ölçümleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölçümleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2016 Perşembe

Dijital pazarlamada son trend Kitle Hedefleme; peki hangi tip verilerle bu mümkün?

Türkiye'de çok uzun yıllardır perakendeciler başta olmak üzere birçok firma, müşterilerini daha iyi tanıyıp (müşteri ilişkileri yönetimi) bu kişilere daha verimli ulaşabilmek adına tüketicileri belli özelliklere göre gruplamaya (profillemek) çalışıyor. Burada planlanan ise daha sonra her gruba özel kampanyalar veya mesajlar yaratıp ticari ilişkilerini artırmak.

Dijital pazarlama teknolojilerinin hayatımıza kazandırdığı en önemli özellikler her tür davranışın takibine olanak tanıması ve sonrasında da bu kitlelerin özelleşmiş hedeflemesinde çok zengin olanaklar sunması. Bu stratejilerin tümünü ifade eden Yeniden Pazarlama - Yeniden Hedefleme (remarketing - retargeting) konsepti ise gitgide daha popüler olan bir pazarlama stratejisi.

Potansiyel müşterilere dair oluşturulan dijitalize edilmiş (dijital veri tabanlarına aktarılan mağaza satış rakamları gibi) bilgilerin, kaydedilip daha sonra ilgili kitleleri hedefleme amaçlı olarak kullanılabilmesini sağlayan teknolojilere Veri Yönetme Platformu (Data Management Platform - DMP) ismi veriliyor. Bu şekilde bir zenginlikte kullanılabilecek verilerin edinilmesi konusu ise Büyük Veri teriminin konu olduğu makaleler arttıkça daha da stratejik bir hale geliyor. Potansiyel ve hali hazırdaki tüketicilere dair verileri artırma metodlarını anlayabilmek için öncelikle bu veri tiplerini bilmemizde fayda var.


Birinci Taraf Verileri (First-Party Data): Herhangi bir firmanın iletişim formu, sosyal medya hesabı, web sitesi, fiziksel mağaza ve uygulamaları aracılığı ile kendisiyle etkileşim kuran ziyaretçilerine veya müşterilerine ait verileri ifade ediyor. İzinli eposta adresi, telefon numarası, sosyal medya takipçileri ve yeniden hedefleme kitleleri bu gruba giriyor.

İkinci Taraf Verileri (Second-Party Data): İki veya daha fazla firmanın özel bir karşılıklı veri paylaşma anlaşması ile ücretlendirme olmadan birbirinin ziyaretçi veya müşteri verilerini kullanması durumu. İnternet portalları, bankalar veya telekom operatörleri gibi çok geniş veri tabanlarına sahip firmaların ortak iş yaptıkları firmalara kullanıcıların izin verdikleri ölçülerde veri tabanlarını açmaları olarak özetleyebiliriz.

Üçüncü Taraf Verileri (Third-Party Data): Bir firmanın doğrudan sahip olmadığı fakat başka bir firmanın varlıkları aracılığı ile üretilmiş verileri kullanarak tercih ettiği kitleleri hedefleyebilmesi olarak tanımlayabiliriz. Günümüzde firmalar, yarattıkları Birinci Taraf Verilerini (özelleşmiş kitleleri), Veri Yönetme Platformu gibi teknolojiler sayesinde başka firmaların kullanımına (hedeflemesine) sunabiliyor.

Dördüncü Taraf Verileri (Fourth-Party Data): Üçüncü taraf verilerinin kullanımına dair bazı durumlarda bir kitlenin özelliklerini doğrulama amaçlı olarak başka bir firma ile paylaşılan bilgiler Yeniden pazarlama kullanım amacına hizmet etmeyen ve hakem gibi konumlanılan durumları ifade ediyor.

Bu veri tiplerinin performans verimlilikleri açısından kullanım özelliklerine dair yayınlanan aşağıdaki tablo güzel bir özet aslında.

29 Aralık 2015 Salı

E-Ticaret firmalarında neden Mobil Ticaret Yöneticisi pozisyonu olmalı?

Mobil internet kullanım tecrübesi, bildiğimiz bilgisayar kullanma tecrübesinden çok farklı.
Mobil cihazları kullanan tüketicilerin kullanım alışkanlıkları; fiyat karşılaştırması veya lokasyona dayalı araştırma gibi anlık etkileşim yanında yoğun oranda cihazlar-arası geçişi içeriyor.


Mobil ticaretin evrimi, masaüstü veya dizüstü bilgisayarlardaki alışverişe kıyasla yeni, kendine özgü bir yapıyı işaret ediyor.
Mobil web sitelerinde veya uygulamalarda en çok satan ürün veya hizmetler; site genelindeki en popüler kategoriler olmayabilir. 2015 yılının mobil perakendecisi seçilen Starbucks'tan bahsettiğim konuşmanın da yer aldığı IAB Singapur mobil eğitim günü özetine göz atabilirsiniz.



Mobil varlıkların (mobil siteler ve mobil uygulamalar) yönetimi, bu konuda özelleşmiş bir tecrübe gerektiriyor.
Google'ın Asya Pasifik sitesine yazdığım bu yazıda, mobil varlıklar için dikkat edilmesi gereken önemli noktaları paylaştım.



Mobil pazarlama, dijital pazarlamadan daha çeşitli dinamiklere sahip.
Mobil için pazarlama stratejilerinden reklam kreatiflerine kadar uzanan önemli bir farklılık söz konusu. Bu konuda benim de içeriğine katkıda bulunduğum Capital Dergisi'nde yayınlanan aşağıdaki yazıya göz atabilirsiniz.



Mobil cihazların kullanım alışkanlıkları, performans değerlendirme faktörlerinin ve başarı kriterlerinin değişmesine yol açıyor.
Mobil, cihazların ekran genişliklerinin de etkisiyle, kullanıcıların daha sık fakat daha kısa süreli etkileşim kurdukları bir platform. Bu nedenle standart başarı kriterlerinin dışında değerlendirme yapmak önemli.


Mobil teknolojiler veya mobil altyapılar bambaşka platformlarda geliştiriliyor.
Flash'ın artık kullanılmadığı bir altyapı olan mobil için reklam kreatifleri ve websiteleri alanında HTML5 kilit önem kazanırken, mobil uygulamalar SDK altyapılarında çalışıyor.


Mobil pazarlama veya ticaret ölçümlemesi karmaşık bir yapıya sahip.
Çoklu cihazların, dijital pazarlama ve ticari satış kanallarının birbiriyle etkileşimi yanında fiziksel dünya ile ilişkiyi de içeren ölçümleme yöntemlerine dair Girişim Savaşçısı programında yaptığım sunumu, aşağıda inceleyebilirsiniz.


26 Haziran 2015 Cuma

Dijital Pazarlama Ölçümlemesindeki Ana Sorunlar ve Çözüm Yolları

Pazarlamanın gitgide daha da ölçülebilen bir alan haline gelmesini, hiç şüphesiz internete borçluyuz. Dijitalin toplam pazarlama içerisindeki payı arttıkça, ölçümleme veya kazanımları takip etme üzerine daha fazla yetkinliğe kavuşsak da belli başlı ölçümleme problemlerinden haberdar olmamız gerekiyor.

Bu yazıda Emarsys Academy'de özetlemeye çalıştığım, dijital pazarlama profesyonellerinin karşılaştığı ölçümleme problemlerini Google'ın sahip olduğu AdWords reklam programı, DoubleClick reklam sunucusu ve Analytics ölçümleme aracı üzerinden sağlanan çözümler ile birlikte paylaşmaya çalışacağım. Bilmeyenler için: Analytics, AdWords ile birlikte diğer tüm trafik kanalları için ölçümleme yapılmasını sağlayan bir Online analiz aracı.


Akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar yaygınlaşmadan önce dijital pazarlama etkinliğinin ölçümlenmesi konusunda üç temel sorun vardı:

1) Dijital trafik kaynaklarının aksiyona dönüştürme verimliliklerini ölçme (Conversion Tracking)

Bir trafik kaynağının gerçek katma değerinin hesaplanmasını, birkaç yıl önceki bir yazıda incelemiştim.

AdWords kampanyalarının geri dönüşümünü raporlarda görebilmek için dönüşüm izleme (conversion tracking) kodunu siteye eklemek yeterli oluyor.

DoubleClick raporlarında dönüşüm verilerini dijital varlıklarınıza Flootlight özelliğini kurarak veya dönüşüm izleme kodunu ekleyerek görebilirsiniz.

Analytics raporlarında hedefler (goal) belirleyerek veya e-ticaret izlemeyi (ecommerce tracking) aktif hale getirerek trafik kaynakları için dönüşümleri ölçebilirsiniz.


2) Dijital trafik kaynaklarının aksiyona dönüştürme verimliliklerini, kaynakları ayrıştırarak ölçme (Cross-Channel)

ABD'de alışveriş kategorisi için yapılan bir araştırmada sosyal medya ve görsel reklam ziyaretçileri yardımcı (assist interaction) etkisine sahipken direk ve e-posta trafiği ile markalı arama motoru kampanya ziyaretçilerinin alışveriş öncesi son etkileşimi (last interaction) yüksek çıkmış.

Tüm iletişim kanallarının takip edilebildiği bir reklam sunucusu çözümü olan Reklamverenler için DoubleClick (DFA) kurulumu ile dönüşüm ölçümlemesi bütünlükçü olarak yapılabilir.

Analytics raporları arasında yer alan çok kanallı dönüşüm hunileri (multi channel funnels) yardımı ile trafik kaynakları dijital kanallar arasında ayrıştırılabilir. Detaylı bilgi için.


3) Dijital trafik kaynaklarının fiziksel aksiyona dönüştürme verimliliklerini ölçme (Online-to-Store)

Türkiye'de tüketicilerin %47'si önce internetten araştırma yapıp sonra mağazalardan alışveriş yapmayı tercih ederken ABD'de mobil arama motoru kampanya ziyaretçilerinin %10'unun üzerindeki kısmı fiziksel mağazaları ziyaret ettiğini belirtmiş.

AdWords raporları içerisinde fiziksel mağaza ziyaretçi verilerini görebilmek mümkün; bunun için mağaza ziyaret dönüşümlerinin (store visit conversions) aktif hale gelmesi gerekiyor. Detaylı bilgi için.

Universal Analytics olarak adlandırılan ve Analytics'in veri toplama ve raporlama özelliklerini değiştiren versiyon yardımı ile fiziksel ticarete ait her tür bilgi, dijital veri havuzuna eklenip raporların resmin bütününü göstermesi sağlanabilir. Detaylı bilgi için.


İnternet'e bağlanma noktası olarak kullanımları hızla artan mobil cihazların internet kullanım alışkanlıklarına dahil olmasıyla, bu ölçümleme sorunlarına aşağıdakiler de eklendi:

4) İnternette sonlanan bir aktivitenin kaynağına dair cihazlar arası / çoklu cihaz ölçümlemesi (Cross-Device)

ABD perakende sektöründeki bir araştırmaya göre herhangi bir cihazda arama motoru reklamlarına tıklayan tüketicilerin %16'sı, görsel reklamlara tıklayanların ise %11'i işlemlerini başka bir cihazda bitirmeyi tercih ediyor.

AdWords reklam raporlarında bu verileri görmek için dönüşüm takibi (conversion tracking) kodunu hem masaüstü hem de mobil siteye eklemeniz gerekiyor. Detaylı bilgi için.

Cihazlararası dönüşümleri DoubleClick raporlarında kolayca görüp ayrıştırabilmek için kodun tüm dijital varlıklara konulması yeterli.

Analytics raporlarında çoklu cihazları ayrıştırabilmek için ise bir Universal Analytics özelliği olan User ID'yi kurmanız gerekiyor. Detaylı bilgi için.


5) Dijital trafik kaynaklarının mobil uygulamaya yönelik dönüşüm verimliliklerini ölçme (App Conversion)

Türkiye perakende sektöründeki bir araştırmaya göre tüketicilerin %50'si ön alışveriş süreçlerinde akıllı telefonlarındaki mobil uygulamalardan faydalanıyor.

AdWords kampanyaları aracılığı ile dijital platformlarda yapılan iletişimin mobil uygulama hedeflerindeki geri dönüşlerinin raporlanması için Android uygulamalara herhangi bir kod eklemeye gerek olmazken, iOs uygulamalara bir SDK eklenmesi gerekiyor.

DoubleClick raporlarında mobil uygulama kazanım verilerini ayrıştırabilmek için Floodlight kodunun uygulamalara düzgün olarak eklenmiş olması gerekiyor.

Mobil uygulama kazanım hedefli bütün iletişimlerin Analytics'te raporlanabilmesi için App Analytics SDK'lerinin tüm uygulamalara eklenmesi yeterli oluyor. Detaylı bilgi için.

23 Şubat 2013 Cumartesi

Fiziksel mağaza perakendeciliği, e-ticaret sayesinde nasıl gelişiyor?

Organize perakende firmaları, sektörün oluştuğu ilk zamanlardan beri tüketicilerin 'mağaza içi alışveriş süreçlerini' kontrol altına almak amacıyla stratejiler geliştiriyor. Yüzyıla yakın bir süre boyunca biriken tecrübeler sayesinde, herhangi bir ürün satın almak için girdiğimiz bir mağazadan hiç planlamadığımız ürünler satın alarak çıkıyoruz. Bu süreçler, mağazaiçi alışveriş tecrübesini satış artırıcı şekilde geliştirmek olarak tanımlanıyor. Labirent benzeri alışveriş parkuru ile ünlü mağazalara (örneğin Ikea) veya günlük tüketilen ürünlerin girişin tam ters bölümünde yeraldığı mağazalara (örneğin Walmart) sahip firmalar, temelde tüketicilerin alışveriş sırasında daha fazla ürün satın almasını sağlamaya çalışıyor. Hatta bazı üretici firmalar, tüketicilerin raf önündeki davranışları konusunda perakende firmalarının kendilerinden daha fazla uzmanlaşıp bu tecrübelerini perakendecilere aktarıyor (örneğin P&G).


Görsel Kaynak: www.dailymail.co.uk

İnternet üzerindeki perakendeciliğin tarihi henüz yirmi yıllık olsa da dijital bir platform olmanın avantajı sayesinde e-ticaret, müşterilere iyice kişiselleşmiş bir alışveriş imkanı veriyor. İnternet'in her tür ölçümlemeyi mümkün kılan yapısı nedeniyle gelişmiş CRM teknolojilerini kullanan e-ticaret firmaları; ziyaretçilerin geçmiş alışveriş, site içi gezinti ve diğer birçok verisine göre kişilere özel ürün ve fiyatlar sunabiliyorlar (örneğin Amazon). Kişiselleşmiş alışveriş tecrübesi üzerine uzmanlaşan İnternet perakendecilerinin, müşterilerine daha fazla ürün satmak için uyguladıkları stratejilere, websitelerini optimize etmek deniyor. Aslında klasik perakendedeki benzer birikimin dijital hali olan bu stratejiler, İnternet'in doğasından kaynaklanan avantajlarla daha da ileriye götürülebiliyor: tüketicinin neredeyse her adımı raporlanıp örneğin alışveriş sepetine ürün atan kişilerin hangi oranda kredi kartı bilgisini girmediği ve hangi sayfa tasarımının bunu azaltabildiği kolayca analiz edilebiliyor.


Görsel Kaynak: www.scurri.co.uk

E-ticaret firmalarının tüketicileri anlamaya dair birikimlerinin kısa süre içerisinde çok fazla arttığı önemli bir gerçek. Zaman içerisinde İnternet sayesinde ortaya çıkan tüketiciyi daha iyi anlama avantajları, fiziksel perakendeye de ilham veriyor. Mağaza içindeki alışveriş tecrübesi; teknolojinin de yardımıyla dijital platformlardaki ölçümleme ve optimizasyon stratejilerine benzer özelliklerle daha da geliştiriliyor. Aşağıdaki ilginç uygulamalar; bir anlamda e-perakende sektörünün, fiziksel perakende sektörüne yaptığı önemli katkıyı da göstermiyor mu?

- 3VR: Kameralar ile müşteri analizi
- Brick Stream: Kameralar ile alışveriş merkezi optimizasyonu
- Euclid Analytics: (Wi-Fi network) Akıllı telefonlar ile müşteri analizi
- Irisys: Kasa sırası yönetimi analizi
- Nanuka: Kameralar ile müşteri analizi
- Path Intelligence: Akıllı telefonlar ile müşteri analizi
- Recordant: Mikrofonlar ile müşteri analizi
- RetailNext: Kameralar ile müşteri analizi
- VideoMining: Kameralar ile müşteri analizi, araştırması

6 Ocak 2013 Pazar

Dijital İletişim Stratejileri İçin Veri Tabanları ve Ücretsiz Araçlar

E-ticaret firmalarının en öncelikli hedeflerinden biri, işlerini daha verimli yapmak. Aslında, İnternet üzerinde bulunan, çoğunluğu ücretsiz Online araçları veya bilgi kaynaklarını kullanarak bu stratejiyi kolayca uygulamak mümkün. Bu süreci temel olarak tüketicileri analiz etmek, hedef kitleyi siteye getirmek, ziyaretçileri raporlamak ve siteyi iyileştirmek gibi 4 başlıkta düşünebiliriz. E-ticaret profesyonelleri tarafından doğrudan kulanılabilecek kaynakları & araçları, aşağıda bu bölümlemeye göre listelemeye çalıştım.

ANALİZ
Tüketicileri dinlemek; gerçek zamanlı pazar araştırması yapmak.

Global İnternet Kullanıcısı Araştırması
Global Mobil Kullanıcı Araştırması
Internet Pazarlaması - Ülke Verileri
ABD Tüketici Araştırması

Global İnternet Reklamcılığı Verileri
Global Sosyal Medya Verileri

Google Arama Trendleri
Google Anahtar Kelime Aracı

eMarketer Blog
Forrester Blog
ComScore Blog

Türkiye İnternet Kullanım Verileri (TUIK)
Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu (BTK)
Birleşik Kartlar Merkezi (BKM)

TRAFİK
Hedef kitlenin siteyi ziyaretini sağlamak.

Arama Motoru Optimizasyonu
Google
Bing
Yandex

Online Reklam
Google AdWords
Facebook Reklamları

Sosyal Platformlar
Google+ Sayfası
Facebook Sayfası
Twitter Sayfası

RAPORLAMA
Site ziyaretçilerinin detaylı analizini çıkarmak.

Web Sitesi
Google Analytics
Yandex Metrica
StatCounter
Piwik
Clicky

Sosyal Platform Sayfası
Youtube Analytics
Facebook Page Insights

İYİLEŞTİRME
Satış veya diğer hedef gerçekleşme oranlarını artırmaya yönelik testler uygulamak.

Google Analytics İçerik Denemeleri (Content Experiments)
Fivesecondtest

4 Eylül 2011 Pazar

Pazarlama teorisinin AIDA'sı nasıl AIDAR oldu?

Sosyal medyanın son dönemde yakaladığı yaygınlık sayesinde klasik pazarlama teorisine yenilikçi ve alternatif yaklaşımlar da getirilmeye başlandı. Sosyal paylaşımların hem araştırma hem de satış süreçlerine getirdiği katma değerin gerçek boyutu, son dönemde tüm analiz şirketlerinin üzerinde çalıştığı bir konu. Bu araştırmalardan çıkacak sonuçlar, pazarlama teorisinin gerçekten değişip değişmediğine dair önemli içgörüler sağlayacak.

Klasik pazarlama iletişimi teorisinde satışın aşamaları, AIDA olarak kısaltılan bir model ile açıklanmaya çalışılıyor:
Awareness (Dikkat): Müşterinin dikkatini çekme
Interest (İlgi): Ürün ile ilgili avantajları belirterek müşterinin ilgisini çekme
Desire (Arzu / İstek): Müşteriyi ürünün faydasına ikna edip sahip olma arzusu uyandırma
Action (Eylem / Hareket): Müşterinin satın alma kararını vermesi

Adobe, 2009 yılında web analiz araçlarından Omniture’u satın almıştı. Bu gelişmenin ilk meyvesi, Facebook’taki Beğen butonlarının getirilerini incelemeye yönelik bir sistem geliştirildiğine dair yapılan açıklama oldu. Bu yöntemi, pratikte Google AdWords sistemi içerisinde bulunan Dönüşüm İzleme (Conversion Tracking) benzeri bir uygulama olarak düşünebiliriz. İçeriğinde herhangi bir veriden bahsedilmese de bu sistemin açıklamasının yapıldığı makalede pazarlama teorisine ilginç bir yaklaşım getirilmiş. AIDA teorisi, aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi sosyal paylaşım ile geliştirilip Recommendation (Tavsiye) bölümü eklenerek AIDAR haline getirilmiş. Viral Döngü (Viral Loop) ismi verilen bu yeni yaklaşım, bakalım pazarlama teorisini ne kadar derinden etkileyecek.

17 Eylül 2010 Cuma

Web Ölçümleme dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

Bu hafta Google Analytics Sertifikalı İş Ortakları dünya toplantısına katılmak için Google’ın San Francisco’daki merkezi Mountain View kampüsünde idim. Üst üste web analizi üzerine konuşmaları dinleyince bu dünyadaki firmalarda yaşanan satın alma süreçlerinin gelişimi konusunda kısa bir özet yapmak istedim.


2005
Google, Urchin firmasını satın aldı. Bildiğiniz gibi şu anda bu sürecin sonucunda ortaya çıkan iki ürün bulunmakta; çerez tabanlı, ücretsiz Google Analytics ve sunucu tabanlı, ücretli Urchin.

2006
Microsoft, DeepMetrix firmasını satın aldı. adCenter Analytics isimli çerez tabanlı, ücretsiz bir ürüne dönüşen bu satın almanın sonucu uzun ömürlü olmadı ve daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi 2009 yılında kaldırıldı.

2008
Yahoo, IndexTools firmasını satın aldı. Bu satın alma ile çerez tabanlı ve ücretsiz olan Yahoo! Web Analytics ürünü ortaya çıktı.

2009
Adobe, dünyanın önemli web ölçümleme firmalarından Omniture’ı satın aldı. Sunucu tabanlı ve gelişmiş özellikleri olan bir web ölçümleme tecrübesi içeren Omniture için yaklaşık 2 milyar USD ödeneceği açıklandı.

2010
IBM, daha çok ABD kaynaklı firmalar tarafından tercih edilen Coremetrics firmasını satın aldı. Bu arada IBM'in kendi web ölçümleme birimi olan SurfAid Analytics'i 2006 yılında Coremetrics'e sattığını eklemeden geçmeyeyim.

Şu an geniş ölçekli kullanılan ve henüz satın alınmamış tek web ölçümleme firması olarak WebTrends‘in kaldığının altını çizmemiz gerekiyor. Yukarıda listelediğim gelişmeler ışığında Web’deki ölçümlemenin özellikle bu yıl içerisinde yıldızı parlayan sosyal medya ile daha da önem kazanması, önümüzdeki dönemde WebTrends’in de farklı açılımlar yaşamasına neden olabilir.

Görsel kaynak: mashable.com

15 Mayıs 2010 Cumartesi

İnternet'te İtibar Yönetimi Stratejisi

Daha önce ki bu yazımda sosyal medya ile e-ticaret arasındaki ilişkiye dair son araştırmaları paylaşmıştım.

Firmalar birçok farklı pazarlama kanalını kullanarak tüketicileri sitelerine veya ürünlerinin satıldığı elektronik mağazalara çekmeye çalışırken aynı zamanda yaratılan marka değerini korumak da çok büyük önem kazanıyor. Internet, özellikle sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile tüketiciler tarafından yaşanan olumsuz tecrübelerin ve öznel yorumların kolaylıkla paylaşılıp yayılabilmesine büyük olanak sağlıyor. eMarketer’in son raporlarından birinde yer alan aşağıdaki tabloda; firmaların markaları veya ürünleri hakkında Internet’te paylaşılan olumsuz yorumları azaltma metodları sorgulanmış.



Sonsuz bir araştırma süreci olarak değerlendirilmesi gereken “Online itibar” konusunda en önemli nokta, marka profesyonellerinin kullanıcı yorumu içeren tüm paylaşım platformlarını dikkate almaları olacaktır. Bu platformların bir marka için önemi, aşağıdaki gibi bir gruplama ile farklı dinamiklerden oluşan bir süreç halinde ortaya konabilir:

Gazete ve Haber Siteleri
Kişisel bilgilerin tam olarak belirtilmesi gerekmediğinden yorum olarak okuyucuların paylaştığı içeriğin üslubu sert ve savunulan görüşler gerçeklikten uzak olabilir.
Savunma Yöntemi: Arama motorları ile marka hakkında çıkan haberlerin taranıp ilgili yorumların her gün kontrol edilmesi.

Sosyal Paylaşım Siteleri
Arkadaşlar arasındaki kulaktan kulağa iletişimin gücü yüksek olduğundan paylaşılan yorumların etkisi yüksek olabilir.
Savunma Yöntemi: Çok kullanılan sitelerde yapılacak araştırmalar ve arama motorlarının yeni modülleri kullanılarak markayı içeren paylaşımlar günde birkaç kez kontrol edilmeli. Paylaşımlar için diğer kişiler tarafından yapılan yorumlara daha fazla dikkat edilmeli.

Blog’lar
Takipçi adedine bağlı olarak blog içeriklerinin etkisi artabilir.
Savunma Yöntemi: Çok ziyaretçisi olan blog’larda özel olarak ve tüm blog’lar arasında arama motorları ile her gün marka araştırması yapılmalı.

Tüketici Yorum ve Şikayet Siteleri
Özellikle yeni müşterilerin araştırmalarında önemli bir yeri olan bu sitelerde marka ile ilgili tüm şikayetlerin yanıtlanmış olmasına çalışılmalıdır.
Savunma Yöntemi: Çok kullanılan siteler ile marka için yazılan şikayetleri gerçek zamanlı almak konusunda ilişkiye geçmeli ve müşteri ilişkileri bölümüne bu konuda eğitim verilmeli.

Bunlar dışında tüm arama motorlarında yapılan marka aramalarındaki sonuç sayfaları her hafta kontrol edilmeli (sidewiki’lere özellikle dikkat), müşteri yorumu eklenebilen e-ticaret sitelerindeki markaya ait yorumlar haftada birkaç kez kontrol edilmeli ve markanın sitesindeki müşteri ilişkileri bölümü ulaşılabilir ve yapılan geri bildirimler hızlı geri dönüşe sahip olmalıdır.

14 Mart 2010 Pazar

Ücretsiz Sosyal Medya Takip Araçları

İnternet’te gerçek zamanlı olarak içerik takibi yapmak gün geçtikçe daha çok önem kazanıyor. Facebook, Twitter, Friendfeed ve Buzz gibi sosyal ağlarda ürün ve hizmetler hakkında yapılan paylaşımların ne gibi etkileri olabileceğine dair önceki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Aşağıda kolayca kullanabileceğiniz araçları kısaca açıklayarak listelemeye çalıştım. Burada bulunmayan Online araçlar hakkındaki bilgilerinizi paylaşabilirseniz, daha sağlıklı bir listeye sahip oluruz.

Trendistic: Twitter’a yapılan girişlerde geçen kelimelerin trendlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeye yarayan Online araç. Özellikle ciddi artış olan günleri görüp o tarihteki tweet’leri filter edebilmemize olanak sağlaması, popüler konuları kolayca analiz etmemize neden oluyor.

Twitalyzer: Sosyal medyada içerik üreten kullanıcıların performanslarını raporlayan Online araç. Özellikle bu konudaki isimlerin düşünüldükleri kadar güçlü olup olmadığının sorgulanabilmesi açısından firmaların çok işine yarayabilir.

Twitt(url)y: Twitter’da paylaşılan URL’lerin bilgisini toplayarak en popüler linkleri gösteren gerçek zamanlı bir Online araç.

TweetStats: Twitter kullanıcılarının içerik üretilen zamanlar ile ilgili istatistiklerine ulaşabileceğiniz Online araç.

How Sociable: Anahtar kelimeleri (daha çok markaları) birçok sosyal medya platformunu gerçek zamanlı olarak tarayarak, kendi oluşturduğu ‘görünürlük puanı’ endeksine dönüştüren Online araç. Şimdilik sadece farklı markalar için karşılaştırma amacıyla kullanılabileceğini düşünüyorum.

Google Alerts: Anahtar kelimeler ile ilgili olarak Google arama motorunda yeni endekslenen sayfaların bilgisini otomatik e-posta olarak gönderen alarm sistemi. Bu otomatik alarm; Haber, Web, Bloglar, Videolar ve Gruplar olarak alt bölümlemelere göre de kurulabiliyor.

Google Bloglar: Tercih edilen bir zaman aralığı içinde anahtar kelimelerin geçtiği sayfaların aramasının yapılabildiği Online araç. Google arama motorundan en önemli farkı ise sürekli yeni içerik üretilen siteler olan blog’lar özelinde bir araştırma yapabilme olanağı vermesi.

Facebook Lexicon: Bu araca şubat ayından beri erişilemiyor olsa da Facebook üyelerinin profil, grup veya etkinlik duvarlarına ekledikleri içerikleri tarayan bir analiz aracı idi. Facebook üye adedi tüm dünyada gittikçe daha fazla arttığı için bu kitleyi analiz edebilmekte daha etkili bir araca ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçek.

Facebook Kitle Analizi: Anahtar kelimelerin seçilen demografik ve coğrafi kriterlere göre kaç adet Facebook üyesinin profilindeki bilgilerde yer aldığını görmek mümkün. Üyelerin profillerinde yer alan Hobiler, TV Programları gibi bilgilerin otomatik olarak taranması ile oluşan bu verilere, ancak reklam oluşturma adımlarına başlanarak ulaşılabiliyor.

26 Kasım 2009 Perşembe

En Çok Ziyaretçisi Olan Türk Siteleri Hangileri?

Türkiye’deki İnternet kullanımı hakkında bilgi sağlayan üç farklı uluslararası kaynağın verilerini bir arada toplayıp paylaşmak istedim. Google, comScore ve Alexa farklı kaynaklardan verileri topladıkları için raporları arasında çok fazla benzerlik yok. Bir site hakkında değerlendirme yaparken üç kaynağı da göz önüne almak en sağlıklı yol olacaktır.


(Google varlıklarının istatistiki verilerini paylaşmayan) Google’ın AdPlanner ürününe göre Türkiye’de toplam 19 milyon kullanıcı var. Türkiye’den ziyaretçi hacminin en yüksek olduğu Türk siteleri Mynet, blogcu ve Ekolay olarak raporlanmış.



comScore’un Türkiye verilerine göre ise Türkiye’de 15 yaş ve üzerinde toplam 19 milyon kullanıcı var. Türkiye’den ziyaretçi hacminin en yüksek olduğu Türk siteleri Doğan Online, Milliyet Grubu ve Mynet olmuş.



Son olarak Alexa’nın verilerine göz attığımızda ise Türk site sıralamasının Hürriyet, Milliyet ve Mynet olarak raporlandığını görüyoruz.

Burada değerlendirdiğimiz üç kaynağın da örneklem grubunun temsil gücü, ölçümleme tekniği, uygulama hataları gibi konular nedeniyle zayıflıkları olabilir. IAB'nin ölçümleme konusunda anlaştığı ve ölçümlemeleri başlattığı Gemius'un yayınlayacağı rapor, bakalım hangi verilerin doğruluğunu gösterecek...

6 Eylül 2009 Pazar

İnternet Ölçümlemesi ve Ücretsiz Tüketici Analizi Araçları

Elektronik ticaretin en önemli göreli avantajlarının başında ziyaretçilerin online mağazada gerçekleştirdiği tüm aktivitenin ölçümlenebilmesi geliyor. Fakat İnternet’teki ölçümlemenin avantajları bununla da sınırlı değil. Tüketicilerin arama motorlarındaki veya diğer sitelerdeki davranışlarının da kolayca ve büyük örneklem gruplarını içerecek şekilde yapılabilmesi, tüketici davranışlarının gerçek zamanlı olarak takip edilebilmesini sağlıyor. Başka bir ifade ile İnternet sayesinde tüketim eğilimleri hakkındaki güncel verilere daha çabuk ve anlık olarak sahip olduğumuzu söyleyebiliriz.


İnternet üzerinde ölçümleme konusunda dünyada ComScore, Hitwise, Nielsen ve IAB Turkiye’nin ölçümleme ihalesini kazanan Gemius gibi birçok araştırma şirketi faaliyet gösteriyor. Belli panel verileri ile elde ettikleri sonuçları ücretli olarak kurumlar veya firmalar ile paylaşıyorlar. Ölçümlemenin yerleşmediği ülkelerde site ziyaretçilerinin hacmi, demografik özellikleri gibi birçok veri sağlıklı olarak sağlanamadığı için İnternet’in yapısından kaynaklanan pozitif avantajları tam olarak kullanılamıyor.


İngiltere kökenli araştırma şirketi Hitwise’ın Global Araştırma Birimi Genel Müdürü Bill Tancer’ın geçen yıl çıkardığı "Click" isimli kitabının yeni baskısını nihayet vakit bulup okuyabildim. Tancer, bu kitapta yıl başlarında ciddi talep artışı yaşayan diyet ve mezuniyet balosu gibi çok farklı sektörlerdeki eğilimlerden tutun da; sosyalleşme siteleri ve porno endüstrisi gibi görünürde ilgisiz olan konulardaki ortak noktalara kadar birçok analizine yer vermiş. Ve bu değerlendirmelerin ana kaynağı olarak yararlandığı arama motoru kullanımları ile site ziyaret verilerinin iş dünyası için tüketiciyi anlamakta ne derece önemli olduğunu kanıtlamaya çalışmış.

İnternet araştırma şirketleri, sahip oldukları kullanıcı panellerine dayanarak bir arama motorunda yapılan arama sonrasında hangi sitelerin ziyaret edildiğini raporlayabiliyorlar. Bu detayda olmasa da benzer analizleri yapabilmek için aslında her zaman araştırma şirketlerinden danışmanlık almanıza gerek yok. Türkiye’deki İnternet kullanıcılarının arama ve site ziyaret eğilimi verilerini içeren araçlar sadece Google tarafından sağlanıyor. Tümü ücretsiz olan bu analiz araçlarının birkaç tanesini aşağıda sıralamaya çalıştım:

Insights For Search ile Google’da yapılan aramaların zaman içindeki değişimini, farklı yerlerdeki seviyelerini ve benzerlerindeki değişimlere kolayca görebilirsiniz.

KeyWord Tool ile Google’da yapılan aramaların adetlerine ve benzer aramaların neler olduğuna ulaşabilirsiniz.

AdPlanner ile sitelerin istatistiklerine, bir siteyi ziyaret edenlerin başka hangi siteleri ziyaret ettiği ve hangi aramayı yaptığı bilgisine erişmeniz mümkün.

23 Haziran 2009 Salı

Web Sitesi Ölçümleme (Web Analytics) Araçları

Ölçümleyebilme'nin elektronik ticaretin gelişimine yaptığı katkı şüphesiz ki çok büyük. Ziyaretçilerin (müşteriler) sitede ne yaptığını takip edebilmenin yanı sıra kullanılan iletişim kanallarının (reklam mecraları) da performansının karşılaştırılabiliyor olması, e-ticaret firmalarının klasik perakendecilere göre verimlilik açısından doğal bir avantajı olmasını sağlıyor. Bu yazıda, dünyada şu anda kullanılan site ölçümleme araçlarından bahsediyor olacağım.

Web sitesi ölçümleme (Web Analytics) araçları olarak isimlendirilen yazılımları temelde ikiye ayırabiliriz. Bir tarafta sitenin server’larına kurulup buradaki verileri ölçümleyen (server based) araçlar bulunurken diğer tarafta ise site yazılımı içine eklenen ve kullanıcıların Internet tarayıcı verilerini ölçümleyen (cookie based) araçlar yer alıyor.


Google’ın Analytics ile ölçümlemeyi ücretsiz hale getirmesi sonrasında yaygınlaşan çerez bazlı (cookie based) araçlar özellikle Internet reklamcılığı konusunda faaliyette bulunan firmalar tarafından destekleniyor. Şu anda 2 adet ücretsiz site ölçümleme aracı bulunuyor. Internet sitesi bulunan tüm kişilerin bildiği Google Analytics ürününü kullanmak için hiçbir ön koşul bulunmuyor. Dileyen her kişi veya kurum sitesini bu araç ile ölçümleyip raporlayabiliyor. Diğer ücretsiz ölçümleme aracı olan ise Yahoo! Web Analytics‘i kullanabilmek için ise ya Yahoo! Small Business merchant üyes veya Yahoo reklamvereni olmak gerekiyor. Kısacası bunları Türkiye’den yapamadığınız için Yahoo’nun aracı kullanılamıyor. Bu iki araç dışında bir de yaklaşık bir ay öncesine kadar faaliyette olan fakat artık destek verilmeyeceği duyurulan Microsoft’un adCenter Analytics isimli ölçümleme aracı bulunuyordu.

Server bazlı (server based) site ölçümleme araçlarına gelince; temelde dünya çapında kullanım oranları yüksek birkaç adet üründen söz edebiliriz. Omniture, WebTrends, Coremetrics, ClickTracks ve Urchin çözüm ortakları tarafından sistem entegrasyonları yapılan ve kişiselleştirilebilir uygulama yapıları olan ürünlerdir. Bunun yanında raporlama ve diğer teknik konularda sürekli bir destek hizmetine ihtiyaç duyulduğunun ve daha da önemlisi bu grupta yer alan ürünlerin ücretli olduklarının da altını çizmek gerekiyor.