21 Şubat 2015 Cumartesi

Akıllı telefonlar, internet kullanıcı eğilimlerini nasıl değiştiriyor?

Yandaki fotoğraf ilginç bir dönemin habercisi olabilir. Yurt dışında iletişim ve perakende sektörlerinde standart haline gelmeye başlayan Beacon teknolojileri, akıllı telefon penetrasyonuna bağlı olarak ölçümleme konusundaki birçok problemi ortadan kaldıracak gibi görünüyor.

Dijital etkileşimin fiziksel ticaret ile en çok kesiştiği noktada hiç şüphesiz akıllı telefonlar bulunuyor. Birçok firma son dönemde dijital iletişimin fiziksel alışverişe etkisini ölçümlemek için oluşturdukları yeni teknolojilerini tanıttı. Google, dijital iletişimin telefon satışı, mağaza alışverişi ve cihazlararası Online etkisini bütünlüklü şekilde görmeyi sağlayacak bir altyapıya geçtiğini paylaşırken; Facebook ise dijital iletişimin mağaza satış etkisini test etmeye yönelik bir özelliği duyurdu.

Mobil ticaret olarak adlandırılan ve cep telefonu üzerinden (tablet bilgisayarların bu kategori içerisindeki varlığı tartışmalı) yapılan e-ticaret işlemleri yanında çoklu kanal alışverişi ile mobil ödemeleri de ifade eden ticaret şemsiyesinin hacmi her geçen gün artıyor. 

Mobil ticaret hacimlerinde firmalar arasındaki ayrışmanın temel nedeni, kullanıcı tecrübesinin detaylarına ne kadar hakim olunduğu. Mobil internet tecrübesi, uygulamaların (mobile applications) varlığı nedeniyle bilgisayarlardan ciddi bir farklılık gösteriyor. Mobildeki başarı, süreçlerini bu kullanıcı eğilimine uygun şekilde oluşturan firmalar için daha kolay geliyor. Bu konudaki birkaç detayı, ilgili raporlar ile paylaşmak istedim.

  • Mobil cihazlar aracılığı ile internette geçirilen zamanın %80'i mobil uygulamalarda gerçekleşiyor. Kaynak: Flurry, nisan 2013

  • Mobil uygulamaların alışveriş için kullanımı 2014 yılı boyunca %174 oranında arttı. Kaynak: Flurry, ocak 2015


  • Akıllı telefonlardaki alışveriş aktivitelerinin %28'inde mobil web siteleri tercih edilirken, mobil uygulamaların tercih edilme oranı %26. Kaynak: iab, aralık 2014

4 Ocak 2015 Pazar

Mobil Sitem Mi Olmalı Yoksa Uygulamam Mı? Mobil Pazarlamaya Giriş Rehberini Ücretsiz İndirin.


Yurt dışında yaşayan Türklerin hoşuna giden 'küçük' sürprizlerin başında karşılarına Türkiye ile ilgili tanıtımların çıkması geliyor. Geçen haftalarda Singapur metrosundaki reklamları görünce, dünyada akıllı telefon kullanımının en yüksek olduğu ülke olan Singapur'da yaşayanların yapacağı gibi akıllı telefonumu çıkarıp afişteki siteyi ziyaret etmek istedim. Eriştiğim site bir masaüstü versiyonuydu. Telefon ile bu bol içerikli siteyi gezmeye çalışırken rahat bir tecrübe yaşadığımı söyleyemem. Google'daki sonuçların alt sıralarında mobil uygulamanın yer aldığını gördüm, fakat içeriğini bilmediğim için telefonuma fazladan bir uygulama indirmek istemedim. Tahmin edeceğiniz gibi sıradan bir tüketicinin marka ile etkileşimi bu noktada sorun yaşıyor; çünkü o aralıkta kullanıcı günlük akışa dönüyor ve iletişim mesajı, beynin art alanına kayıyor. Ben ise araştırmamı sürdürüp sitenin bir mobil versiyonunun da bulunduğunu fark ettim. Kısacası tüm dijital varlıklar mevcut olmasına rağmen basit bir yönlendirme (redirect) eksikliği sebebiyle bu güzel kampanya, bir süreç devamlılığı sorunu yaşamaktaydı. Bu sebeple 'mobil'e uyumluluk konusunda bir kontrol listesi (basit bir rehber) hazırlamanın herkese faydası olacağını düşündüm. 

Aşağıdaki bilgileri içeren, mobil uyumluluk ve pazarlama kontrol listesini buradan indirebilirsiniz! Sonrasında da bu yazıyı veya listeyi, ihtiyacı olabilecek diğer kişilerle paylaşarak Türkiye'deki mobil ekosistemin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.


Web sitem var ama Mobil uyumlu mu bilmiyorum.
  • Sitenizin mobil cihazlardan ziyaret edildiğinde nasıl bir tecrübe yaşattığını burada analiz edebilirsiniz.
  • Sitenizin mobil cihazlara uyumlu olup olmadığını buradan basit bir şekilde test edebilirsiniz.


Masaüstü Web Sitem var ama Mobil Sitem veya Mobil Uygulamam yok.
Mobil Sitem Olmalı mı?
Evet! Blogumdaki bir yazımda gelecek birkaç sene içerisinde dünyada (Türkiye'de de) mobil internet kullanıcılarının trafik ve işlemlerin çoğunluğunu üreteceğine dair raporları paylaşmıştım. Mobil ziyaretçilerin artış trendi yanında, özellikle dijital varlıklarınızı ilk kez ziyaret edecek kişilerin mobil siteleri tercih edeceğinin de altını çizmemiz gerekiyor. Neden katma değerini bilmediğiniz bir firmanın / markanın mobil uygulamasını indirmek isteyesiniz ki? (Uber ve HotelTonight gibi mobil uygulama üzerine iş modellerine sahip firmalar bile mobil sitelerini yayında tutup, buralarda verdikleri hizmetleri anlatmayı tercih ediyorlar.)
  • Mobil sitenizin altyapısını farklı cihazlara uyumlu hale getirme alternatiflerini buradan görebilirsiniz.
  • Mobil sitenizin tasarımında dikkat edilmesi gereken dizayn prensiplerini burada bulabilirsiniz.
  • Mobil siteniz hakkında detaylı raporlar alabilmek için gereken analiz aracını nasıl kuracağınızı buradan öğrenebilirsiniz.


Mobil Sitem var ama Mobil Uygulamam yok.
  • Masaüstü sitenizi mobil cihazlardan ziyaret eden kişilerin mobil sitenize erişmesi için otomatik yönlendirmenin (redirect) nasıl yapılacağını buradan öğrenebilirsiniz.
  • Mobil sitenizin arama motorlarına nasıl uyumlu hale getirileceğini (mobil SEO) buradan öğrenebilirsiniz.
Mobil Uygulamam Olmalı mı? 
Her zaman değil! Blog'umdaki bir yazımda mobil cihazlardaki tecrübelerin masaüstü sitelerden nasıl farklılık gösterdiğine dair içgörüleri paylaşmıştım. Bu nedenle mobil uygulamaların kalbinde yer aldığı oyun, taksi, otel ve ödeme gibi mobil iş modellerini bir kenara koyarak değerlendirme yapmamız gerekiyor. 
Mobil uygulamalar; akıllı telefonların lokasyon ve sensörler gibi özellikleri ile offline kullanım ve kredi kartı bilgisi gibi birçok veriyi cihazda tutma olanaklarını sağlayabildiği için çok ciddi bir avantaja sahip. Kullanıcıların bir uygulamayı indirmeyi, markayla tanıştıktan sonra tercih etmeleri bir yana; gerek uygulamadaki yetersizlikler gerekse bildirimlerin yoğun kullanımı sebebiyle telefona indirilen mobil uygulamaların %95'i ilk ayın sonunda kaldırılıyor. Bu nedenle kullanım amacı iyi anlatılamadığı durumda mobil uygulamalar, yeni müşteri için değil, daimi müşteriler için bir anlam teşkil ediyor. Eğer tamamen mobil bir iş modeline sahip değilseniz; halihazırdaki müşterilerinize hitap eden ve mobilin özelliklerini barındırıp içeriğin sık değiştiği bir uygulama yapamayacaksanız; mobil uygulama üretmenin katma değerini tekrar değerlendirmenizde fayda var.
  • Mobil uygulamanızın tasarımında dikkat edilmesi gereken dizayn prensiplerini burada bulabilirsiniz.
  • Mobil uygulamanızı yayına almadan önce yapmanız gerekenlerin listesini burada görebilirsiniz.


Mobil Sitem ve Mobil Uygulamam var.
  • Mobil siteniz ile ilgili yukarıdaki önerileri değerlendirmenizde fayda var.
  • Mobil uygulamanızın uygulama marketlerine nasıl uyumlu hale getirileceğini (app store optimization / ASO) buradan öğrenebilirsiniz.
  • Mobil uygulamanıza nasıl alt linkler atayabileceğinizi buradan takip edebilirsiniz.
  • Mobil uygulamanızın arama motorlarına nasıl kaydedileceğine dair bilgiyi burada görebilirsiniz.
  • Mobil uygulamanıza istediğiniz zaman kod ekleyip çıkarabilmek için gereken etiket yöneticisini nasıl ekleyeceğinizi buradan görebilirsiniz. 
  • Mobil uygulamanız hakkında detaylı raporlar alabilmek için gereken analiz aracını nasıl kuracağınızı buradan öğrenebilirsiniz.


BONUS: Mobil reklam vermek istiyorum.
  • Mobil Sitenize ziyaretçi çekme amacındaysanız; yanlış bir düşünceniz var demektir. Önemli olan potansiyel müşterilerinizin sizi ziyaret etmesiyse siz masaüstü ve mobil sitelerinizi hazırladıktan sonra birçok reklam platformunun çoklu cihaz tecrübesine uygun hedeflemelerini kullanabilirsiniz. Örnek bir kontrol listesini burada görebilirsiniz. 
  • Mobil Uygulamanızın indirilme adedini artırmayı hedefliyorsanız; hedeflemeyi ne kadar otomatize edebilirseniz süreci de o kadar kolay idare edebilirsiniz. Bunun yanında uygulama mağazalarının verilerini kullanarak kampanyalarınızı, uygulama kullanım eğilimlerine daha da uygun hale getirmeniz mümkün. Uygulamanın yeni indirilmesi yanında indirmiş kişiler için etkileşimi artıracak stratejileri de uygulamayı göz ardı etmeyin. Örnek bir uygulama indirtme stratejisini burada, etkileşim artırma stratejisini ise burada inceleyebilirsiniz.
Not: Yapacağınız mobil indirme hedefli kampanyaların olumlu bir yan etkisi de uygulama mağazalarındaki indirilme listelerinde yukarılara çıkmanız olacaktır. Bu sayede son dönemde en çok indirilen uygulama listelerine göz atan bir çok kullanıcının, ücretsiz şekilde uygulamanızı indirmesi mümkün olabilir.

18 Aralık 2014 Perşembe

Mobil Ticaret ve Pazarlama ile ilgili en güncel veriler

Mobil internetin birçok sektör üzerinde yarattığı dönüşüm çok hızlı gerçekleşiyor. Bu trendlere dair son dönemde gözden kaçırmış olabileceğiniz raporları paylaşmak istedim.

Tüm dünyada 2018 yılı itibariyle 8 milyara yakın mobil internet kullanıcısı olması bekleniyor. (Kaynak: pwc 2014)





Türkiye'de ise eylül 2014 itibariyle 30 milyon cep telefonu üzerinden (mobil) internet abonesi bulunuyor. (Kaynak: BTK 2014)



Akıllı telefon kullanıcı adedinin 2017 yılı itibariyle 2,5 milyara ulaşması öngörülüyor. (Kaynak: emarketer 2014)





Dünyadaki mobil dönüşümün merkezinde akıllı telefon geçişini yaşamaya başlayan Çin ve Hindistan yer alıyor. (Kaynak: emarketer 2014)



İnsanların %40'ı mobil cihazlarını bilgiye ulaşmada en önemli kanal olarak görüyor. (Kaynak: xAd & Telmetrics 2014)




Avrupa ve Amerika'da sosyal medya ve haber okuma ağırlıklı olan mobil internet aktiviteleri, Çin ve Japonya gibi mobil konusunda öncü ülkelerde internet alışverişine kayıyor. (Kaynak: Ofcom 2014)


Tüketicilerin %32'si mağaza içerisinde mobil cihazlarından araştırma yaptıktan sonra satın alma kararını değiştiriyor. (Kaynak: Mobilemarketingwatch)



E-ticaret sitelerinin trafiklerinin %30'undan fazlası mobil cihazlardan geliyor. (Kaynak: Business Insider & Monetate 2014)



Online perakende işlemlerinin mobil cihazlarda gerçekleşen kısmı, global ortalamada %30'a ulaştı. (Kaynak: Criteo 2014)



2018 yılı itibariyle Avrupa e-ticaret hacminin yarısının mobil cihaz kullanıcılarından kaynaklanacağı ifade ediliyor. (Kaynak: Tradedoubler Research 2014)



Dünyadaki birçok sektör mobilize tüketicilere uyum sağladıkça, toplam ekonomik büyüklüğün mobilden etkilenen kısmının ciddi bir büyüme göstererek; 2017 yılı itibariyle 700 milyar dolara erişmesi bekleniyor. (Kaynak: Digi-Capital 2014)




Mobil ödeme sektörü hacminin 2019 yılı itibariyle sadece ABD'de 142 milyar dolara ulaşması, bunun 91 milyar dolarının mobil site ve uygulamalardan yapılan alışverişlerden oluşacağı tahmin ediliyor. (Kaynak: Forrester 2014)


İnternet üzerinde video izleme tercihi mobil cihazlara kayıyor. Türkiye'de aktif internet kullanıcılarının %11′i (3 milyon kişi) cep telefonlarından TV seyrediyor(Kaynak: iab Türkiye 2014)



Mobil internetin genişlemesine paralel olarak mobil reklamcılığın da büyüyerek seneye 64 milyar dolara ulaşacağı bekleniyor. (Kaynak: emarketer 2014)




Yoksa sizin dijital varlıklarınız (reklamlarınız, web siteniz, mağazanız) hala her tür mobil cihaz ile uyumlu değil mi? 

29 Kasım 2014 Cumartesi

Cep Telefonu ve İnternetin Birlikteliği, Dünyayı Nereye Götürüyor?

Cep telefonları, iletişimi global düzeyde kişisel hale getirdi; çünkü artık dünya nüfusunun %95'inden fazlasının kendine ait eşsiz bir numarası var. İnternet bağlantısı ve kullanım tecrübesinin gelişmesi sayesinde de uygun maliyetlerle görüntülü iletişim yapılabilecek düzeye eriştik.

İnternetin cep telefonlarına girmesinin getirileri sadece iletişim sektörü ile sınırlı değil. Eğlenceden, sağlığa, pazarlamadan ticarete kadar her sektör; gün boyunca kullanıcılarından en fazla yarım metre uzakta kalan bu akıllı cihazların neden olduğu ciddi bir değişimi yaşıyor.

Teknolojik gelişmeye paralel olarak internet tecrübesi cihazlar arasında birbirine yaklaşmaya başladı. Bu nedenle kullanıcılar, artık internete girmek için kendilerine fiziksel olarak en yakın cihazı seçiyor (Bu eğilime yakınlık / proximity deniyor). Gittikçe daha çok tercih edilmeye başlanan cep telefonları toplam internet kullanımının ve haliyle de yaratılan verilerin ana kaynağını oluşturuyor. Ortalama bir akıllı telefonu kullanıcısının gün boyunca 150 kez telefonuna baktığını da bir kenara not edelim.

Kullanıcıların kendileri hakkında mobil cihazların lokasyon gibi özellikler ve sosyal medyadaki beğeniler gibi veriler yardımıyla arkalarında bıraktığı sanal bilgi yığınlarını, noktaları birleştirme bulmacalarına benzetebiliriz. Artık bu noktaları kim daha iyi birleştirebilirse, o daha sağlıklı ürün ve servisler sağlayabilme gücüne kavuşacak. Eskiden potansiyel müşterileri hakkında (anketlere, değerlendirmelere, .. dayalı) tahminler yürüterek iş yapan her tür şirket / iş modeli; kullanıcıların gerçek verilerini işlemek gibi bir fırsat / engel ile karşı karşıya kalacak.

İnternete bağlı cep telefonları sayesinde kişiler hakkında ortaya çıkan dağınık verileri doğru şekilde analiz edebilen firmalar, şimdiden ciddi büyüklüklere erişti. Akıllı telefonların yeni özellikleri olan lokasyon'u kullanan Uber ve HotelTonight, fotoğraf'ı kullanan Instagram ve video'yu kullanan Vine; yeni jenerasyonun ilk ürünleri / aktörleri. Bu dönüşümü hızlı kavrayan büyük şirketler de ürünlerine mobil sinyalleri adapte etmek için ciddi emek veriyor. Neredeyse tamamen mobil bir ürün haline gelen Google Maps ve izlemelerin yarısına yakını mobilden gelen Youtube'un son birkaç senedeki dönüşümleri, ürün geliştirme başarılarından kaynaklanıyor.

Kitlesel iletişim, satış, üretim ve pazarlama tekniklerinin tümüyle değişeceği bir döneme giriyoruz. Birçok sektörü derinden etkileyecek bu süreçte, ortaya çıkacak en önemli tartışma Büyük Veri üzerine olacak. Asıl amaç eldeki bilgi yığınını en kolay / basit şekilde çözümleyebilmek ise pazarlama sektörü şimdiden iyi bir mesafe almış durumda. Aşağıdaki videolarda pazarlamanın mobil cihazların yardımıyla nasıl kişiselleşmiş bir tecrübeye dönüştüğünü örnekleriyle paylaşmak istedim:

ADIDAS - Window Shopping: https://www.youtube.com/watch?v=m4AnJI8GBYI
TELEKOM - Gallery In The Sky: https://www.youtube.com/watch?v=VpSf4Z9tbz0

11 Ekim 2014 Cumartesi

Perakendedeki Dijital Dönüşümün En Güncel Örnekleri

İnternetin tüketicilerin davranışlarını, alışveriş öncesinden mağaza içerisine kadar değiştirdiği bir dönem yaşıyoruz. Geleneksel perakendeciler de bu değişimi iş modellerini dönüştürerek karşılamaya çalışıyor: multi-channel (çoklu kanal) ve omni-channel (tek deneyim) olarak adlandırılan dijital değişimleri birkaç başlık altında örneklemek istedim:

Mağaza İçi Tecrübenin Dijitalleşmesi

Stokların tümüyle erişime açılması: JCPenny'nin tüm envanterlerini mağaza müşterilerinin erişimine açtığı mağaza içi kioskları yaygınlaşmaya başladı.


Yeni interaktif müşteri deneyimi: Nike'ın Fuelstation isimli sosyal platformlarda paylaşılabilir şekilde mağaza ziyaretçilerinin hareketlerinin görselleşmesini sağlayıcı interaktif tecrübeler artıyor.


Entegre müşteri deneyimi: Hointer'ın soyunma kabinlerine kadar entegre ettiği kişiye özel öneri sistemleri yaygınlaşıyor.


Mağaza içi dijital CRM: Timberland'in de bazı mağazalarında uygulamaya başladığı Beacon teknolojisi sayesinde (potansiyel) müşterilerle telefonları üzerinden kişiye özel iletişim yapılması mümkün.


Ödeme Sistemlerinin Dijitalleşmesi

İnternet siparişlerinde kapıda ödeme (Cash on delivery): Bu özellik günümüzde kargo firmalarının bir katma değerli servisi haline geldi.


İnternet siparişlerini mağazalarda ödeme: İnternet alışverişi bariyerlerinin en önemlisi olan ödeme güvenliği sorununu aşmak için Walmart'ın sunduğu yeni ödeme hizmeti güzel bir örnek.



Gönderimlerin Dijitalleşmesi

Aynı gün içerisinde gönderim (Same day delivery): Birçok perakendecinin diğerlerine göre tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden olan bu özellik de ayrı bir katma değerli hizmet haline gelmek üzere. (Örneğin: Google Shopping Express)


Mağaza içerisinde teslimat alanı (Pick at store): Best Buy'ın öncülerinden olduğu bu özellik, tam da internet siparişlerini istediği zaman teslim almak isteyen tüketicilere hitap ediyor.


İade / ürün teslim süreçlerinin dijitalleşmesi: Sears gibi yenilikçi firmalar iade sürecini kolaylaştırmak için müşterilerine özel alanlar sağlayıp süreci mobil cihazlarla yönetiyor.


E-ticaretin Depo / Lojistik Süreçlerine Entegrasyonu

Karanlık mağazalar (Dark stores): Tesco gibi geleneksel perakendeciler, şehir merkezlerindeki verimsiz mağazalarını online sipariş dağım merkezlerine dönüştürüyorlar.


Tek deneyim (Omni-channel): Macys gibi ciddi adette fiziksel mağazaları bulunan perakendeciler karmaşık tek deneyim süreçlerini yönetebilecekleri özel depolar kurmaya başladılar. Bu akıllı depolar, çok ciddi büyüklükteki ürün stoklarının bireysel gönderiler düzeyinde koordine edilebilmesini sağlıyor.


Mağazadışı Mobil Transformasyon

Dijital duvar mağazaları: Tesco'nun öncülüğünü yaptığı bu sanal mağazalar, barkod okuyuculu mobil uygulamaların popüler hale gelmesine ciddi bir katkı yaptı.


Sanal gerçeklik uygulamaları: Ikea'nın ilk uygulamalarından birini hayata geçirdiği interaktif çözümler sayesinde; tüketiciler için ürünlere sahip olmadan görsel anlamda aynı hisse ulaşmanın önü açılmış oldu.


E-ticaret Firmaları ile Ortaklıkları

Özel ürün gamı: Yeni modelleri sürekli ilgi çeken internet markası Bonobos'un dünyaca ünlü perakendecilerden Nordstorm ile yaptığı anlaşma ile ürünlerini mağazaiçi alışverişe taşıması.


Ürün teslim mağazaları: Argos'un belli mağazalarını ebay müşterileri için birer teslimat alanına dönüştürmesi.


Perakendecilerin dönüşümüne ilişkin bunca örneğin üzerine, perakendedeki dijital dönüşümün analiz edildiği alışveriş tecrübesinin transformasyonu hakkındaki bu video güzel bir tamamlayıcı olacaktır.

13 Eylül 2014 Cumartesi

Web Sitelerini ve Uygulamalarını Mobil Kullanıcılara Hazırlama Stratejileri

İnternete erişimin hızla mobil cihazlara kayması, tüm ülkelerde paralel olarak yaşanan bir durum. En güncel verilerin ışığında firmaların bu dönüşüme kendilerini nasıl hazırlayabileceklerine dair yayınlanmış kaynakları paylaşmak istedim:

TRENDLER
  • İnternet kullanımının neredeyse %30'u tabletler dışındaki mobil cihazlar aracılığı ile gerçekleşiyor.


Kaynak: StatCounter

  • ABD perakende sektöründe mobil cihazların etkisi birçok alanda %50'yi yakalamış.

Kaynak: Mediapost

  • Mobil trafiğin oranı bölgeler arasında çok farklılık gösterse de son bir yılda ciddi bir sıçrama yapmış.

Kaynak: Statista

  • Kullanıcılar bir gün içerisinde mobil cihazlara 150 kezin üzerinde erişiyor.

Kaynak: KPCB



  • Mobil cihazlarda İnternet erişiminde bulunulan zamanın %86'sı mobil uygulamalarda geçiriliyor.


    • Kaynak: Flurry


      MOBİL TECRÜBE
      • Web varlıklarını (siteler, ...) mobil cihaz tecrübesine uygun hale getirmek için kullanılan iki ana yöntem, Responsive (Tasarımı mobile adapte eden) ve Adoptive (İçeriği de mobile adapte eden) tasarım altyapıları. 

      • İnternet erişiminin çoklu cihaz tecrübesine dönüşmesi nedeniyle İnternet platformları için kullanıcı odaklı tasarım stilleri de önemli hale geliyor: Material Design Yaklaşımı da bunun en günceli.

      • Web sitelerinin, mobil internet kullanıcılarının tercihlerine tam uyumlu hale gelmeleri için dikkat etmeleri gereken prensipler de listeler halinde yayınlanmaya başlandı.


      MOBİL OPTİMİZASYON

      Mobil cihazlarda da İnternet kullanımının önemli yönlendiricilerinin başında arama motorları geliyor. Hem mobil sitelerin hem de mobil uygulamaların arama motorlarına uygun hale getirilmesi, önemli bir hazırlık adımı. Mobil uygulamalar için optimizasyon, arama motorları yanında ciddi trafik yaratması nedeniyle Google Play gibi uygulama mağazalarını da ayrı bir başlık olarak ele almayı gerektiriyor.


      * MOBİL UYGULAMALAR İÇİN: Mobil uygulamalar için optimizasyon (Deep Linking geliştirmesini atlamadan) ikiye ayrılıyor.

      26 Ağustos 2014 Salı

      Mobil Ticaretin Yeni Yıldızı Asya Pasifik Bölgesi'nden Bildiriyorum

      Interneticaret blog'unu yıllardır karşıma çıkan bilgileri başkaları ile paylaşmak için kullanıyorum. Dünyada son yıllarda hem kullanıcı hem de gelir hacmi anlamında internet ekosistemini en ciddi büyüten bölgelerin başında Asya Pasifik / Uzak Doğu geliyor. Bu ay içerisinde taşındığım Singapur'da tüm bölgeyi kapsayan yeni görevimde bu bölgeyi daha yakından tanıma fırsatı elde etmeyi ve sizlere bundan sonra bölgedeki trendleri 'yerinden' aktarmayı umuyorum.

      Böyle bir karar vermemde etkili olan şeylerin başında nüfusu yoğunluğu dışında, mobil internet ve mobil ticaret konusunda bölgedeki ciddi ilerlemeyi fark etmem geliyor. Asya Pasifik'te bulunan ülkelerin mobil cihazlar sayesinde dünyaya nasıl bir etkide bulunacağına dair temel verileri sizlerle de paylaşmak istedim.

      Nüfus 
      Gelecek 5 sene içerisinde dünya nüfusunun yarısı bu bölgede yaşıyor olacak. Bu da haliyle telefon sahipliğinden internet kullanıcılığına kadar uzanan her alanda çok önemli bir kullanıcı hacmi yaratacak.



      Mobil İnternet 
      Asya Pasifik Bölgesi, yukarıdaki tablodaki nüfus yoğunluğunun yanında mobil teknolojilerin (altyapı yetersizliğine bağlı olarak) alternatifsizliği nedeniyle dünyanın mobil internet popülasyonunun da ağırlığını taşıyor.



      Akıllı Telefon 
      Asya Pasifik Bölgesi'ndeki birçok kullanıcı henüz akıllı telefonla tanışmış değil. Mobil cihazlara dair Google'ın Android One gibi tüm projeler, mobil internetle kötü cihaz tecrübeleriyle tanışan kullanıcıların mobil internet kullanım tecrübesini daha çok geliştirmesini amaçlıyor.



      E-Ticaret 
      E-Ticaretin ciddi hacimlere ulaştığı ABD ve Avrupa'da büyüme oranları ciddi bir gerileme yaşıyor. Bu nedenle dünyanın gündemi; hem turizm gibi hizmet hem de perakende  alanlarında dijital ticaretin hızlandığı bölgelere çevrildi. Turizmde ciddi bir büyüme beklenen bölgede, Online perakendede de ciddi bir atılım yaşanıyor.


      Kaynak: European Travel Commission

      Mobil Ticaret
      Asya Pasifik Bölgesi, cihaz penetrasyonu açısından henüz tam olarak Amerika ve Avrupa ile boy ölçüşemese de tüketicilerin mobil cihazları üzerinden tüketim yapma tercihleri ciddi şekilde yüksek. Bu da bölgede mobil ticaretin yakın gelecekte çok önemli hacimlere ulaşabileceği değerlendirmesine neden oluyor.


      Kaynak: eMarketer