kartı kullanımı tercihi %60 olarak görünürken Paypal tercihi %24 ve doğrudan para transferi (havale) de %23 seviyelerinde ortaya çıkmıştı. Bu konuda bir parantez açıp ABD’de Internet üzerindeki işlemlere duyulan güvensizlik oranının JupiterResearch tarafından 2005 yılında yapılmış bir araştırmada %60 olarak ortaya çıkmış olduğunu da belirteyim. Bu konunun Türkiye’deki e-ticaret pazarı için de benzer özellikte olduğunu destekleyen bir bilgi de Kart Monitör 2008 Araştırması’nda yer alıyor. Türkiye e-ticaret sektörünün lokomotifi olan Hepsiburada.com Genel Müdürü Kaan Dönmez, site üzerindeki alışverişlerde kredi kartı kullanımının %90 civarında bir orana sahip olduğunu belirtmişti.

E-ticaret pazarını büyütmek isteyen bir çok kişinin aklında; Internet üzerindeki ticaret hacmini dünya oranlarına çekebilmek için tüketici güvenini arttırmak gerekliliği düşüncesi var. Bunun için de daha çok yeni alternatif ödeme metodları üzerinde duruluyor. Aranızda 3D Secure veya Mobil İmza gibi alternatif ödeme yöntemlerini deneyenleriniz varsa bu sistemlerin satın alma sürecini ne kadar uzattığını fark etmiştir. Gerek dünyadaki gerekse Türkiye’deki tablo, Internet alışverişinde alternatif ödeme sistemleri yerine “kredi kartı kullanımının güvenli olduğu” mesajının verilmesini destekliyor. Bu iletişimin, kredi kartlarını kullanmak konusunda kararsız tüketicilerin zengin çeşitlilik, uygun fiyat ve gerçek kullanıcı yorumu avantajlarına sahip e-ticaret sektörü ile tanışmasını hızlandıracağını söylemek hiç de yanlış olmaz. Internet üzerinden alışveriş, insan faktörünün işlem süreci içinde yer almaması nedeniyle aslında kredi kartının kullanıldığı diğer alanlara göre içsel bir avantaja sahip. Telefonda satın alacağı bir ürün / hizmet için hiç tanımadığı bir kişiye süphe duymadan kredi kartı bilgilerini veren veya bir kafe, barda işe ne zaman başladığını bilmediği bir garsona kredi kartını gönül rahatlığıyle emanet eden kişilerden oluşan bir topluma bunu anlatmak zor olmasa gerek. Ama sanırım burada asıl sorun e-ticaret pazarını bu ölçüde destekleyip göreli avantajlarını anlatabilecek güce sahip firmaların pazara ne zaman gireceği.