25 Mayıs 2014 Pazar

Mobil ticaret hakkında güncel istatistik ve rapor ihtiyacınız mı var?

Mobil internet ve onun getirisi olan Mobil Ticaret, hacimler arttıkça gündemde daha fazla yer işgal etmeye başladı. Son dönem raporlarından derlediğim aşağıdaki veriler, bu konuya daha farklı bir pencereden bakmanızı sağlayabilir.

Mobil internet kullanımının en yoğun olduğu Asya'da büyük ekranlı akıllı telefon (Phablet) talebi, ciddi bir büyüme göstermiş.


Kaynak: Business Insider The Future of Mobile


Gün içerisinde televizyon izlerken aynı anda akıllı telefon kullanma süreleri birçok ülkede yarım saati aşmış. Türkiye'de bu süre 46 dakika olmuş.


Kaynak: Millward Brown AdReaction 2014


Akıllı telefonlarda geçirilen vaktin %86'sı uygulamalarda (app) %14'ü ise internet tarayıcılarda (browser) geçiriliyormuş.


Kaynak: Flurry Statista


Mobil ticaretin elektronik ticaret içindeki payı, tüm dünyada ciddi şekilde arttı. Bu oranın Türkiye'de 2012 yılında %6 olduğu belirtilmiş. Aynı raporda ABD %4.2 olarak belirtilirken bir başka raporda ABD'de mobil ticaretin e-perakende içerisindeki payı 2014 yılında %19 olarak ifade edilmiş.






Mobil cihazların (akıllı telefon ve tabletler) fiziksel mağazalardaki satışları çok ciddi olarak etkilemeye başladığı konuşulmaya çaşlandı. ABD'de mağazaiçi satışların %19'unun bu cihazlardan etkilendiği belirtilmiş.




Yukarıdaki raporlarda MOBİL'in günümüzde ne kadar önemli hale geldiği net bir şekilde ortaya konmuş. Dijital varlıklarınızın mobil tecrübeye uygunluğunu geliştirmek için aşağıdaki üç noktayı gözden geçirmeyi ihmal etmeyin:

- Siteniz Mobil site dizayn prensiplerine uygun mu?
- Sayfa yüklenme testini (PageSpeed Test) denediniz mi?
- Etiket Yöneticisini (Tag Manager) mobil uygulamalarınıza eklediniz mi?

14 Nisan 2014 Pazartesi

Geleneksel Perakendecilerin Dijital Serüveni

Fiziksel mağazalar açarak metrekare üzerinde büyüyen geleneksel perakende firmaları için önümüzdeki dönem zor geçecek gibi görünüyor. Türkiye'de hala birçok danışmanlık firması, analizlerinde perakendeciler için fırsatın yeni mağazalar açmak olduğunu belirtse de yurt dışında mağaza perakendeciliğinin geleceği tartışılmaya başlandı. Geleneksel perakende firmaları bir yandan daha az metrekare ile faaliyetlerini sürdürmeyi planlarken diğer yandan yeni mağaza açma konusunda çok daha temkinli davranıyor.


Business Insider verilerine göre ABD'de GAP 2012 ve 2013 yıllarında 189 mağaza kapatırken; Staples 2015 yılına kadar 225 mağaza kapatmayı planlıyor. Geleneksel perakende firmaları, fiziksel mağazalarında düşen ciroları ise web satışları ile telafi etmeye çalışıyor. ABD'deki perakende mağazalarının e-ticaret ciroları 2013 yılında %24 artarken, aynı dönemde toplam e-ticaret hacmi %17 oranında büyüdü.


Son dönemde yapılan değerlendirmeler, sadece metrekare genişletmeye çalışan ve yeni mağazalar açmaya odaklanan perakende yaklaşımının e-ticarete kayan cirolar sebebiyle popülerliğini borçlu olduğu 'hız'ını kaybetmesi üzerinde odaklanıyor. Marc Andreessen, bunun ciroların hızlı düşüşüne paralel şekilde düşürülemeyen kira giderleri ve yüksek stok maliyetlerinin sonucu olduğunu açıklayıp; bir tık daha ileriye giderek yaşanan bu olumsuz gidişatı, geleneksel perakendenin ölümü olarak lanse etmişti.

Dünyada offline perakende cirolarının e-ticarete kayması her geçen yıl artarken, e-ticaretin büyüme hızı ise ulaşılan ölçekten dolayı yıllık %17'ye kadar düştü. E-ticaretin artan gelişiminden söz açılmışken, ABD'de perakendenin ortalama olarak %9'una ulaşan web satışlarının gerçek gücünün sağlıklı analiz edilemediğini fark ediyor muyuz? Jeff Jordan, ABD e-ticaretinin sektörlere göre kırılımına baktığında medya kategorisinin cirosunun %25'inin şimdiden dijital olduğunu, tüketici elektroniğinde ise %20'ye yaklaştığını ortaya koymuştu. Aynı analiz içerisinde paylaşılan tüketici elektroniği ve ev dekorasyon gibi birçok kategoride offline satışların küçüldüğü bilgisini de buna katarsak; perakende sektörünün bazı alt kategorilerinde web satışlarının çok ciddi hacimlere ulaştığı ve büyüme metriklerini üstlendiğini görebiliriz. Aslında e-ticaret; ciddi oranlarda penetre olduğu kategorilerde, (toplam ortalamalara bakarak) yapılan değerlendirmelerin çok üzerinde bir etkiye sahip olmuş durumda.


Şüphesiz ki perakende sektörü sadece dijital hale gelmeyecek. Ama nasıl bir dengede altın bir oran bulunacağı da tartışmaların en can alıcı noktasına oturmuş durumda. Müşterilerin alışveriş deneyimini yaşamak için ürünlerle doğrudan etkileşime gireceği fiziksel alanların varlığının önemine dair değerlendirmeler bir yana dursun, birçok Online perakendeci zaten fiziksel satış noktalarını faaliyete geçirmiş durumda.

Gelecekte kaçınılmaz olarak karşılaşacağımız bir başka durum da fiziksel perakendecilerin tüketici analizlerini Online deneyimden aldıkları vizyonla geliştirme çalışmalarını artırmaları olacak. Daha önce bir yazıda örneklerini paylaştığım mağaza içi analiz araçları, bu alandaki teknolojik gelişmenin göstergeleri. Beacon olarak isimlendirilen takip teknolojileri, bu özellikleri standart olarak barındıran akıllı telefonların yaygınlaşması ile bizleri alışveriş yapmayan kişilerin tutumlarının da analiz edilebildiği bir perakende geleceğine taşıyacak.

16 Mart 2014 Pazar

İnternet, Kontrol Altına Alınabilir Mi?

Merhaba, bu blog'da 6 yılı geçen bir süre boyunca düzenli şekilde özgün içerikler paylaşmaya çalıştım. 2014 yılı başından beri Can Erkan isimli haklı bir kişisel gerekçe nedeniyle yazılara kısa bir süre ara verdim :) Anlayışla karşılamanız dileğiyle...



Türkiye, son dönemde devletin bireylerin İnternet kullanımını kontrol altına almaya yönelik düzenlemelerini tartışıyor. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlemesi olarak isimlendirilen ve bireylerin İnternet'i her tür bilgiye ulaşabilmek veya bilgiyi yaymak amacıyla kullanabilmesinin önünü keyfi gerekçelerle kesebilecek yasa, şubat ayı içerisinde yürürlüğe girdi. Bundan sonra neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

Aslında internetin kısıtlanması veya kayıt altına alınması sadece Türkiye'de konuşulmuyor; kısacası yalnız değiliz. Tüm dünyada benzeri kısıtlama / kontrol veya raporlama mekanizmaları birçok devlet tarafından kurulmaya çalışılıyor. En önemli iki örnek Çin'in Golden Shield ve ABD'nin NSA projeleri. Ayrıca İngiltere'de 2011 yılındaki protestolarda sosyal medya iletişimi kesilmek istenirken; Hindistan'da Aadhaar isimli bir program çerçevesinde tüm vatandaşların Online olarak kayıt altına alınması sağlanmaya çalışılıyor. Peki internet, gerçekten de devletlerin kontrol edebileceği kadar basit bir teknoloji mi?

Eric Schmidt ve Jared Cohen tarafından hazırlanan The New Digital Age (Yeni Dijital Çağ) isimli kitap, tam da bu soruyu yanıtlamaya çalışıyor. Terörizmden seçim sistemlerine kadar internetin (teknolojinin) dünyayı nasıl değiştireceği; devlet ve birey arasındaki mücadele üzerinden inceleniyor. Kitabı okurken ilgimi çeken birkaç öngörüyü sizlerle paylaşmak istedim. Bizi nasıl bir geleceğin beklediğine dair aşağıdaki saptamalar eminim ilginizi çekecek:

  • Teknoloji tarafsızdır, fakat insanlar değil.
  • Dijital nüfus ve bağlantılar arttıkça vatandaşlar kişisel bilgileri üzerindeki kontrollerinin bir kısmını kaybedecekler.
  • Kolluk kuvvetleri davranışları kaydedileceğinden daha kontrollü müdahale etmek durumunda kalacaklar.
  • Çocuklar Online ortamda daha hızlı gelişeceklerinden ailelerin evde kişisel gizlilik ve güvenlik eğitimi vermesi gerekecek.
  • Online profillerin ticareti yapılmaya başlanacak.
  • Dijitalleşen nüfus ve biriken veriler sayesinde bireyler hakkında daha fazla (kişisel) bilgiye sahip olabilme fırsatı ortaya çıkacak. Devletlerin kendi ürettikleri programlar ve vatandaşların kişisel hataları bu verilerin ele geçirilmesine neden olabilecek.
  • Ürünlerin kişisel güvenliğe verdiği önem, satın alma kararlarını fiyatlar kadar etkilemeye başlayacak.
  • P2P ağlar, her tür kotrolün dışında kaldıkları için bireyler arasındaki gerçek güvenli iletişimi sağlamak için daha yoğun kullanılacak. 
  • Devletlerin veya bölgelerin 'kendi' internetlerini kurması sanal vizelerin ortaya çıkmasına neden olacak.
  • Fiziksel olarak bir arada yaşamayan gruplar, internet üzerinde sanal özerkliklerini / bağımsızlıklarını (seçme, seçilme ve yönetilme) ilan edecekler.
  • Siber saldırılar ve terörizm; kod savaşları üzerinden artarak güçlenecek. Fiziksel terörist olarak yetişmek için gelişmemiş olan ülkelere giden kişilerin yerini, siber terörist olabilmek için gelişmiş ülkelere giden kişiler alacak.

29 Aralık 2013 Pazar

E-ticaret'in Geleceği: Fiziksel Mağaza mı yoksa Gönderim Merkezi mi?

Tüketicileri internet ve mağaza müşterisi diye ayrıştırmak gittikçe zorlaşıyor. Çünkü tüketiciler alışveriş yaparken farklı zamanlarda, kategorilerde ve amaçlar için birden fazla kanalı kullanmayı tercih ediyor. Satın alma süreci aşağıdaki grafikte göreceğiniz şekilde çok karmaşık hale geldi.


Tam da bu nedenle, firmalar için potansiyel müşterilerinin tümüne ulaşabilmelerinin tek yolu; 'her tür kanallarını açmak.' Fiziksel mağazaları olan klasik perakende firmaları günden güne interneti iş modellerine eklemlemeye çalışırken; aşağıda örneklerini paylaşacağım şekilde e-ticaret firmaları da mağazalar açarak ve fiziksel varlıklar oluşturarak tüketiciye 'dokunma' gayretindeler.

  • Dünyanın en önemli e-ticaret firmalarından olan AmazonLocker Delivery projesi çerçevesinde kendi sipariş kutularını, ABD'de farklı lokasyonlara yerleştirmeye başladı.





Türkiye'de Fiziksel Mağazaları Olan E-Ticaret Firmaları

2013 yılına kadar Türkiye'de web dışında da faaliyet gösteren e-ticaret firması sayısı sadece 2 idi:


Bu yıl sayıları az da olsa, farklı kategorilerde faaliyet gösteren diğer e-ticaret firmaları da fiziksel mağazacılığa adım attı. Trendyol'un Maslak'ta ve Altıncıcadde'nin Trump AVM'de açtığı mağaza, belki de Türkiye e-ticaret sektörüne; 2014 yılı ve sonrası için önemli içgörüler sağlayacak.














Görsel Kaynak: treehugger.com

15 Aralık 2013 Pazar

İhracatın E-Hali İle Tanıştınız Mı?

Elektronik ticaret, toplam ticaretin etkisiz, küçük bir parçası olarak konumlanma noktasını çoktan geçti. Javelin Group'un Perakende Günleri 2013'te yaptığı sunumda belirtildiği gibi büyük perakendeciler, fiziksel mağazacılığın gelecek 10 yıl süresince kan kaybetmesinin beklenmesi nedeniyle, toplam satışlarının %10'a yakın bölümünü şimdiden web'e taşıdı. Tüm yayınlanan raporlarda yakın gelecekte e-ticaretin, Omni-channel yaklaşımlar sayesinde firmaların temel ticari kurgularının içerisine eklemleneceği öngörülüyor.

E-ticaret şüphesiz sadece ülke içi satış ile sınırlı değil. E-ticaret firmaları, global hale gelme uğraşındalar. E-ticaretin globalizasyonu (globalization of ecommerce) olarak adlandırılan bu süreç, firmaların başka ülkelerde operasyonlar açması / yerel hale gelmesi olarak ifade edilebilir. Ülkeler arası e-ticaret / e-ticaret ihracatı (cross border ecommerce) olarak isimlendirilen konsept ise bu ana başlığın farklı şekilde ele alındığı bir yaklaşım. Normalde B2B olarak değerlendirilen 'ihracat'ın gittikçe artan bir kısmı, bireylerin doğrudan yaptıkları alışverişlerden (B2C) oluşmaya başladı. Bu ekonomik etki bazı ülkeler için o denli büyük bir hale geldi ki ülkeler arası anlaşmalar içerisinde yer almaya başladı. Hatta e-ticaret ihracatı konusunda (Avrupalı firmaların çatı kurumu Ecommerce Europe başta olmak üzere) ülkeler üstü eğitimler organize edilir oldu.

Bu değişimin en büyük nedeni; tüketicilerin sadece yaşadıkları semtlerle sınırlı olan alışverişin farklı dillerde ve ödeme sistemlerinde faaliyet gösteren e-ticaret siteleri sayesinde, uluslararası bir aktivite haline gelmesi. Aklımıza önce Amazon, eBay ve Alibaba gibi dünya çapında müşterileri olan global siteler gelse de aslında elektronik ticaret sitelerinin birçoğu kuruldukları ülke dışından ciddi cirolar elde ediyor. 237 ülkeye gönderim yapan İngiltere'den Asos ve 18 ülkeye gönderim yapan Fransa'dan Vente-Privee'yi örnek olarak inceleyebilirsiniz.

E-ticaret ihracatı dünyanın belli bölgelerinde o denli yoğunlaştı ki firmalara farklı ülkelerdeki operasyonları için destek vermek amacıyla Orta Doğu'da faaliyet gösteren Aramex ve Çin'de operasyonlarını genişleten Export Now gibi özelleşmiş ara hizmet firmaları kurulmaya başlandı. E-ticaret ekosisteminin en önemli parçalarından biri olan kargo firmaları da e-ticaret ihracatını artırmak üzerine UPS'in Online Tüketici Raporu gibi uluslararası analizler yayınlayıp detaylı çalışmalar yapıyor. Örneğin Uluslarası Posta Birliği, internet üzerinden başka ülkelere ihracat yapmak isteyen firmalara yol göstermek amacıyla Avrupa ülkelerini kapsayan bir pazar raporu yayınladı. Bu araştırmaya göre Kitap, CD ve Giyim, Ayakkabı kategorileri; farklı ülkelerden yapılan alışverişlerde başı çekiyor. Posta Birliği, bunun dışında da firmaların ihracat için organizasyon yapılarını ve iç süreçlerini hazırlamalarında yardımcı olacak bir doküman yayınladı.

İnternet alışverişlerinin başka ülkelerden yapılmasının ana nedeni fiyat avantajı olsa da; İngiltere gibi e-ticaret konusunda tecrübeli ülkelerin bulunması ve Çin gibi bazı ülkelerin üretim maliyetleri konusundaki avantajları diğer önemli faktörler olarak değerlendiriliyor. Nielsen'in yayınladığı rapordan aldığım aşağıdaki grafik, dünyada e-ticaret ihracatı konusunda öne çıkan ülkeler arasında Kanada ve Hong Kong'un da yer aldığının görülmesi açısında önem taşıyor.



Dünyada Hangi Ülkelere E-İhracat Yapılabilir?
  • Forrester'ın son yayınladığı E-ticarete Hazır Olma Global Raporu'nda pazarın hazır olmasına göre büyük fırsatlar sunan ilk 5 ülke ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve İngiltere şeklinde ortaya çıkmış. 
  • Planet Retail'in yayınladığı raporda ise e-ihracat alanında planlamalara başlayan firmalar için gelişmekte olan (e-ticaret pazarları yılda ortalama %30 büyüyen) Hindistan, Brezilya, Çin ve Rusya gibi ülkelerin detaylı analizlerine yer verilmiş. 
  • Aşağıdaki tabloyu aldığım AtKearney'in 2013 yılı Global Online Perakendecilik Raporu'nda da dünya çapında e-ticaret endeksinde ilk beş sıra Çin, Japonya, ABD, İngiltere ve Güney Kore'den oluşurken; Türkiye 22. sırada yer almış.



Türkiye'den E-ticaret İhracatı Yapılır Mı?
Ülkemizin 2023 yılı ihracat hedefi olan 500 milyar dolarlık hacim içerisinde son tüketicilere yapılacak gönderiler de bulunuyor. Firmaları bu alanda desteklemek için uygulamaya konmuş aşağıdaki üç temel düzenleme, devlet tarafında bu konuya verilen önemi göstermekte:
1- Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi ile e-ticaret ihracatının Türkiye'den çıkış prosedürü kolaylaştırılmış oldu. Detayları daha önceki bir yazıda paylaşmıştım.
2- E-ticaret ihracatını yurt dışında dağıtım merkezleri açarak yürütmeyi tercih eden firmalar için sağlanan Yurt Dışı Depo Desteği firmalara ciddi avantajlar sağlıyor.
3 - Yurt Dışındaki Tanıtım Faaliyetleri Desteği sayesinde yurt dışındaki e-ticaret müşterilerine yapılacak pazarlama faaliyetleri için ciddi oranda bir geri ödeme alınabiliyor.

24 Kasım 2013 Pazar

Perakendeciler, Mobil Ticarete Hazırlıksız Mı Yakalandı?

Ticaretin teknoloji ve internet sayesinde dijitalize olmasından bahsedilirken mobil ticaret, hep geleceğin trendi olarak konuşmalara konu oluyor. Oysa 'gelecek' erken geldi. Bu da ABD dahil olmak üzere tüm dünyada birçok perakendecinin yeni ticari hayata hazırlıksız yakalanmasına neden oldu. Günümüzde ulaşılan noktalardan nereye sıçrama yapılabileceğine dair kişisel değerlendirmelerimi paylaşmak istedim.

1- Dünya üzerinde yıllık satışı yapılan internete bağlı cihaz adedi 1,6 milyarın üzerine çıkmış durumda. Bu cihazların içerisinde akıllı telefon ve tabletler, bilgisayarların hacmini çoktan geçti. (Kaynak: Business Insider The Future of Digital 2013)
Yorum: internet of things denilen her tür teknolojik cihazın internete bağlanması konsepti mobil internet sayesinde daha da hızlanacak ve kişi başı internet bağlantısı adedi çok artacak.


2- Global internet trafiğinin %20'si akıllı telefonlar aracılığıyla oluşmakta. (Kaynak: Webcertain Global Mobile Report 2013)
Yorum: Tabletlerin bilgisayarları ikamesi hızlandıkça internet trafiğinin çok büyük kullanımı ve kapsamı lokasyondan bağımsız cihazlardan gerçekleşecek.

3- ABD'de e-ticaret sitelerinin ziyaretlerinin %20'sinden fazlası akıllı telefon ve tabletlerden yapılıyor. (Kaynak: Business Insider The Future of Digital 2013)
Yorum: Tüketicilerin mağaza-içi kullanımları arttıkça klasik perakendeciler için mobil internetin ve ticaretin etkisi katlanarak büyüyecek.

4- ABD'de e-perakende satış hacminin %16'sı akıllı telefon ve tabletlerden yapılan alışverişlerden oluşuyor. (Kaynak: eMarketer September 2013)
Yorum: Mobil ciroların ağırlığının sürekli artışı, firmaların tüm IT süreçlerini ve önceliklerini değiştirmesine neden olacak. Site raporlama teknolojileri daha karmaşık hale gelecek.

5- ABD'de büyük e-ticaret sitelerinin ziyaretçilerinin %20'lere ulaşan bir kısmı sitelere 'sadece' akıllı telefon ve tabletler aracılığı ile giriyor. (Kaynak: Shop.org Annual Summit 2013 comScore Mobile Retail Boot Camp)
Yorum: Tüketicilerin tek cihaz kullanım / konfor tercihleri, mobil'i çoklu cihaz (Multiscreen, multi device) tecrübesinin bile ötesine taşımaya başladı.


6- ABD'de e-ticaret firmalarının ziyaretçilerini satışa dönüştürme oranı tabletlerde bilgisayarlarla aynı seviyede %2,5 düzeyinde gerçekleşirken; akıllı telefonlarda %1'in altında kalıp neredeyse üçte biri oranında gerçekleşmiş. (Kaynak: Monetate Q2 2013 Report)
Yorum: E-perakende firmaları, akıllı telefonlardan gelen ziyaretçilerini satışa dönüştürebilmek için iş modellerini dahi değiştirmek durumunda kalabilirler.

27 Ekim 2013 Pazar

Retargeting / Remarketing Teknolojisine Yakından Bakmayı İsteyen Var Mı?

Fiziksel perakendecilerin müşteri ilişkileri yönetiminde (CRM) kullanabildiği veriler büyük oranda kendilerinden alışveriş yapan kişilerle sınırlı. Mağaza ziyaretçilerinin %5'in altındaki bir oranının satın alma işlemi gerçekleştirmesi nedeniyle, asıl hacmi oluşturan 'alışveriş yapmayan çoğunlukla' ilgili olarak erişilemeyen bilgileri içeren çok ciddi bir içgörü hazinesi bulunuyor.

Aslında e-perakende sektöründe de site ziyaretçilerinin alışverişe dönüşen kısmı, fiziksel perakendeden çok farklı değil. Hedefli pazarlama stratejileri sayesinde bu oran yükseltilebilse de ortalama olarak hala site ziyaretçilerinin %3 civarında bir oranı alışverişi tamamlıyor. İnternet, 'tüm ziyaretçileri ölçümleyebilme' avantajı sayesinde e-ticaret firmaları için fiziksel perakendeci rakiplerine oranla daha fazla veri kullanım imkanı sağlıyor. Daha önceki bir yazıda e-perakendecilerin, ziyaretçilerinin geçmiş davranışlarına göre özelleşmiş tekniklerle sitelerinde nasıl kişiye özel mesajlar ve içerikler sunabildiklerinden bahsetmiştim.

İnternet’in ölçümleyebilme gücü sadece site içerisiyle sınırlı değil. Bunun dışında birçok kaynaktan sağlanan verilerle oluşturulan pazarlama faaliyetleri, site dışında da kişiselleşmiş kampanyalar yapılabilmesine olanak sağlıyor. Global olarak kullanımı hızla artan ve kişileri yeniden hedefleyebilmeyi mümkün kılan bu teknolojiye Retargeting / tekrar hedefleme deniyor. Retargeting teknolojisi Cookie / çerez altyapısı üzerinden uygulanabiliyor. Retargeting teknolojisini detaylandıracağım bu yazıda bahsedeceğim özellikleri daha elle tutulur bir şekilde anlatabilmek için Google'ın (sahip olduğu gelişmiş reklam sunucusu Doubleclick ile birlikte) reklam hedefleme özelliklerini örnek linkleriyle kullanacağım. Bu arada Google AdWords sisteminde bu terim Remarketing / yeniden pazarlama olarak kullanılıyor.


Hedef Kitle Listesini Genişletme (Etiketleme)
Retargeting için ilk aşama, kişilerin ilgi alanlarına göre gruplanmasının sağlanması, yani bir anlamda hedefleyebileceğimiz kitleler oluşturmak. Bunun da en kolay yöntemi gezilen site sayfaları (URL) üzerinden sayfaları gezenlerle ilgili bir segmentasyon yapmak. Uygulanması planlanan pazarlama stratejilerinin doğru şekilde hayata geçebilmesi için özelleşmiş yeniden hedefleme listelerinin düzgün oluşması çok önemli.

Hatta sadece sayfa verisiyle sınırlı kalmayıp ziyaretçilerin ziyaret sıklığı, süresi ve kaynaklarıyla ilgili verilerini alabildiğimiz web analiz araçları da ziyaretçileri gruplandırmak için kullanılabiliyor. Örnek olarak Google Analytics'in Remarketing Listeleri özelliğini inceleyebilirsiniz.

Firmalar, zaman içerisinde gelişen teknolojilerle hedef kitleleri oluşturmak (genişletmek) için gerekli bilgileri sadece kendi siteleriyle sınırlı kalmadan da edinebilmeye başladılar. Site dışında kullanıcı verisi alınabilecek başka kaynaklar olarak mobil uygulamalar ve firmaların kendilerinin ürettiği videolar düşünülebilir. Örnek olarak Youtube Remarketing olarak isimlendirilen ve Youtube'a yüklenen videoları (videoların paylaşıldıkları yerlerde de) izleyen kişileri, hedef kitle listelerine eklemeye olanak sağlayan özelliği inceleyebilirsiniz.

Farklı web varlıkları aracılığıyla birçok kişiyi segmente eden ve bu kitleleri (çerez / cookie listelerini) ticari iş modeli olarak başka firmaların pazarlama faaliyetlerine sunan aracı firmalar da giderek artıyor. Bu firmalara yeni çağın reklam ara-ajansları da diyebiliriz. Kitleleri hedeflemeye yarayan teknolojiler Demand Side Platform / kitle yönetimi yapılan platformlar olarak adlandırılıyor ve Real Time Bidding / gerçek zamanlı fiyatlama ücretlendirmeleri ile birçok reklam ağında kullanılabiliyor. Örnek olarak Doubleclick Bid Manager gerçek zamanlı fiyatlama sunan bir kitle yönetimi platformuyken Doubleclick Ad Exchange entegre reklam ağı şemsiyelerinin en genişlerinden biri.

Retargeting Kampanyalarının Kullanım Platformları
Etiketlenen kişilere ulaşmak için banner, video veya diğer formatlarda reklamlar oluşturularak Google Görüntülü Reklam Ağı gibi reklam ağları kullanılabildiği gibi arama motorlarındaki kampanyalarda da ilgili Remarketing listeleri kullanılarak, reklamlar kitlelere göre özelleştirilebiliyor. Bu şekilde internette ziyaret edilen sitelerdeki reklam alanlarında hedef kitlelere göre özelleşmiş reklamlar sadece ilgili kişilere gösterilebiliyor.

Henüz çoklu cihaz kullanan bireyleri bütünlüklü olarak analiz edebilecek teknolojiler üzerinde çalışmalar devam etse de tarayıcı tabanlı akıllı mobil cihazlardan yapılan site ziyaretleri de benzer şekilde daha sonra yeniden (hedefli) pazarlama yapabilmek için kullanılabiliyor.

Dinamik Retargeting Reklamları
Retargeting teknolojilerinin kullanımının daha gelişmiş hali reklamların dinamik şekilde oluşturulması. Tecrübeli perakende profesyonelleri, hangi segmentin hangi ürün veya mesaja daha iyi tepki vereceğini geçmiş tecrübeleri ışığında yorumlayıp onlara uygun stratejiler kullanmayı tercih ediyor. Yine de bu yeniden hedefleme ve uygun reklamları oluşturma sürecinin, otomatik pilot şeklinde sisteme bırakılıp hedefler doğrultusunda reklamların hedeflenecek kitlenin geçmiş davranışlarına göre otomatik olarak oluşturulabilmesi de zamandan ciddi bir tasarruf sağlayabilir. Örnek olarak Google'ın (Merchant Center ürününün aktif olduğu ülkelerde) kendi Google Görüntülü Reklam Ağı'nda kullanılan AdWords dinamik yeniden pazarlama teknolojisi incelenebileceği gibi , bu özelliğe sahip Doubleclick reklam sunucusu kullanılarak tüm Doubleclick Ad-Exchange ağına mensup sitelerde de bu hedefleme teknolojisinin uygulanabileceği değerlendirilebilir.

Bu alan son dönemde ciddi bir ivme kazandığı için biraz daha bilgi vermek faydalı olabilir. 2005 yılında kurulan ve yakında borsaya açılması beklenen Fransız firması Criteo ile Sociomantic ve Adroll gibi (kendi yayıncı, reklam ağları olmasa bile) kendi reklam sunucularına sahip birçok dinamik Remarketing firması bulunuyor. Hatta Facebook reklamları, bu teknoloji firmaları sayesinde kullanıcılara göre özelleştirilebiliyor.

Aslında buradaki en önemli nokta; gelişmiş bir reklam sunucusu (Adserver) aracılığıyla ve reklam ağlarına entegre bir platform (Ad-exchange) sayesinde; gelişmiş Retargeting teknolojisinin reklamverenler tarafından sahip olunabilir hale gelmesi. Programmatic Marketing / pazarlamayı bir strateji çerçevesinde programlamak olarak isimlendirilen ve gerçek zamanlı ücretleme altyapısına dayanan bir teknoloji ile günümüzde bir reklam verenin hiçbir aracı kullanmadan, internette reklam alanı bulunan sitelerin bir çoğunda hedef kitlesine yönelik olarak onların ilgilendikleri ürünleri otomatik şekilde kreatiflere ekleyen reklamlarını gösterebilmesi mümkün hale geldi.

Görsel kaynak: http://lateseo.com/