6 Temmuz 2009 Pazartesi

Sanal Pos Kullanan Firmaların Sektörel Dağılımı

Bugün Garanti Ödeme Sistemleri tarafından geçen ay içerisinde düzenlenen Garanti E-Ticaret Konferansı’nda üye işyerlerine dair aktarılan ilginç verileri paylaşacağım. Etkinliğin üzerinden daha fazla zaman geçmeden ve veriler güncelliğini yitirmeden bu bilgileri sizinle paylaşmayı istedim.

Malesef e-ticaret sektörü hakkında bugüne kadar, 2008 yılı mayıs ayında Endeavor Türkiye ve Bankacılık Kart Merkezi (BKM) tarafından düzenlenen Elektronik Ticareti Güçlendirmek Forumu’nu bir kenara bırakırsak pek de ciddi bir organizasyon düzenlendiğini söyleyemeyiz. Bu açıdan Garanti Bankası’nın bu tip etkinlikleri belli zaman aralıklarında tekrarlaması, gerek sektördeki firmaların bir araya geleceği bir platform yaratması gerekse pazara ait sadece BKM verileri ile sınırlı bir veri kısıtını geliştirici olması açısından mutluluk verici olacaktır.

Gelelim Garanti POS’a üye işyerlerine ilişkin bilgilere:

* Üye işyerlerinin ortalama %17’si 3D Secure uygulamasını kullanıyor.

* Sanal üye işyerlerinin %65’i aktif. (Bu bilgi ile işyerlerine ait toplam sanal POS'ların %65’inin kullanımda olduğu da kastedilmiş olabilir.)

* Üye işyerlerinin sektörel dağılımının aşağıda bulunan grafikteki yüzdelik dilimlerde olduğu ifade edildi:

23 Haziran 2009 Salı

Web Sitesi Ölçümleme (Web Analytics) Araçları

Ölçümleyebilme'nin elektronik ticaretin gelişimine yaptığı katkı şüphesiz ki çok büyük. Ziyaretçilerin (müşteriler) sitede ne yaptığını takip edebilmenin yanı sıra kullanılan iletişim kanallarının (reklam mecraları) da performansının karşılaştırılabiliyor olması, e-ticaret firmalarının klasik perakendecilere göre verimlilik açısından doğal bir avantajı olmasını sağlıyor. Bu yazıda, dünyada şu anda kullanılan site ölçümleme araçlarından bahsediyor olacağım.

Web sitesi ölçümleme (Web Analytics) araçları olarak isimlendirilen yazılımları temelde ikiye ayırabiliriz. Bir tarafta sitenin server’larına kurulup buradaki verileri ölçümleyen (server based) araçlar bulunurken diğer tarafta ise site yazılımı içine eklenen ve kullanıcıların Internet tarayıcı verilerini ölçümleyen (cookie based) araçlar yer alıyor.


Google’ın Analytics ile ölçümlemeyi ücretsiz hale getirmesi sonrasında yaygınlaşan çerez bazlı (cookie based) araçlar özellikle Internet reklamcılığı konusunda faaliyette bulunan firmalar tarafından destekleniyor. Şu anda 2 adet ücretsiz site ölçümleme aracı bulunuyor. Internet sitesi bulunan tüm kişilerin bildiği Google Analytics ürününü kullanmak için hiçbir ön koşul bulunmuyor. Dileyen her kişi veya kurum sitesini bu araç ile ölçümleyip raporlayabiliyor. Diğer ücretsiz ölçümleme aracı olan ise Yahoo! Web Analytics‘i kullanabilmek için ise ya Yahoo! Small Business merchant üyes veya Yahoo reklamvereni olmak gerekiyor. Kısacası bunları Türkiye’den yapamadığınız için Yahoo’nun aracı kullanılamıyor. Bu iki araç dışında bir de yaklaşık bir ay öncesine kadar faaliyette olan fakat artık destek verilmeyeceği duyurulan Microsoft’un adCenter Analytics isimli ölçümleme aracı bulunuyordu.

Server bazlı (server based) site ölçümleme araçlarına gelince; temelde dünya çapında kullanım oranları yüksek birkaç adet üründen söz edebiliriz. Omniture, WebTrends, Coremetrics, ClickTracks ve Urchin çözüm ortakları tarafından sistem entegrasyonları yapılan ve kişiselleştirilebilir uygulama yapıları olan ürünlerdir. Bunun yanında raporlama ve diğer teknik konularda sürekli bir destek hizmetine ihtiyaç duyulduğunun ve daha da önemlisi bu grupta yer alan ürünlerin ücretli olduklarının da altını çizmek gerekiyor.

16 Haziran 2009 Salı

Amazon ve eBay’in Gelirleri

Geçenlerde Business Insider sitesinde çok ilginç bir grafik yayınlandı. Aşağıda görebileceğiniz bu grafikte ABD’deki perakende sektörünün 2003 yılından beri offline ve online satış hacmindeki değişiklik ile Amazon’un Kuzey Amerika’daki satış hacmi karşılaştırılmış.



Yukarıdaki tabloya göre eticaret (son dönemi saymazsak) ve onun ABD’deki amiral gemisi Amazon güçlü bir büyüme trendi yakalamış. Cirosal olarak büyüklükleri de şu şekilde: Amazon’un 2009 ilk çeyreğindeki toplam cirosu 4,9 milyar dolar iken eBay’in ilk çeyrek cirosu 2,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Burada altını çizmemiz gereken önemli bir nokta da Amazon’un 2009 birinci çeyrek gelirlerinin 2008 yılı son çeyreğine göre sert bir düşüş yaşamış olmasına rağmen eBay’in gelirlerinin artmış olması. Sanırım bu durum, ekonomik kriz ile birlikte özellikle ikinci el ürünlere yönelen tüketicilerin dünyayı ne kadar değiştirdiğinin de bir diğer kanıtı; dünya perakende tüketicileri eBay gibi ikinci el ürün satan eticaret sitelerine yönelmiş durumda. Bu rakamların içinden çıkarabileceğimiz bir diğer sonuç da ABD’deki tüketicilerin hala yeni ürünlere olan tüketim tercihlerindeki artış. Dünyadaki genel trendin aksine ABD’deki tüketiciler hala ikinci el ürünler ile yeteri kadar ilgili değil..

Peki Amazon ve eBay’in Uluslararası Gelirleri Ne Durumda?

Dünya’nın eticaret denildiğinde akla gelen ilk iki firması / markası olan olan Amazon ve eBay’in uluslararası gelirlerine baktığımızda bu iki önemli ABD kökenli firmanın organizasyonlarını ne kadar fazla geliştirdiğini görebiliriz. Amazon’un 2008 yılı toplam gelirlerinin %53’ü ABD içerisinden elde edilirken eBay’in 2008 yılı cirosunun yalnızca %46’sı ABD’den elde edilmişti. Tabi bunda büyük pay 24’ün üzerinde ülkede ve yerel domain’de faaliyet gösteren eBay’e karşı Amazon’un henüz sadece 7 ülkede yerel domain’de faaliyet göstermesi.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Internet’te En Çok Ürün Satılan Kategori Hangisi?

İnternet ile birlikte neredeyse yapısını değiştiren seyahat sektörünü bir kenara bırakırsak Internet alışverişi denince akla hemen teknoloji ürünleri geliyor. Bilgisayar ve cep telefonu gibi sürekli yeni modelleri pazara çıkan kategorilerdeki ürünler hakkında en geçerli bilgileri ve bu yeni ürünlerin fiyatları konusundaki en verimli araştırmayı yapabileceğimiz alan şüphesiz Internet. Peki bu kategoriler hakikaten Internet alışverişinin en büyük kısmını mı oluşturuyor?

Yabancı yatırımcıların son dönemde özellikle tekstil ile ilgili e-ticaret siteleri ile Türkiye pazarına girmesi eminim birçok kişiyi şaşırttı. GittiGidiyor ve diğer bir çok sitede önemli satış hacimlerine ulaşsa da kıyafet, aksesuar gibi herkesin üzerinde denemesi gereken ürünleri içeren böyle bir kategorinin sizce potansiyeli ne olabilir?

Bugünkü yazımı 2007 yılında yayınlanan bir değerlendirme üzerine kuruyor olacağım. Shop.org ve Forrester Research tarafından hazırlanan “Online Perakendeciliğin Durumu 2007” Raporu’nun en vurucu yanı, 2006 yılı içinde ABD’deki tüketicilerin İnternet alışverişlerinde bilgisayarlara harcadıklarından daha çok parayı kıyafetler için harcadıklarının ortaya çıkması idi. Bir başka ifade ile kıyafet kategorisindeki toplam satışlar, ilk kez elektroniği geçmiş oldu.

eMarketer verilerine göre 2006 yılında 18,3 milyar dolar olan kıyafet, aksesuar ve ayakkabı kategorisi Online ticaret hacmi 2008 yılında da 26,6 milyar dolara erişti. Yine aynı araştırma firması tarafından 2009 yılı başında hazırlanan Online Perakende Endustrisi raporunda Internet üzerinden satışların 2008 yılında ABD toplam perakende sektörünün yaklaşık %12’sine ulaştığı belirtiliyor.

Peki kıyafet kategorisindeki bu alışveriş hacmi yüksekliğinin kaynağı ne?

eMarketer’in 2008 yılında yayınladığı raporda aşağı yukarı her 10 ABD gencinden 6’sının Internet üzerinden bir alışveriş yaptığı belirtiliyor. Ve “artık” tahmin edebileceğiniz gibi en çok alışveriş yapılan kategorinin %46 ile Kıyafet, Ayakkabı ve Aksesuar olduğu ortaya çıkmış. Kısacası, gençlerin Internet alışverişi tercihlerini Kıyafet, Ayakkabı ve Aksesuar ürünlerinden yana kullanıyor olması belki de bu kategorinin ABD’deki Internet ticaretinden aldığı payın her geçen gün yükselişinin de açık bir kanıtı !

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Yabancı Yatırımcılar Türkiye’ye Gelmeye Devam Ediyor

Yaklaşık üç ay önce Almanya merkezli Otto Group’un Türkiye pazarına girmesi hakkında bir değerlendirme yapmıştım. Limango isimli giyim ağırlıklı kapalı devre alışveriş veya özel kampanya sitesi olarak tanımlanabilecek bu site, açıldığından bu yana büyük bir hızla yeni üye sayısını arttırıyor.

Bu süreçte sessiz sedasız bir şekilde yine bir başka Alman firması olan Quelle de Türkiye sitesini açtı. Quelle Türkiye Doğu Avrupa başta olmak üzere 18 ülkede uzun yıllardır faaliyette bulunan büyük bir eticaret grubuna bağlı, son tüketiciye yönelik tekstil ürünleri üzerine özelleşmiş bir site.

2007 yılında ABD Ticaret Departmanı’nın hazırladığı Almanya E-ticaret Pazar Raporu’ndan aldığım aşağıdaki tabloda Türkiye’de faaliyete başlayan bu iki grubun Almanya pazarında ne kadar önemli yatırımcılar olduğu görülüyor.


Yabancı firmaların Türkiye yatırımlarına hız vermeleri sektör için uzun yıllardır beklediğimiz büyümenin gerçekleşmeye başladığını gösteriyor. Bakalım sıra hangi yabancı yatırımcıda?

11 Mayıs 2009 Pazartesi

ABD ve Türkiye elektronik ticaret sektörü arasındaki ortak yön ne?

Sektöre dair yeni raporlar elime geçmediği için son birkaç yazıda internetten alışveriş yapan tüketiciler hakkındaki analizleri aktarmaya çalıştım. Ticaret hacmi yüksek pazarlarda edinilen bu tecrübeler, doğru şekilde uygulandığında umarım Türkiye’de de olumlu sonuçlara yol açacak.

Türkiye e-ticaret sektörü aktörleri hakkında kısa bir değerlendirme yapıldığında akla ilk gelecek isimler Hepsiburada, GittiGidiyor, Biletix ve Teknosa olur. Bunlara sektörün en eskilerinden Kangurum’u da ekleyenlerimiz olacağını da göz önüne alırsak, Türkiye pazarındaki tüm oyuncuların kendi alanlarında rakipleriyle aralarını çok ciddi olarak açtığını ifade edebiliriz. Laf açılmışken bu firmaların özelliklerini de kısaca hatırlatmakta yarar var. Hepsiburada’nın B2C alanında içerisinde yer aldığı Doğan Grubu’nun da desteği ile pazardaki net hakimiyeti; Gitti Gidiyor’un yıllardır artan bir hızdaki büyüme artışına paralel olarak eBay ortaklığı ile C2C alanını neredeyse domine eder konuma gelmesi; Biletix’in organize bilet satış sistemi alanında ilk olma avantajını doğru açılımlarla geliştirerek ortaklığa gittiği Ticketmaster ile kendisi dışında bir sektör oluşmasına bile izin vermeyecek hale gelen başarısı; elektronik ticaretin emekleme dönemlerini yaşadığı bu yıllarda dahi internet mağazasını doğru konumlayıp fiziksel mağazaları ile satış hacmi olarak boy ölçüşecek konuma getiren Teknosa’nın vizyonerliği ve sektördeki ilk internet yatırımlarından olmasına rağmen yıllar süresince hizmet kalitesini yarım günde teslimat gibi dünya standartlarında servislerle geliştiren ve varlığını Migros markasından ayırmayı başarabilen Kangurum, Türkiye’de internet üzerindeki ticaretin en önemli isimleri. Malesef Türkiye’de henüz bağımsız araştırma kurumları sektörü ölçümlemediği için sektör hakkında genel bir tablo oluşturmak için firmalar ile teker teker konuşup tümevarım yoluyla bir sonuca ulaşabiliyoruz. Yine de kısaca sektör hacminin büyük bölümünün bu firmaların cirolarından oluştuğunu ifade edebiliriz.

Geçen hafta elime NetRatings’in ABD için hazırladığı 2009 Mart ayına ait e-ticaret raporu geçti. Bu raporda karşılaştığımız veriler de ilginç bir şekilde ABD’deki pazarın da yukarıda kısa bir şekilde açıklamaya çalıştığım Türkiye pazarına benzediğini göz önüne seriyor. Kısaca ABD e-ticaret sektörü de kendi alanlarını domine eden perakendecilerden / aktörlerden oluşuyor. Müşteri adetlerine (üyeler) göre yapılan listede ilk sırayı Amazon’un, ikinci sırayı eBay’in, üçüncü sırayı Ticketmaster’ın ve dördüncü sırayı da Wal Mart’ın ele geçirdiği bu rapora göre e-ticaret sitelerini ziyaret eden toplam eşsiz ziyaretçi adedi 130 milyon üzerinde ve müşteri adedi de 34 milyon kişi dolaylarında gerçekleşmiş. Müşteri penetrasyonunda Amazon %23 ve eBay %22.5 oranlarında sektördeki aslan payını alırken diğer iki büyük oyuncunun her biri de %4.5 dolayında bir penetrasyon oranına sahip olmuş.

Burada altını çizmek istediğim temel nokta e-ticaret sektörünün yapısının bu konuda gelişmiş veya gelişiminin başında olan bütün ülkelerde aşağı yukarı aynı özellikte olması. Ana aktörler ve diğerleri arasında satış ve ziyaretçi hacimleri yönünden çok büyük farklılıklar görülüyor. Belki de bu yüzden Türkiye yabancı yatırımcıların gözünde cazibesini sürekli artırıyor: potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen farklı nedenlerle henüz sektörün yeterli büyümeyi gösteremediği bir ülkede doğru yatırımlarla kısa sürede ana aktörlerden birisi haline gelme olanağı. Bunun sonucunda da ileride yakalanamayacak bir pazar payı ve satış hacmi elde etme avantajı.

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Internet'ten Alışveriş Yapan Tüketicilerin Temel Özellikleri

Birçok konuda olduğu gibi elektronik ticarette de bizi kısa sürede başarıya ulaştıracak yolları öğrenmek istiyoruz. Katıldığımız konferansların ve okuduğumuz kitapların seçiminde bu tip temel reçetelere kolayca ulaşma isteğimiz baş rolü oynuyor. Aslında sektör bağımsız olarak başarıya ulaşmak için yapılacak şeyler belli: hedef kitleyi doğru analiz etmek, farklı ihtiyaçlara sahip kişilere farklı mesajlar ve hizmetler ile ulaşmak ve geri bildirimi ya da değerlendirme kapasitesini arttırıp verilen hizmet kalitesini geliştirmek. Bu yazıda kısa ve açık bir şekilde bir tüketici analizi metodu olan tüketicileri karar verme tercihlerine göre gruplara ayırmaktan bahsedip bu gruplara ulaşmada hangi yolların izlenebileceğini anlatıyor olacağım.

Perakende alışveriş sektöründe uzun yıllardır kullanılan bir metodoloji olan karar verme hızı ve kaynağına göre tüketicilerin ayrıştırılması yöntemi, e-ticaret sektörü için de verimli bir hedef kitle analizi sağlayabiliyor. Bu analizlerin sonucunda ortaya çıkan farklı tercihlere sahip segmentlere nasıl ulaşılacağı ise işin gerçek özünü oluşturuyor. Farklı hedef kitlelere ancak çok dar bir çerçevede farklı hizmetler sunabilen klasik perakende yaklaşımının (mağazacılığın) aksine e-ticaret sayesinde tüketicilere neredeyse minimum maliyetlerle tamamen kişiselleştirilmiş bir alışveriş tecrübesi sunulabilmekte.

Satınalma kararlarını hızlı verenler ve yavaş verenler olarak birçok bileşeni içeren bir gruplama yanında satınalma kararlarında mantıklı (rasyonel) ve duygusal olarak hareket edenlerin de temel değerlendirmede yer alması gerekiyor. İki grubu bir arada düşündüğümüzde aşağıdaki tabloda özetlemeye çalıştığım şekilde dört farklı tüketici grubu ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.



Her biri grubun farklı bir iletişim ve hizmet ihtiyacı bulunmakta. Örneğin rekabetçi olan bir kişiye ürün ile ilgili olarak çok detaylı bir açıklama sayfası göstermenin pek anlamı olmayacaktır. Bu nedenle bir e-ticaret mağazasının bu dört temel gurubu da tatmin edebilecek bir içeriğe sahip olmaları ve alşıveriş tecrübesi akışını bu şekilde düzenlemeleri verimliliği satış verimliliğini ve tüketici mutluluğunu artıracaktır.



Yukarıdaki tabloda örneklerini vermeye çalıştığım gibi spontan karar veren kişileri özel kampanyalardan haberdar etmek, satın alma kararlarını etkilemekte çok büyük fayda sağlayacaktır.

Yukarıda kısaca açıklamaya calıştığım bu tüketici analizi ve hizmet farklılaşması gruplama yöntemini hedef kitle ile iletişimimizin başında sonuna kadar her alanda kullanabiliriz. Arama motoru reklamcılığı kampanyalarımızdaki anahtar kelimeleri bu hedef kitlelere göre ilgili sayfalara yönlendirmek, sitemizi ziyaret edenleri gezdikleri sayfalara göre gruplayıp sonrasındaki e-posta gönderimlerimizi yukarıdaki karar verme gruplarına göre farklılaştırmak veya daha da önemlisi sitemizi tüm gruplara mensup tüketicilerin aradıklarını bulabilecekleri bir şekilde geliştirmek yapabileceklerimizin sadece birkaç tanesi.