27 Ekim 2013 Pazar

Retargeting / Remarketing Teknolojisine Yakından Bakmayı İsteyen Var Mı?

Fiziksel perakendecilerin müşteri ilişkileri yönetiminde (CRM) kullanabildiği veriler büyük oranda kendilerinden alışveriş yapan kişilerle sınırlı. Mağaza ziyaretçilerinin %5'in altındaki bir oranının satın alma işlemi gerçekleştirmesi nedeniyle, asıl hacmi oluşturan 'alışveriş yapmayan çoğunlukla' ilgili olarak erişilemeyen bilgileri içeren çok ciddi bir içgörü hazinesi bulunuyor.

Aslında e-perakende sektöründe de site ziyaretçilerinin alışverişe dönüşen kısmı, fiziksel perakendeden çok farklı değil. Hedefli pazarlama stratejileri sayesinde bu oran yükseltilebilse de ortalama olarak hala site ziyaretçilerinin %3 civarında bir oranı alışverişi tamamlıyor. İnternet, 'tüm ziyaretçileri ölçümleyebilme' avantajı sayesinde e-ticaret firmaları için fiziksel perakendeci rakiplerine oranla daha fazla veri kullanım imkanı sağlıyor. Daha önceki bir yazıda e-perakendecilerin, ziyaretçilerinin geçmiş davranışlarına göre özelleşmiş tekniklerle sitelerinde nasıl kişiye özel mesajlar ve içerikler sunabildiklerinden bahsetmiştim.

İnternet’in ölçümleyebilme gücü sadece site içerisiyle sınırlı değil. Bunun dışında birçok kaynaktan sağlanan verilerle oluşturulan pazarlama faaliyetleri, site dışında da kişiselleşmiş kampanyalar yapılabilmesine olanak sağlıyor. Global olarak kullanımı hızla artan ve kişileri yeniden hedefleyebilmeyi mümkün kılan bu teknolojiye Retargeting / tekrar hedefleme deniyor. Retargeting teknolojisi Cookie / çerez altyapısı üzerinden uygulanabiliyor. Retargeting teknolojisini detaylandıracağım bu yazıda bahsedeceğim özellikleri daha elle tutulur bir şekilde anlatabilmek için Google'ın (sahip olduğu gelişmiş reklam sunucusu Doubleclick ile birlikte) reklam hedefleme özelliklerini örnek linkleriyle kullanacağım. Bu arada Google AdWords sisteminde bu terim Remarketing / yeniden pazarlama olarak kullanılıyor.


Hedef Kitle Listesini Genişletme (Etiketleme)
Retargeting için ilk aşama, kişilerin ilgi alanlarına göre gruplanmasının sağlanması, yani bir anlamda hedefleyebileceğimiz kitleler oluşturmak. Bunun da en kolay yöntemi gezilen site sayfaları (URL) üzerinden sayfaları gezenlerle ilgili bir segmentasyon yapmak. Uygulanması planlanan pazarlama stratejilerinin doğru şekilde hayata geçebilmesi için özelleşmiş yeniden hedefleme listelerinin düzgün oluşması çok önemli.

Hatta sadece sayfa verisiyle sınırlı kalmayıp ziyaretçilerin ziyaret sıklığı, süresi ve kaynaklarıyla ilgili verilerini alabildiğimiz web analiz araçları da ziyaretçileri gruplandırmak için kullanılabiliyor. Örnek olarak Google Analytics'in Remarketing Listeleri özelliğini inceleyebilirsiniz.

Firmalar, zaman içerisinde gelişen teknolojilerle hedef kitleleri oluşturmak (genişletmek) için gerekli bilgileri sadece kendi siteleriyle sınırlı kalmadan da edinebilmeye başladılar. Site dışında kullanıcı verisi alınabilecek başka kaynaklar olarak mobil uygulamalar ve firmaların kendilerinin ürettiği videolar düşünülebilir. Örnek olarak Youtube Remarketing olarak isimlendirilen ve Youtube'a yüklenen videoları (videoların paylaşıldıkları yerlerde de) izleyen kişileri, hedef kitle listelerine eklemeye olanak sağlayan özelliği inceleyebilirsiniz.

Farklı web varlıkları aracılığıyla birçok kişiyi segmente eden ve bu kitleleri (çerez / cookie listelerini) ticari iş modeli olarak başka firmaların pazarlama faaliyetlerine sunan aracı firmalar da giderek artıyor. Bu firmalara yeni çağın reklam ara-ajansları da diyebiliriz. Kitleleri hedeflemeye yarayan teknolojiler Demand Side Platform / kitle yönetimi yapılan platformlar olarak adlandırılıyor ve Real Time Bidding / gerçek zamanlı fiyatlama ücretlendirmeleri ile birçok reklam ağında kullanılabiliyor. Örnek olarak Doubleclick Bid Manager gerçek zamanlı fiyatlama sunan bir kitle yönetimi platformuyken Doubleclick Ad Exchange entegre reklam ağı şemsiyelerinin en genişlerinden biri.

Retargeting Kampanyalarının Kullanım Platformları
Etiketlenen kişilere ulaşmak için banner, video veya diğer formatlarda reklamlar oluşturularak Google Görüntülü Reklam Ağı gibi reklam ağları kullanılabildiği gibi arama motorlarındaki kampanyalarda da ilgili Remarketing listeleri kullanılarak, reklamlar kitlelere göre özelleştirilebiliyor. Bu şekilde internette ziyaret edilen sitelerdeki reklam alanlarında hedef kitlelere göre özelleşmiş reklamlar sadece ilgili kişilere gösterilebiliyor.

Henüz çoklu cihaz kullanan bireyleri bütünlüklü olarak analiz edebilecek teknolojiler üzerinde çalışmalar devam etse de tarayıcı tabanlı akıllı mobil cihazlardan yapılan site ziyaretleri de benzer şekilde daha sonra yeniden (hedefli) pazarlama yapabilmek için kullanılabiliyor.

Dinamik Retargeting Reklamları
Retargeting teknolojilerinin kullanımının daha gelişmiş hali reklamların dinamik şekilde oluşturulması. Tecrübeli perakende profesyonelleri, hangi segmentin hangi ürün veya mesaja daha iyi tepki vereceğini geçmiş tecrübeleri ışığında yorumlayıp onlara uygun stratejiler kullanmayı tercih ediyor. Yine de bu yeniden hedefleme ve uygun reklamları oluşturma sürecinin, otomatik pilot şeklinde sisteme bırakılıp hedefler doğrultusunda reklamların hedeflenecek kitlenin geçmiş davranışlarına göre otomatik olarak oluşturulabilmesi de zamandan ciddi bir tasarruf sağlayabilir. Örnek olarak Google'ın (Merchant Center ürününün aktif olduğu ülkelerde) kendi Google Görüntülü Reklam Ağı'nda kullanılan AdWords dinamik yeniden pazarlama teknolojisi incelenebileceği gibi , bu özelliğe sahip Doubleclick reklam sunucusu kullanılarak tüm Doubleclick Ad-Exchange ağına mensup sitelerde de bu hedefleme teknolojisinin uygulanabileceği değerlendirilebilir.

Bu alan son dönemde ciddi bir ivme kazandığı için biraz daha bilgi vermek faydalı olabilir. 2005 yılında kurulan ve yakında borsaya açılması beklenen Fransız firması Criteo ile Sociomantic ve Adroll gibi (kendi yayıncı, reklam ağları olmasa bile) kendi reklam sunucularına sahip birçok dinamik Remarketing firması bulunuyor. Hatta Facebook reklamları, bu teknoloji firmaları sayesinde kullanıcılara göre özelleştirilebiliyor.

Aslında buradaki en önemli nokta; gelişmiş bir reklam sunucusu (Adserver) aracılığıyla ve reklam ağlarına entegre bir platform (Ad-exchange) sayesinde; gelişmiş Retargeting teknolojisinin reklamverenler tarafından sahip olunabilir hale gelmesi. Programmatic Marketing / pazarlamayı bir strateji çerçevesinde programlamak olarak isimlendirilen ve gerçek zamanlı ücretleme altyapısına dayanan bir teknoloji ile günümüzde bir reklam verenin hiçbir aracı kullanmadan, internette reklam alanı bulunan sitelerin bir çoğunda hedef kitlesine yönelik olarak onların ilgilendikleri ürünleri otomatik şekilde kreatiflere ekleyen reklamlarını gösterebilmesi mümkün hale geldi.

Görsel kaynak: http://lateseo.com/

22 Ağustos 2013 Perşembe

Raporlarla Türkiye E-Perakende Sektörünün Son Durumu

Elektronik ticaret sektörü 2013'ü önceki yıllara göre daha sakin bir şekilde geçiriyor gibi görünse de e-ticaret sektörünün dinamikleri, global olarak farklılıklar gösteriyor. ABD'de firmalar mobil öncelikli ticarete adapte olmaya çalışırken Avrupa'daki firmalar ürün gönderebildikleri pazarları (ülkeleri) genişletme gayretindeler; Türkiye'de ise klasik perakende firmalarının web mağazalarına yaptıkları yatırımlarda ciddi bir artış var.

Son dönemde yayınlanan raporlardan ilgimi çekenleri sizlerle paylaşmak istedim.

Ecommerce Europe 2013 Raporu
Avrupa'daki birçok ülkenin e-ticaret pazar verilerinin içerisinde yer aldığı raporda, Türkiye'deki B2C e-satış hacminin 2012 yılında 5.4 milyar euro'ya ulaştığı belirtilmiş.

Raporu buradan indirebilirsiniz.

Türkiye İstatistik Kurumu 2013 Hanehalkı Bilişim Araştırması
Türkiye'de İnternet kullanıcılarının dörtte birinin 2013 yılı ilk döneminde e-ticaret müşterisi olduğunu belirten yeni araştırma sonuçları açıklandı. İnternet'ten alışveriş yapan kişilerin satın aldıkları ürün / hizmetlere dair değişimi verileri bir araya getirdiğim aşağıda tabloda görebilirsiniz.

Rapora buradan erişebilirsiniz.

Ipsos Our Mobile Planet Türkiye 2013 Mobil Raporu
Türkiye'de akıllı telefon sahipliğinin %30'a ulaştığını ve bu kişilerin %70'inin İnternet'e her gün mobil cihazları üzerinden eriştiğini belirten son araştırma önemli bilgiler içeriyor.

Raporun tamamını buradan indirebilirsiniz.

Deloitte Türkiye 2013 Perakende Sektör Raporu
Türkiye perakende sektörü alt kırılımlarına dair büyüklükleri ve beklentileri içeren raporda, sektörde yaşanan birleşmeler ve satınalmalar da listelenmiş.

Raporu buradan indirebilirsiniz.

Ekonomist 2013 Türkiye Perakende Dosyası
Türkiye'de klasik perakende firmalarının web satışlarının, toplam cirolar içindeki payları ve gelecekteki planlarına dair detaylı bir araştırma yapılmış. Teknoloji marketlerde yıllık Online cirolar, Teknosa 69 milyon TL, Gold Bilgisayar 45 milyon TL ve Bimeks 34.6 milyon TL olarak belirtilmiş. Dosyadaki firmalara dair verileri, aşağıdaki tabloda toplu olarak görebilirsiniz:


IAB İngiltere Mobil Perakende Raporu 2013
Perakendeciler için mobil cihazlardan kaynaklanan trafik ve cirolar gitgide daha önemli hale gelirken İngiltere gibi bu konuda lider bir ülkenin perakende sektörünün fotoğrafını çeken bir makale yayınlandı. Perakendecilerin %74'ü mobil cihaz uyumlu sitelere sahipken iPhone uygulamasına sahip olanların oranı ise %62 imiş.

Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

27 Temmuz 2013 Cumartesi

Perakende ve E-Ticaret'in Mutlu Sonu, Tek Deneyim (Omni-Channel)


Batıda elektronik ticaret (e-ticaret) terimi yavaş yavaş tedavülden kalkıyor. E-ticaret; ana bir satış kanalı olarak firmalar tarafından yukarıdaki görsel akışta ve aşağıda listelediğim ana trendler eşliğinde, tüketicilerin alışveriş sürecine tamamen entegre ediliyor:

  • Gelişmiş ülkelerdeki perakendecilerin Tek Deneyim (Omni-Channel) yapılarına geçmeye başlamalarıyla bütünlükçü bir satış süreci yaratılması mümkün hale geldi. (Anlık entegre çalışan stok ve gönderi sistemleri)
  • Bir fiziksel mağaza ancak lokasyonu kadar potansiyele sahipken, web mağazası ise sadece bütün ülkeye değil dünyadaki tüm internet kullanıcılarına erişebilecek potansiyele sahip. (İhracatın perakendeye inmesi)
  • ABD’de internet şirketlerinin vergisel avantajlarının ortadan kaldırılmaya başlanması ile internet ve mağazalar arasında fiyatlar eşitlenmese de yakınlaşmaya başladı. (Lokasyona göre değişen fiyatlar)
  • Alım gücü yüksek tüketiciler artık araştırma ve alışveriş yaptıkları yerleri internet veya mağaza diye ayırmıyor. Bütünlükçü alışveriş tecrübesinin odağında yer alan internete bağlı akıllı telefon penetrasyonu da birçok ülkede çoğunluğa ulaştı. (Satış temsilcisiz mağazalar)
  • 3 boyutlu baskı makinalarının satış fiyatları hızla düşmeye başladı. Son tüketicilerin hammaddeleri temin edip birçok fiziksel ürünü doğrudan üretmesi, uzak gelecek değil. (Ev yapımı telefonlar)

Şüphesiz bu değişen pazar dinamikleri dünyadaki yüzbinlerce perakendeciyi çok kısa vadede etkilemeyecek. Fakat bu geçiş döneminde klasik perakendecilerin yeni süreçleri planlarken göz önüne almaları gereken önemli bir ayrıntı var: Mağaza perakendeciliğinde ziyaretçileri (potansiyel müşterileri) mağazaya getirme (trafik) maliyetinin büyük bölümü, operasyonel gider olarak değerlendirilip 'lokasyon kirası' için kullanılıyor. Oysa internet perakendeciliğinde ziyaretçileri web mağazasına getirme (trafik) maliyetinin en önemli ayağını 'site trafiği kaynakları' oluşturuyor. Bir başka ifade ile web mağazaları için Online ziyaretçileri mağazaya getirme maliyeti sadece pazarlama giderleri içerisinde değil, fiziksel mağazaların ziyaretçileri için göz önüne alınan sabit giderlerin ciro içerisindeki payı düzeyinde düşünülmeli.


15 Haziran 2013 Cumartesi

2013 Yılı E-Ticaret Etkinliklerinden Güncel Veriler

Son birkaç aylık dönemde katıldığım perakende ve e-ticaret etkinliklerinde konuşulanları, orada bulunamayanlara aktarmak istedim:

World Department Store Forum:

Boyner'in ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen etkinliğin konuşmacı listesinde Macy's CEO'su Terry Lundgren, Saks Incorporated CEO'su Steve Sadove, Karstadt CEO'su Andrew Jennings ve Boyner CEO'su Cem Boyner gibi üst düzey perakende sektörü yöneticileri bulunuyordu.

Macy's 2012 yılı cirosunun (28 milyar dolar) içerisinde İnternet satışlarının payı %9'a (2.5 milyar dolar) ulaşmış. İnternet'i tüm mağazalarındaki depo, gönderim ve satış süreçleri ile eklemlendirmeyi ana amaç olarak koydukları Omni-channel stratejisi sayesinde, toplam 800 adet olan mağazalarının yarıya yakınından İnternet siparişlerini gönderebiliyorlarmış.

Boyner için Morhipo.com'un (elektronik ticarete girmenin) en önemli katkısı; perakende sektörünün en baştan beri eksikliğini duyduğu şey olan 'mağazada alışveriş yapmadan ayrılan ziyaretçileri analiz edebilme' avantajı olmuş. Boyner, YKM gibi çok katlı fiziksel mağazalarda ortalama sepet büyüklüğü 60 dolar dolayındayken; Morhipo.com'da bu değer 50 dolar seviyesindeymiş.


Think eCommerce Export:

Google'ın organize ettiği etkinliğin ana teması yurt dışındaki son tüketiciye nasıl ürün gönderilebileceğiydi (e-ticaret ihracatı). E-ticaret firmalarının ihracat yolunu açan yeni bir gümrük düzenlemesinden önceki bir yazıda bahsetmiştim.

FedEx Global Trade Manager sitesinden ülkeler arası gönderimlerde oluşabilecek maliyetler ve gümrük süreçleri hakkında bilgi alınabiliyormuş.

Ticaret yapılması hedeflenen ülkelerdeki pazar potansiyellerini, dil bilmeye bile gerek kalmadan analiz edebilmek için Google'ın Global Pazar Fırsatları Aracı kullanılabilir. Ayrıca siteye konacak bir Google Translate eklentisi ile site içeriğinin tek tuş ile 60'ın üzerinde dile çevrilme imkanı elde edilebiliyor.


Kadın Girişimci Buluşmaları:

Kadın girişimcileri yüreklendirip bilgi vermek için Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (Kagider) birlikte 2008 yılından beri Anadolu'da toplantılar düzenliyor. Girişimciler için hazırlanan ve firma kurmaktan, süreç yönetimine kadar her tür gerekli bilgiyi içeren bir el kitabını buradan indirebilirsiniz.


E-Ticaret Konferansı ve Fuarı:

Bu yıl ikincisi yapılan etkinliğin ana ziyaretçilerini, klasik perakende firmalarının e-ticaret direktörleri oluşturuyordu.

İngiltere E-Perakende Derneği (imrg) adına konuşan Andrew McClelland, IMRG Capgemini verilerine göre İngiltere'de mobil ticaretin toplam e-ticarete oranının %12'ye yaklaştığını ve sitelerin mobil cihazlardan ziyaret oranlarının ise %24'e ulaştığını ifade etti.

Teknosa E-Ticaret Müdürü Burcu Yaşar ise Multi-Channel ve Omni-Channel stratejilerinin Türkiye perakende sektöründeki uygulamalarından bahsetti. Teknosa müşterilerinin %60'ının mağazaya gitmeden web sitelerini ziyaret ettiğini ve çoklu kanalda (hem mağazadan hem web sitesinden) alışveriş yapan kişilerin yıllık harcamasının, tek kanaldan alışveriş yapanlardan 3 kat daha fazla olduğunu belirtti.

15 Mayıs 2013 Çarşamba

AVM'lerin Dijitalle İmtihanı

Alışveriş merkezleri Türkiye'de birçok kentte halkın tek zaman geçirme alanı haline geldi. AVM'ler; geleneksel, küçük sokak esnafı modelinin organize perakende modeline dönüşümünün ana sembolleri. Son dönemde kapanan AVM'ler ile model değiştiren AVM'ler hakkında haberler çıkmaya başladı.

Bilgilerimizi tazeleyelim; Türkiye'de alışveriş merkezi furyası, 1987 yılında açılan Galleria ile başladı. Özellikle son 10 yılda alışveriş merkezlerinin sayıları hızla artmaya devam ediyor. 2013 yılı ilk çeyreği itibariyle 307 adete ulaşan AVM'ler, son yayınlanan araştırmalara göre 2015 yılında 400'ün üzerine çıkacak. Bu hızlı büyümeye rağmen sektördeki kiralama ve diğer maliyetlerin düşmesi beklenmiyor. Her yeni açılan alışveriş merkezi, perakende firmaları için dolaylı olarak rakiplerinin (ciro, marka algısı açısından) önünü kesmeleri amacıyla; yeni mağazalar açmaları sonucunu doğuruyor. Bu nedenle AVM adetlerindeki artışlar bir taraftan mağaza sahibi perakendecileri iflas erteleme istemeye varan düzeyde etkilerken diğer taraftan kiralanabilir alanları sürekli artan AVM yönetimlerini de bir şekilde etkiliyor.

Yurt dışında, her ne kadar Türkiye'de olduğu gibi şehir içerisinde ve geç saatlere kadar açık alışveriş merkezlerine sık rastlanmasa da çok sayıda alışveriş merkezi bulunuyor. Son yıllarda kontrolsüz büyüyen organize perakendenin ortaya çıkardığı verimsizlikten kaynaklanan olumsuz sonuçlar küresel bir olgu. Havaalanları gibi sürekli insan trafiği alanlar dışındaki alışveriş merkezleri belli bir süredir kan kaybediyor. Hatta alışveriş merkezi yönetimleri, tercih edilmelerini sağlayacak sağlık / eğlence modüllerini alanlarına eklemekle ilgili stratejileri hayata geçirmeye başladılar. Düşüşün görüldüğü dönem detaylı olarak değerlendirildiğinde AVM'lerdeki duraklamanın, tam da İnternet kullanımının ve İnternet üzerinden yapılan alışverişin yükseldiği dönemle paralellik gösterdiği görülebilir.

Görsel: cnn.com

Bu dönemde en kısa tabiriyle; dijitalize olan tüketicilerin, alışveriş yapma ve alışveriş öncesi bilgi alma alışkanlıkları değişti:

* E-ticaretin %10 bandına ulaştığı İngiltere gibi gelişmiş ekonomilerde fiziksel AVM mağaza alanlarının boşluk oranı %10 seviyelerinde. Hatta ABD'de kapanan alışveriş merkezleri hakkında bilgiler yer alan siteler bile yapılmış durumda. Uzun yıllar önce İnternet'in fiziksel alışveriş merkezleri için ne kadar önemli hale gelebileceğine dair araştırmalar yapılmaya başlanmıştı. Hatta birkaç yıl önce bu trendin daha da hızlandığına dair saptamaları içeren yazılar okumaya başlamıştık. Artık AVM'ler için e-ticareti daha yakından takip etmenin önemi tartışılmaz sekilde kabul görüyor. Şüphesiz sanal AVM'lerin cirolarındaki büyüme oranları da önemli bir gösterge.

* FMCG başta olmak üzere perakende sektöründe tüketicilerin alışveriş öncesi araştırma yapma oranları %81 dolayında. Bu sürecin büyük bölümü (ve haliyle karar vermeye etkisi) gitgide daha fazla İnternet üzerinde gerçekleşiyor. Fiziksel alışveriş merkezleri İnternet'te alışveriş araştırması yapan kişileri fiziksel alanlara çekecek Google Shopping listelerine girmek veya sosyal özellikleri olan oyunlaştırma kampanyaları geliştirmek gibi İnternet'e özgü dinamikleri içeren projeleri hayata geçirmeye başladılar.

Bir fiziksel alışveriş merkezi için potansiyel ziyaretçilerine ulaşmak için kullanabileceği bir kaç basit dijital strateji ile yazıyı bitirelim:

- Merkezde mağazası bulunan markalar ve parakendecilerle ilgili olarak İnternet'te araştırma yapan (arama motorları, fiyat karşılaştırma siteleri, sosyal paylaşım siteleri, ...) tüketicilere, kodlarla aktive edilecek özel avantajların bilgisi iletilebilir. Bunlar; ürünlerde fiyat indirimleri, AVM'lerdeki sosyal alanların kullanımı için avantajlar (ücretsiz otopark, sinema bileti, ünlülerle tanışma fırsatı, ...) olabileceği gibi mobil cihazların tecrübesiyle zenginleştirilip lokasyon bazlı hale de getirilebilir.

- Lokasyon dışındaki potansiyel ziyaretçilere, havalanı mağazalarında uygulanmaya başlanan rezervasyon modeli veya direk Online alışveriş yapmayı sağlayacak elektronik alışveriş hizmeti sunulabilir. Bunun son dönemde Türkiye dışından ziyaretçilerin arttığı AVM'ler için diğer ülkelere gönderim (ihracat) fırsatını kapsadığını düşünürsek sağlayacağı potansiyeli daha sağlıklı değerlendirebiliriz.

1 Mayıs 2013 Çarşamba

E-Ticaret Siteleri İçin Satışları Artırmanın Yeni Teknolojisi: İçerik Optimizasyonu

Dünya çapında bilinen e-ticaret sitelerinin en önemli özelliklerinden biri, her ziyaretçiye göre sayfa içeriklerinin ve tasarımlarının özelleşmesi. Bu yaklaşımın örnekleri olarak; akıllı telefonlara uyumlu hale gelen sayfalar (İnternet'in kullanıldığı cihazlara uygun tasarım) ve ziyaretçilere kişi gezinti tarihçesiyle uyumlu kampanya önerileri sunulması (sayfadaki her alanının performans hedefli olarak özelleşebilmesi) düşünülebilir. Bu stratejiler aslında Geri Dönüşüm Optimizasyonu olarak isimlendirilen bir ana başlık kapsamında yer alıyor. A/B Testleri olarak da duymuş olabileceğiniz Google Analytics Content Experiments gibi web analiz araçlarının içeriğinde yer alan performans karşılaştırma testleri, günümüzde e-ticaret firmalarına site içeriklerini analiz edip iyileştirme olanağı sağlıyor.

Teoriyi bir kenara bırakacak olursak, bir e-ticaret sitesindeki banner alanlarının nasıl kullanılacağını belirleyen ana unsur; tedarikçiler ile yapılan anlaşmalar. Siteler, genelde yapmış oldukları anlaşmaların çerçevesinde ana sayfaları başta olmak üzere yönlendirme yaptıkları alanların içeriğini (bir periyodu kapsayacak şekilde) belirliyor. Oysa bunun en optimal kullanım olduğunu değerlendirmek çok zor. Yukarıda bahsettiğim içerik performans analizleri ile verimsiz kullanımlar kolayca raporlanabilir. Ziyaretçilere daha çok satış yapılmasını sağlayabilecek kullanımlar (hangi ürün, kampanya veya tasarım daha çok ciro / karlılık getiriyorsa onlara yer verilmesi) aslında e-ticaret sitelerinin site içeriği yönetiminde en çok önem verdikleri nokta. İçerik Optimizasyonu (Content Optimization) olarak isimlendirilen bu çalışmalar, son dönemde daha fazla rağbet görüyor.


Detaylı analizlerin sonucunda manuel olarak değiştirilecek banner'ların performansı artıracağı, herkes tarafından kabul edilen bir kullanım. Bu manuel sürecin otomatize edilmesi, performans analiz ve banner değişme süreçlerinin verimliliğini çok daha fazla artırarak, en yüksek (optimal) performansın sağlanmasına yardımcı olacaktır. Bu teknolojileri çok özel ve büyük yatırımlar gerektiren yazılımlar olarak düşünmemeliyiz. Birçok yayıncı, reklam sunucularını dışarıya yönlenen reklamlarını yönetmek için kullanmakta. Oysa DoubleClick gibi gelişmiş reklam sunucuları; site sahipleri / yayıncılar için içeriklerini (sayfalarındaki her tür alanı) verimli hale getirecek teknolojileri, hizmetlerine eklemeye başladılar. Hatta artık e-ticaret siteleri de iç kampanyalarını otomatik olarak analiz edip banner içerik yönetimlerini bunlara bağlı olarak otomatize edecek sistemler geliştiriyor.

Yazıyı, bu süreçleri kurgulamaya yeni başlayan firmalar için küçük bir uyarı ile bitirmekte fayda var. İçerik yönetimine dair yapılan analizlerin en çok hata yapılanı; Google Analytics ve benzeri araçlarla ölçümlenen sitelerdeki iç görsellere, URL oluşturucular kullanılarak hatalı eklenen (UTM) parametreler. Bu kullanımlar, görsellere tıklayan ziyaretçilerin raporlarda siteden çıkıp tekrar girmiş gibi değerlendirilmesine (sitenin kendisinin yönlenilen bir site gibi algılanmasına) neden olmakta ve site raporlarını çok ciddi oranda hatalı hale getirmekte. Sayfa / içerik yönetim performans analizi için Sayfa İçi Analytics (In-Page Analytics) gibi sayfada çok tıklanan veya satış getiren linklerin ne olduğunu gösteren raporlar yanında, daha detaylı veriler almaya olanak sağlayan Etkinlik İzleme (Event Tracking) gibi raporları kullanmanız daha sağlıklı olacaktır.

Görsel kaynağı: mesquitebestseo.com

7 Nisan 2013 Pazar

Türkiye'deki E-Ticaret Firmalarının İhracat Yapabilmeleri Artık Mümkün

E-ticaretin en önemli avantajlarından biri, firmaların tek bir lokasyona bağlı kalmadan yeni müşterilere ulaşabilmesi. Avrupa'daki e-ticaret firmalarının başarı hikayelerinde ortak nokta, kuruldukları ülkeler dışında faaliyette bulunmaları. Aslında Türkiye, marka çeşitliliği ve fiyatlar açısından bölge ülkeleriyle karşılaştırıldığında ciddi oranda avantajlara sahip. Fakat Türkiye'deki e-ticaret perakendecilerinin bugüne kadar yurtdışı satışları; büyük maliyetler oluşturan gümrük, vergi ve diğer mevzutlar nedeniyle çok yüksek düzeyde olamadı.

Geçtiğimiz yıllar boyunca İnternet'teki ticaretin yurt dışına açılması (ihracat) konusunda devlet kurumlarınca da araştırmalar yapıldı:
- 2009 yılında İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) tarafından hazırlanan Yurtdışına E-ticaret Raporu.
- Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan E-İhracatın Vergilemesi Raporu.

Son dönemde gümrük süreçlerinde yapılan önemli düzenlemeler ile Türk e-ticaret firmalarının ihracat için önü açıldı. Aslında belli bir süredir internet firmalarının kısıtlı hacimlerdeki yurt dışı gönderimleri, Ekonomi Bakanlığı'nın aşağıda göreceğiniz gümrük mevzuatı düzenlemesi ile ihracat prosedürlerinden muaf tutulmaya başlanmıştı:

"...posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1.500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ve aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerinin posta idaresi ile hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler 2 tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilip sonuçlandırılabileceği düzenlenmiştir ve Gümrük Yönetmeliğinin 561/2 maddesi uyarınca, bu işlem için vekaletname ibrazı aranmayacaktır..."

Yukarıdaki düzenleme ile yetinmeyen ilgili kurumlar, ihtiyaçlar doğrultusunda limitleri artırdı. Hızlı Kargo Taşımacılığı düzenlemesi kapsamı, aşağıdaki gibi genişledi:

"...Karar’ın 126 ncı maddesi kapsamında miktarı brüt 150 kilogramı ve değeri 7.500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın beyanı bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde operatör tarafından yapılır..."